Diyarbakır’da Türkiye Kültür Yolu Festivali
Türkiye’nin kültürel zenginliğine ve marka değerine katkıda bulunmak amacıyla bu yıl 16 farklı şehirde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 14. durağı Diyarbakır’da gerçekleştirildi. Bu festival, yerel kültürün tanıtılması ve korunması açısından büyük bir öneme sahip.
Festival, tarihi ve kültürel mekanlarıyla öne çıkan Diyarbakır’da, İçkale, Dağkapı Meydanı, Hasan Paşa Hanı, Yenikapı Caddesi, Gazi Caddesi, çeşitli burçlar, Diyarbakır Arkeoloji Müzesi, Kurşunlu Camisi Meydanı, Ulu Cami, Hazreti Süleyman Camisi, Paşa Hamamı, Surp Giragos Kilisesi, Keldani Kilisesi, Meryem Ana Kilisesi, Şeyh Mutahhar (Dört Ayaklı Minare) Camisi, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, Ziya Gökalp Yazma Eser Kütüphanesi, Ziya Gökalp Müzesi, Mesudiye Medresesi, Ahmed Arif Edebiyat Müze Kütüphanesi, Kervansaray, On Gözlü Köprü ve Nevruz Parkı gibi mekanlarda birçok etkinliğe ev sahipliği yaptı.
Festivalin son gününde de renkli ve çeşitli etkinlikler düzenlendi. İç Kale Kompleksi’nde Geleneksel Sanatlar Derneği’nin “Coğrafya Geleneğin Kaderi: Diyarbakır” adlı sergisi, Türkiye Jokey Kulübü’nün “12. Resim Yarışması” ve Diyarbakır PTT Başmüdürlüğü’nün “Pulların Işığında Tarihin İzinde Pul” sergileri son ziyaretçilerini ağırladı. Ayrıca, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi’nde “Anadolu Ajansı’nın Gözünden Kültür Varlıkları Sergisi” sergilendi.
Hançepek Meydanı’nda kurulan çocuk şehrinde, güneş gözlemi, gökyüzü gece gözlemleri, planetaryum gösterileri ve astronomi sunumları gibi etkinliklerin yanı sıra; sanatsal etkinlikler, geleneksel oyunlar, tiyatro oyunları, eğlenceli ve eğitici atölye çalışmaları ile sahne gösterileri gerçekleştirildi. Dağkapı 1 ve 2 Nolu burçta yer alan “Cosmoscontact” ve tarihi Ulu Cami’de sergilenen “Sonsuzluk Kapıları” adlı dijital sergi, sanatseverlerle buluşarak görsel bir şölen sundu.
Diyarbakır Kültür Yolu Festivali, Nevruz Parkı’ndaki ünlü sanatçı Alişan’ın konseri ve Kurşunlu Meydanı’ndaki Ömer Karaoğlu’nun ezgi dinletisi ile coşku dolu bir şekilde sona erdi. Bu festival, sadece Diyarbakır’ın değil, Türkiye’nin kültürel mirasının zenginliğini gözler önüne serdi.
