Ege Üniversitesi’nde “İçinde Hayat Olan Fincanlar” Söyleşisi Yoğun İlgi Gördü

ege-universitesinde-icinde-hayat-olan-fincanlar-soylesisi-yogun-ilgi-gordu-u2Wwx48z.jpg

Ege Üniversitesi (EÜ) Etnografya Müzesi ile İzmir Koleksiyonerler Birliği iş birliğiyle düzenlenen “Müze Söyleşileri: Koleksiyonerler” etkinlik serisinin sonuncusu, kahve ve fincan kültürüne dair özel bir başlıkla gerçekleştirildi. Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Sağlamtimur moderatörlüğünde yapılan etkinlikte, koleksiyoner Tülin Çağlar konuşmacı olarak yer aldı.

Kahve Ağacından Hatır Koyan Fincanlara

Söyleşinin başında kahve bitkisinin özelliklerini aktaran Tülin Çağlar, kahve çekirdeğinin oluşum süreci hakkında dikkat çekici bilgiler verdi. Bir kahve ağacının meyve vermeye başlamasının aylar süren bir süreç olduğuna değinen Çağlar, 1 kilogram kahve çekirdeği elde etmek için yaklaşık 5 kiloluk meyve gerektiğini vurguladı.

Kahvenin kültürel anlamına da değinen Çağlar, “Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır” sözünün kökenine dair Üsküdarlı Bilge Yusuf ile Rum balıkçı Stelyon’un dostluk hikâyesini anlattı. İkilinin yıllar süren bağının sembolü olan kahvenin, sadece bir içecek değil, aynı zamanda barış ve dostluğun simgesi olduğunu aktardı.

Osmanlı’dan Meissen’e: Tarihin İçinden Fincanlar

Konuşmasında fincan koleksiyonuna da değinen Tülin Çağlar, farklı ülkelerden edindiği fincanları Limoges, Herend, Kuznetsov, Meissen gibi markalar üzerinden tanıttı. Ardından Osmanlı dönemi kahve fincanlarının estetik ve işlevsel özelliklerine odaklanan Çağlar, bu dönemde fincan formunun hem kahvenin sıcaklığını koruma hem de aromayı muhafaza etme gibi işlevsel amaçlarla şekillendiğini belirtti.

Fincanın Kalitesini Sesiyle Anlayın

Fincan alırken dikkat edilmesi gereken kriterleri de paylaşan Çağlar, saydamlık ve ses kalitesi gibi detayların önemine dikkat çekti. “Bambu çubuğuyla fincana vurduğunuzda çıkan ses net değilse, bu düşük kaliteli bir üründür” diyerek pratik bir test yöntemi önerdi.

Söyleşinin sonunda Tülin Çağlar, katılımcıların koleksiyonculuk ve kahve kültürüne dair sorularını yanıtladı. Etkinlik sonunda Prof. Dr. Haluk Sağlamtimur tarafından Çağlar’a “Teşekkür Belgesi” takdim edildi.

🎨 Bu söyleşi bir kez daha gösterdi ki; kahve, sadece bir içecek değil, tarih, zanaat ve insan ilişkilerinin zarif bir buluşma noktasıdır.

Exit mobile version