Barış Manço’yu Anarken: 26 Yıllık Özlem ve Ulaşamadığımız Miras!

baris-mancoyu-anarken-26-yillik-ozlem-ve-ulasamadigimiz-miras-WUe66EG3.jpg

Barış Manço: Türk Müziğinin Efsanevi İsimlerinden Biri

Usta sanatçı İsmail Hakkı Manço ve Türk müziğinin sevilen isimlerinden Rikkat Uyanık çiftinin çocuğu olarak 2 Ocak 1943’te Üsküdar’da dünyaya gelen Barış Manço, Türkiye’nin kültürel ve müzikal yaşamında silinmez izler bırakmıştır. Ailesi, savaşın gölgesinde doğan ilk çocuklarına “Savaş” ismini verirken, ikinci çocukları olan Barış’a ise “Mehmet Barış” adını koydu. Üç yaşında anne ve babasının ayrılması, onun çocukluğunu babasıyla geçirmesine vesile oldu.

Eğitim hayatına Kadıköy Gazi Mustafa Kemal Paşa İlkokulu’nda başlayan Barış Manço, Galatasaray Lisesi’nde devam etti. Ancak babasının vefatının ardından Galatasaray’dan ayrılarak eğitimini Şişli Terakki Lisesi’nde tamamladı. Manço, genç yaşta müziğe olan ilgisini keşfetti ve 1958’de okuduğu Galatasaray Lisesi’nde “Barış Manço ve Kafadarlar” isimli ilk grubunu kurdu. İlk konserini de burada verdi. 1962 yılında “Harmoniler” grubu ile birlikte ilk 45’lik plağını çıkardı ve bu albümde “Twist in USA” ve “The Jet” adlı iki parçaya yer verdi.

Barış Manço, müzik kariyerine Belçika’da devam etmek üzere ağabeyinin yanına gitti ve Belçika Güzel Sanatlar Akademisi’ne kaydoldu. Burada resim, grafik, desen ve iç mimari eğitimi aldı. Aynı zamanda gece bekçiliği ve garsonluk gibi işlerde çalışarak, müzikle olan bağını koparmadı. Bir röportajında kendisini şu şekilde tanımlıyordu:

“Barış Manço şarkı söyler, çocuk programı yapar, dünyayı gezer. Bu toplum beni şarkı söylerken tanıdı ve çocuklarla ilgilenirken bir daha tanıdı. Ben bu dünyaya şarkıcı olarak gelmedim. Benim birinci işim bu değil. Ben düşüncelerimi bu dünyaya aktarmak için geldiğime inanıyorum.”

Yabancı müzisyenlerden oluşan “Vahşi Kediler” grubuyla da bir süre çalışan Manço, 1964 yılında Fransa’da biri İngilizce, ikisi Fransızca üç şarkılık 45’liği yayınladı. 12 Ocak 1965’te Paris Olympia’da konser vererek uluslararası sahne deneyimi kazandı. 1967 yılında Mazhar Alanson ve Fuat Güner’in öncülüğündeki “Kaygısızlar” grubuyla “Kol Düğmeleri” adlı albümü çıkardı. Dönemin müzik modasına karşı duran Barış Manço, geleneksel Türk türkülerini rock ve twist tarzında seslendirdi. “Ağlama Değmez Hayat” parçası ile büyük bir başarıya imza attı ve “Altın Plak” ödülünü kazandı.

1970 yılı, Barış Manço’nun kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Bestelediği “Dağlar Dağlar” plağı, 700 bin satış rakamına ulaşarak, ona kariyerindeki tek Platin Plak Ödülü’nü kazandırdı. Bu dönemde “Moğollar” ile çalıştıktan sonra “Kurtalan Ekspres” grubunu kurarak, uzun saçları, otantik kıyafetleri ve sahne performansıyla dikkat çekti.

1979’da gerçekleştirdiği Anadolu turnesinin tüm gelirlerini sağır ve dilsiz çocukların eğitimine bağışlayan Manço, yurtdışında da konserler verdi. “Gül Pembe”, “Ali Yazar Veli Bozar”, “Alla Beni Pulla Beni” gibi hit şarkılarının yanı sıra “Dönence” parçası, Türkçe rock müziğin en iyi örneklerinden biri olarak kabul edildi. Ancak bazı şarkıları, TRT’nin denetleme kuruluna takılarak, televizyon ve radyoda çalınamadı.

Halkla olan bağını güçlendiren Manço, 1983’te “Estağfurullah Ne Haddimize”, 1985’te “24 Ayar”, 1986’da “Sahibinden İhtiyaçtan” gibi albümlerle müzikseverlerin beğenisini kazandı. 1989’da “Darısı Başınıza”, 1992’de “Mega Manço”, 1995’te “Müsaadenizle Çocuklar” ve 1996’da “Live in Japan” albümleriyle kariyerine devam etti.

İki Oğlu Oldu

Daha önce kısa bir evlilik yapan Barış Manço, 1979 yılında Lale Çağlar ile evlendi ve bu birliktelikten “Doğukan Hazar” ve “Batıkan Zorbey” adında iki oğlu dünyaya geldi.

Lale Manço’dan Paylaşım

Barış Manço’nun eşi Lale Manço, ölüm yıl dönümünde eski eşini unutmadı ve onun fotoğrafını paylaşarak, “Bu özlem bitmez” ifadelerini kullandı.

Türk Televizyonlarının İlk Gezgini

Barış Manço, 1988 yılında yaklaşık 15 yıl boyunca planladığı “7’den 77’ye” programını TRT yönetimine kabul ettirmeyi başardı. Bu programda, çocuklara öğütler verdiği bölümler ve Türkiye’yi tanıtan içerikler yer aldı. “Türk televizyonlarının ilk gezgini” olarak bilinen Manço, 5 kıtada 140 farklı yörede 800 bin kilometre yol kat etti. 1990 yılında Japonya’da büyük bir coşkuyla karşılandı ve “Min-On Vakfı Yüksek Şeref Madalyası” ile ödüllendirildi. Bu konser kaydını da “Live in Japan” adıyla yayımladı.

Barış Manço, Türk dünyasıyla da çok iyi ilişkiler geliştirdi ve Türkmenistan Devlet Başkanı tarafından “Türkmen vatandaşlığı”na sahip oldu. Belçika ve Fransa, sanatçıyı birçok kez ödüllendirdi.

40 Yıllık Sanat Hayatında 200 Yıllık Beste

Barış Manço, Cumhuriyet’in 100. yılının kutlanacağı “2023” ismini verdiği ilk albümünde, “80 yaşındayken sahneye çıkarak, senfoni orkestrasına 2023’ü çaldırmak” hayalini dile getirmişti. Müzik hayatını anlattığı “40. Yıl” şarkısını besteleyerek, döneme damgasını vuran eserlerini yeniden düzenledi. Ancak, 31 Ocak’ı 1 Şubat 1999’a bağlayan gece, ani tansiyon düşmesi sonucu fenalaştı ve hastaneye kaldırılmasına rağmen kurtarılamadı. Barış Manço, 56 yaşında hayata veda etti ve ardında dev bir miras bıraktı.

Exit mobile version