Çavuştepe Kalesi’nde Urartu Metal İşçiliği Üzerine Önemli Araştırmalar

cavustepe-kalesinde-urartu-metal-isciligi-uzerine-onemli-arastirmalar-2Ez6u27B.jpg

Gürpınar ilçesinde yer alan ve Urartu Krallığı’nın en görkemli dönemine tanıklık eden Çavuştepe Kalesi’nde, hem kazı hem de restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu liderliğinde yürütülen araştırmalar, bölgedeki metal buluntuların detaylı analizini içermektedir. Çek Cumhuriyeti’nin Charles Üniversitesi Klasik Arkeoloji Enstitüsü’nden Dr. Marek Vercik ve Almanya’daki Max Planck Enstitüsü’nden Doç. Dr. Ümit Güder, “Anadolu’da Metal Alaşımların Bilinmeyen Tarihi Projesi” kapsamında kaledeki çalışmalara katılarak, bölgenin metal işçiliği tarihine ışık tutmayı amaçlamaktadır.

Kazılar sırasında elde edilen bronz kemerler, bilezikler, pazıbentler, yüzükler, bıçak ve hançer parçaları gibi metal buluntular, özel bir analiz cihazı ile incelenmektedir. Bu teknolojik cihaz, metal eserlerin cinsi, üretim tarihi ve hangi atölyelerde üretildiğine dair bilgiler sağlayacaktır.

“Karbonsuz Analizler ile Tarihler Belirleniyor”

Prof. Dr. Çavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kazı dönemlerinde elde edilen metal buluntuların analizine başladıklarını ifade etti. Analiz sonuçlarının, metal buluntuların üretildiği atölyelerin yerlerini belirlemelerine olanak tanıyacağını vurguladı. Çavuşoğlu, şu şekilde devam etti:

  • “1980 yılında gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda tam 6 eritme ocağından söz edilmektedir. Biz de yüzey araştırmalarımız sonucunda elde ettiğimiz metal buluntuların analizlerini yaparak, bu eserlerle karşılaştırmalar gerçekleştireceğiz.”
  • “Yurt dışından gelen akademisyenlerle birlikte yürüttüğümüz çalışmalarda, metal buluntuların kaynağını ve nerede üretildiğini tespit etmeyi hedefliyoruz.”
  • “Ayrıca, bu atölyelerin Urartu dönemine mi ait yoksa sonrasına mı ait olduğunu belirleyeceğiz. Karbon analizleri ile tarihlerini ortaya koymayı planlıyoruz. Kısacası, metalin içeriği, tarihi ve üretim yeri hakkında önemli bilgilere ulaşmayı umuyoruz.”

İlk analizlerde, metal buluntuların Urartu dönemine ait olduğu düşüncesi ortaya çıkmıştır. Bu durum, bölgedeki tarihi ve kültürel mirasın anlaşılması açısından büyük bir önem taşımaktadır.

“Yeni Boyutlar Kazandıracak Çalışmalar”

Doç. Dr. Ümit Güder, Urartuların bakır işlemeciliğinde geniş bir teknik yelpazeye sahip olduklarını ve büyük ölçekli üretim gerçekleştirdiklerini belirtti. Metal üretiminde kullanılan teknolojinin kaynağını araştırdıklarını ifade eden Güder, “Çalışmalarımızı Haldi Tapınağı gibi daha önce bir atölyenin varlığından söz edilen yerlerde yoğunlaştırdık.” dedi. Bu bağlamda, metal buluntuların analizlerini yerinde gerçekleştirerek, üretim türleri ve tarihleri hakkında bilgi edinmeye çalıştıklarını belirtti.

Urartu bronzlarında sıkça rastlanan çinkonun kaynağını bulmanın önemli olduğunu vurgulayan Güder, “Çinko ve bakır bir araya geldiğinde pirinç elde ediliyor. Buna bronz eklendiğinde ise altına yakın bir renk elde ediliyor.” diyerek, bu süreçte elde edilen verilerin önemine dikkat çekti.

“Proje kapsamındaki en önemli cihazımız, yerinde ve hasarsız analiz yapabilen XRF analiz cihazıdır. Bu cihaz sayesinde buluntuların sınıflandırmasını alanda gerçekleştirebildik.”

Dr. Marek Vercik, Urartu Krallığı’nın metal üretim teknolojisindeki ileri düzeyini keşfetmenin kendisini şaşırttığını belirterek, “Yapacağımız çalışmaların, bu konuda yeni boyutlar kazandıracağını düşünüyorum. Urartuları yalnızca bakır üretim teknolojilerine dayanarak değerlendirmiyorum; bölgesel metal ve farklı objelerin üretiminde ileri bir uygarlık olarak ortaya koyabileceğimiz bilgiler elde edeceğimizi düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Exit mobile version