112 Yıllık Tarihi Org, Jacob Benda’nın Büyüleyici Yorumuyla Sahneye Çıkıyor: Kaçırılmayacak Bir Müzik Deneyimi!

112-yillik-tarihi-org-jacob-bendanin-buyuleyici-yorumuyla-sahneye-cikiyor-kacirilmayacak-bir-muzik-deneyimi-hG5xjcAq.jpg

Boğaziçi Üniversitesi’nde “Seslerin Kutlaması” Resitali

Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te bulunan Albert Long Hall’da düzenlenen “Seslerin Kutlaması” adlı resital, dinleyicilere unutulmaz bir müzik deneyimi sundu. Konserde, ünlü besteciler J.S. Bach, Stephen Paulus, George Thalben Ball, Charles-Marie Widor, Charles Tournemire ve Camille Saint-Saens’in eserlerine yer verildi. Konserin ardından sanatçı Jacob Benda, müzik yolculuğuna dair düşüncelerini paylaştı.

Jacob Benda, 6 yaşında piyano çalmaya başladığını ve bu tutkusunun hayatı boyunca kendisini yönlendirdiğini belirtti. Piyanist olma hayalini gerçekleştirmek için üniversiteye gittiğini ifade eden Benda, “Üniversitenin son yılında borulu orgla tanıştım ve bu enstrümanı çok sevdim. Mezuniyetimin ardından org peşinde koşmaya karar verdim ve bu alanda yüksek lisans yaparak kariyerime yön verdim. O zamandan beri konserler vermekte ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki St. Thomas Üniversitesi’nde dersler vermekteyim.” şeklinde konuştu.

Benda, Türkiye’de ilk kez konser verdiğini ve buradaki restorasyonu yapılan orgla üç gün geçirdiğini, bu süre zarfında orgun potansiyelini keşfetmek için yoğun bir çalışma gerçekleştirdiklerini ifade etti. “Bu akşam buradaki katılım beni son derece etkiledi. Çok enerjik bir dinleyici kitlesi vardı. Doğaçlama olarak bazı Türk ezgilerini sundum, ardından Johann Sebastian Bach ve Charles Tournemire’nin eserlerini icra ettim. Bu org, 1913 yılına ait ve İngiltere yapımı. O dönemde inşa edilen organların güzel bir temsilidir. Bu kadar eski ve çalınabilir bir orga sahip olmak gerçekten büyük bir ayrıcalık.” değerlendirmesini yaptı.

“Böyle Bir Orgla Çalarken İnsan Biraz Gergin Oluyor”

Resital sırasında Benda’ya eşlik eden İstanbul Kilise Orgları Ekibi’nin baş teknisyeni ve kurucusu Tarkan Şendal, müzik eğitimine piyano ile başladığını belirtti. “Sonrasında ‘Piyanonun içinde neler oluyor?’ diye merak ederek piyano teknisyenliğini öğrendim. Org çalmaya başlayınca da ‘Orgun içinde neler oluyor acaba?’ diyerek Polonya ve ABD’de org teknisyenliği eğitimi aldım.” ifadelerini kullandı.

Şendal, tarihi bir orgla çalmanın zorluklarına değinerek, “Açıkçası böyle bir orgla profesyonel anlamda çalarken insan biraz gergin oluyor. Orgun tüm iç yapısını ve mekanizmasını bilen biri olarak, bazen orgun ağır kullanımına karşı endişe duyuyoruz. Çünkü bu enstrüman 112 yıllık ve kırılgan. Bu nedenle benim için biraz gergin geçti.” şeklinde konuştu.

“Seslerin Kutlaması” başlığıyla gerçekleştirilen dinletide, org virtüözü Jacob Benda, J.S. Bach’tan bir barok dönem klasiği olan “Toccata and Fugue in E BWV 566” ile konsere başladığını belirtti. Ardından Stephen Paulus’un “Baron Suiti”nden “A Refined Reflection Blithely Breezing Along” ile devam etti ve George Thalben-Ball ile Paganini’nin pedal solo çeşitlemelerinden örnekler sundu.

Daha sonra, Charles-Marie Widor’un org senfonisinden “No: 9 II. Andante Sostenuto”, Charles Tournemire’den “Victimae Paschal Laudes” üzerine koro doğaçlaması ve Camille Saint-Saens’in “Hayvan Karnavalı” eserleri Jacob Benda’nın yorumuyla dinleyiciyle buluştu. Benda, konser sırasında sürpriz olarak “Üsküdar’a Gider İken” parçasını ve “İstiklal Marşı”nı da çaldı.

Boğaziçi Üniversitesi’ne 1913 yılında bağışlanan org, zaman zaman restorasyona tabi tutulmuştur. Son olarak 2024’te tarihi orgun kapsamlı bir ekspertizi yapılmış, enstrümanın hava sistemi, göğüsleri, boruları, swell ve choir odaları, elektrik ve pnömatik sistemleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Restorasyona ihtiyaç duyulan alanlar belirlenmiş ve gerekli çalışmalar sıralanmıştır. Yapılan restorasyonun ardından, tüm mekanizma ayarlamaları, entonasyon ve akord kontrolleri ile estetik denetimler gerçekleştirilerek org, kullanıma hazır hale getirilmiştir.

Exit mobile version