Aşık Veysel’in Hayatını Anlatan Filmin Çekimleri Başladı! Bu Efsanevi Sanatçının Bilinmeyen Yüzleriyle Karşılaşmaya Hazır Olun!

asik-veyselin-hayatini-anlatan-filmin-cekimleri-basladi-bu-efsanevi-sanatcinin-bilinmeyen-yuzleriyle-karsilasmaya-hazir-Qg47HDkJ.jpg

Aşık Veysel’in Hayatı ve Sinemaya Aktarımı

Aşıklık geleneğinin en büyük temsilcilerinden biri olan Aşık Veysel, 7 yaşında yakalandığı çiçek hastalığı nedeniyle iki gözünü kaybetmiş olmasına rağmen, Türk halk müziğinin unutulmaz simgelerinden biri olmuştur. Bu büyük sanatçının hayatını konu alan filmi, izleyiciyle buluşturmak amacıyla gerçekleştirilen çekimlerin ilk bölümü, Hafik ilçesine bağlı Düzyayla köyünde sürdürülmektedir. Filmin geri kalan bölümleri ise, Veysel’in 1894 yılında dünyaya geldiği Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde tamamlanacaktır.

Yönetmen Gökhan Keskin’in önderliğinde hayata geçirilen bu projede, Aşık Veysel’i, oyuncu ve halk müziği sanatçısı Şentürk Dündar canlandırmaktadır. 2025 yılının sonlarına doğru sinemaseverlerle buluşması planlanan film, etkileyici bir oyuncu kadrosuna sahiptir. Bu kadroda Halil Ergün, Yasemin Yalçın, Ali Sürmeli, Erkan Can, Suna Selen, Nurseli İdiz, Selahattin Taşdöğen, Halil İbrahim Kalaycıoğlu, Yavuz Karakaş, Metin Yıldırım ve Ali Kürşat Uzun yer almaktadır.

Filmle ilgili çalışmaların yaklaşık dört yıldır sürdüğünü vurgulayan Selahattin Taşdöğen, bu sürecin kendileri için büyük bir mücadele olduğunu ifade etti. Taşdöğen, “Bu filmi çeken arkadaşımız gerçekten büyük fedakarlıklar gösterdi ve iyi bir ekip oluşturduk,” dedi. Kendisi filmde muhtar karakterini canlandırmakta olup, “Mekanları tasarlıyoruz ve üzerinde titizlikle çalışıyoruz. Kadromuzda birbirinden değerli sanatçılar mevcut; ekip ve senaryo gerçekten çok güzel. Yaşantısını çizdiğimiz insan çok özel bir kişilik, nur içinde yatsın,” şeklinde konuştu.

Çekimlerin zorlu hava ve doğa şartlarında gerçekleştiğini belirten Taşdöğen, Sivas halkının kendilerine büyük destek sunduğunu, “Kime gitsek, kimin kapısını çalsak hiç kimse geri çevirmedi. Düzyayla’da bütün köy halkı seferber oldu. Sivas’tan bu anlamda çok memnunuz, çünkü Aşık Veysel’e sahip çıkıyorlar. Onun duygularını, bizim hissetmediğimiz derin hislerini, Aşık Veysel’in gönül gözüyle anlatmaya çalışacağız,” şeklinde sözlerine ekledi.

Aşık Veysel’i canlandıran Şentürk Dündar, “Bu büyük ustanın eserlerini çalıp söylemek, onun hayatına dair bir karakteri canlandırmak, benim için büyük bir gurur kaynağı,” diyerek rol teklifini aldığında hiç düşünmeden kabul ettiğini belirtti. Dündar, “Senaryo sürecine girdikçe Aşık Veysel’in hayatıyla empati kurmaya başladım. Zorlu bir yaşamı var ve eserleri her birimiz için birer öğüt niteliğinde. Onun aziz hatırasını yaşatmak için bu rolü üstlenmek oldukça heyecan verici,” şeklinde düşüncelerini paylaştı.

Filmin çekim sürecinde Aşık Veysel’in torunu Sebahattin Şatıroğlu ile tanıştığını ve dedesinin hayatının beyazperdeye aktarılması fikrini kendisine sunduğunu ifade eden yönetmen Keskin, “Böyle bir fikrim olduğunu kendisine söyledim; her şey nasip kısmet, film bu zamana nasip oldu ve çekimlerine başladık,” dedi. Aile, bu projeye tam destek vermekte olup, Keskin, “Bu filmi çekmek benim için büyük bir onur kaynağı,” şeklinde konuştu.

Filmde ünlü ozanın eşini canlandıran Demet Öz, projeyi oldukça heyecan verici bulduğunu ve bu rolden onur duyduğunu ifade etti. Genç bir oyuncu olarak, “Birbirinden değerli usta oyuncularla çalışacağım için çok mutluyum. Filmde Aşık Veysel’in ailesi, torunları ve onların çocukları da yer alıyor. Bu sektörün bana sunabileceği en büyük hediyelerden biri ayağıma geldi. Heyecan doluyum, geri sayım başladı,” şeklinde duygularını aktardı.

Exit mobile version