İBB Şehir Tiyatroları’nın İkinci Perde Şaheseri: İzleyicileri Büyüleyen Oyunla Tanışın!

ibb-sehir-tiyatrolarinin-ikinci-perde-saheseri-izleyicileri-buyuleyen-oyunla-tanisin-mz5SAYCY.jpg

İkinci Perdenin Başı: Tiyatroda Yeni Bir Soluk

Yeni tiyatro oyunu “İkinci Perdenin Başı”, izleyicileriyle buluşarak sahne sanatlarında taze bir nefes olmayı hedefliyor. İlk gösterimi gerçekleştirilen bu eser, genç ve umutsuz bir aktör olan Muhsin’in, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in düzenlediği seçmelere katılma çabasını merkeze alıyor.

Oyun hakkında bilgi veren Alp Tuğhan Taş, izleyicilere duygusal bir bağ kurma amacında olduklarını belirtti. Taş, “Alışılmış tiyatro başlangıçlarının ötesinde bir açılış yapmayı tercih ettik. Zira birçok genç insan, hayatlarında sürekli söylenme, hayıflanma ve etraflarındaki insanların başarılarını kötüleme gibi döngülerle karşı karşıya kalıyor. ‘Sürekli nasılsa benim başıma gelmez’, ‘ben bunu yapamam’, ‘beni oraya almazlar’ gibi düşüncelerin gerisinde kalmayıp, harekete geçip başarmak için çaba gösterirlerse, belki de kaybetmeyi göze alarak başarılı olabilirler. Bu nedenle böyle bir konsepti tercih ettik.” dedi.

İzleyicinin Empati Kurabilmesi

Yola çıkarken, usta isimlerden destek aldıklarını vurgulayan Taş, “Bu süreçte bize yön veren isimler, bizi çok güzel bir noktaya taşıdı. Amacımız, insanların sıkça dile getirdiği ‘sistem’ ve ‘bize böyle yapıyorlar’ gibi hayıflanmalarına bir çomak sokmak. ‘Eğer bir şey yapacaksan, yaparsın. Eğer yapmayacaksan da yapmayı istemiyorsundur.’ demek istiyoruz. ‘O yüzden kalk, ayağa bir şey yap, harekete geç, sonucunu düşünme’ mesajını vermek istiyoruz.” şeklinde konuştu.

İyilik ve kötülük kavramlarının keskin çizgilerle belirlendiğini ifade eden Taş, “Birine iyi olan bir insan, başkası için kötü olabilir. İyilikle kötülüğü nasıl ayırt edeceğimizi, kendimizle olan bağlantımızı anlayabilmek adına oyunda bu duyguları biraz daha derinlemesine sorgulamak istiyoruz. Bir şey sizin için kötü olabilir, ama başka biri için iyi olabilir. Oyun boyunca, Muhsin’in deneyimlerinden geçmiş bir kadının hikayesini izliyoruz. ‘Bu çocuk da aynı yollardan geçerse, ona benzer bir insan olmak zorunda mı? Bu döngü ne zaman kırılacak?’ sorularını araştırıyoruz. Bu bağlamda, izleyicilerin empati kurmalarını sağlamayı amaçlıyoruz.” dedi.

Afet Karakterinin Derinliği

Oyunda rol alan Ebru Üstüntaş, iki kişilik bir oyun sahnelediklerini belirterek, “Prova sürecimiz oldukça yoğun ve hızlı geçti. Aşkla gerçekleştirdiğimiz bir çalışma oldu. Genç Günler projeleri, herkesin kendi kafasındaki inanç ve hisse daha yoğunlaştığı bir süreç. Bu nedenle prova sürecimiz son derece keyifli geçti. Şehir Tiyatroları repertuvarında yer almak da bize bambaşka bir his yaşattı.” ifadelerini kullandı.

“İkinci Perdenin Başı”nın bir oyuncu ve bir tiyatro yönetmeni arasında geçen çatışma gibi görünse de, aslında sistem eleştirisi niteliği taşıdığına dikkat çeken Üstüntaş, “Oyunda ele alınan konu, sadece bir oyuncunun karşılaşabileceği bir durum değil. Muhsin’in yaşadığı zorluklar, herkesin bir iş görüşmesine veya seçmeye gittiğinde karşılaşabileceği türden engeller. Bu engellerin arkasında, güç ve iktidar sahibi, ama zorlu koşullarda bu noktaya gelmiş bir sistem figürü duruyor. Biz de bunu eleştiriyoruz. ‘Birbirimize nasıl davranmalıyız ki o sistemi kırabilelim?’ sorusunu arıyoruz.” dedi.

Canlandırdığı “Afet Tanyar” karakterinin doğasına yönelik açıklamalarda bulunan Üstüntaş, “Afet, biraz kapalı bir karakter. Aslında sistemin yarattığı bir kadın. O sistemin içinde var olabilmek için sertleşmek zorunda. Bu sertliği kendine bir otokontrol ve duvar gibi koymasının nedeni, içeride çok baskıladığı duyguların varlığı.” şeklinde ifade etti.

Senaryonun Derinliği

Oyunun müziklerini üstlenen Şan Üstüntaş, “İkinci Perdenin Başı” isminin önemine işaret ederek, Muhsin’in yaşamının ikinci perdesinin başlangıcına işaret ettiğini, geçmişteki hatalarını geride bırakma çabasını anlattı. Senaryonun oldukça etkileyici bir şekilde tasarlandığını vurgulayan Üstüntaş, “İzleyici, baştan sona hangi karakterin tarafında olacağını tam olarak seçemiyor. Karakterlerin hem olumlu hem de olumsuz yönleri var; bu durum, senaryodaki bilinmezlik, çok akıllıca bir yazım tekniği içeriyor. İzleyici, karakterlerle empati kurarken, içten içe bir nefret de hissedebiliyor. Bu durum, daha gerçekçi bir oyun deneyimi sunuyor.” diye belirtti.

İstanbul Şehir Tiyatroları’nın “Genç Günler Projesi” kapsamında sahneye konulan “İkinci Perdenin Başı”, 2 Kasım tarihine kadar Müze Gazhane Meydan Sahne’de tiyatroseverlerle buluşmaya devam edecek.

Exit mobile version