TRT World Citizen 6. İnsani Film Festivali Ödül Töreni
Bu yıl 6. kez gerçekleştirilen TRT World Citizen “İnsani Film Festivali”, ödüllerinin sahiplerini bulduğu muhteşem bir törenle sona erdi. Tören, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile sinema ve sanat dünyasından birçok önemli davetlinin katılımıyla Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Festival boyunca katılımcılar, ödüllü filmleri izleme fırsatının yanı sıra, dünyanın dört bir yanından gelen önemli isimlerle panellere ve atölyelere katılma imkanı buldular.
TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, törende yaptığı konuşmada festivalin, dünya genelinde krizlerden etkilenen insanların hikayelerini paylaşmak ve bu anlatıları görünür kılmak üzere tasarlanmış bir platform olduğunu vurguladı. “BİRÇOK KÜRESEL MESELE SİNEMANIN GÜCÜYLE ELE ALINIYOR”
Sobacı, her yıl festivalde adaletin yerini bulamadığı konulara ve coğrafyalara odaklanan sinemacıları ödüllendirdiklerini belirterek, “Ana akımın baskılarıyla daraltılan çerçeveyi genişletiyor, insanlığın savaş, çatışma, zorunlu göç, açlık, kıtlık ve evsizlik gibi gerçek sorunlarını merkezine alan filmleri izleyiciyle buluşturuyoruz. Bu filmlerde birçok küresel mesele, sinemanın görsel ve işitsel gücüyle ele alınıyor. İşte bu filmleri bir araya getiren Humanitarian Film Festivali, belki de hiç tanımayacağımız insanlarla tanışma ve asla karşılaşmayacağımız dertlerle hemhal olma fırsatı sunuyor” dedi.
Sobacı, sinemacıların derin tartışmalara neden olabilecek konuları en anlaşılır biçimde ortaya koyma becerisine dikkat çekerek, “İyi yazılmış diyaloglar aracılığıyla, derin düşüncelerle göz ardı edilen insanlık hallerini tüm detaylarıyla görünür kılabilirsiniz. Bazen sadece birkaç saniyelik bir sahne, daha önce düşünmediğimiz bir fikrin doğmasına vesile olabiliyor ve hiç duymadığımız bir hissi uyandırabiliyorsunuz. Festivalin ev sahibi olarak, sinemanın gücünü dünyaya nefes olma yolunda kullanan değerli sinemacılara şükranlarımızı sunuyoruz. Bugün dünyanın savaşlar, katliamlar, zorunlu göçler ve çeşitli felaketlerin gölgesinde döndüğü bu dönemde, sinemanın derin anlatımına belki de en çok ihtiyaç duyuyoruz.” dedi.
Sobacı, Gazze konusuna da değinerek, “Gazze, tüm gerçek acıları ve ıstıraplarıyla yanı başımızda duruyor. İsrail, bir yılı aşkın süredir sürdürdüğü soykırım neticesinde 42 binden fazla Gazze’liyi hayattan kopardı. Yaklaşık 100 bin yaralı, soykırımın sonucunda hayatını kaybedenlerin 17 binden fazlası çocuk, 2 binden fazlası bebek. Yaşananları uzaktan gözlemleyenlerin, soykırım kurbanlarının sadece rakamlardan ibaret olmadığını algılaması gerekiyor. Bir kurşun, bir şarapnel parçası ve bir fosfor bombasının zehirli gazı ile süregeldikleri hayatlar, gerçek insanların hayatları. Bu insanlar, hepimizle aynı gök kubbe altında, sıradan bir hayat sürmeye çalışan, aynı umutları ve hayalleri paylaşan bireylerdir. Bunlar rakam değil, gerçek insanlardır.” ifadelerini kullandı.
“YOK SAYILANLARIN SESİ OLMAYI SORUMLULUK OLARAK OMUZLARIMIZDA TAŞIYORUZ”
Sobacı, sinemayı kültür endüstrisinin bir parçası olarak değil, küresel meselelere dikkat çekmek için güçlü bir anlatı aracı olarak görmek gerektiğinin altını çizdi. “Bizler, sahip olduğumuz imkanları bu haklı ama güçsüz çoğunluğun istifadesine sunmak zorundayız. Görmezden gelinenlerin hikayesini kadrajın merkezine yerleştirmeliyiz. Türkiye’nin kamu yayıncısı TRT olarak, yayınlarımız, yapımlarımız ve tüm etkinliklerimizde olduğu gibi, sinemada da yok sayılanların sesi olmayı ve görünmeyenleri göstermeyi bir sorumluluk olarak omuzlarımızda taşıyoruz” dedi. Sobacı, Filistinlilerin kendi hikayelerini anlatmalarına dahi tahammül edilemediğine işaret ederek, “Ne mutlu ki insanlığın zulüm karşısında kıyam etmek için bu platformlara ihtiyacı yok. Bizler tam da böylesi zamanlar için, uluslararası dijital platformumuz tabii’yi kurduk. Bir buçuk yıl gibi kısa bir sürede 6 milyondan fazla üye sayısına ulaştık. Tabii’de ‘Filistinlilerin Öyküleri’ adlı bir kategori oluşturduk ve Filistin’e dair tüm içeriklerimizi bu kategori altında topladık” şeklinde konuştu.
EN İYİ FİLM: THE STRANGE CASE OF THE HUMAN CANNONBALL
Ödül töreninde sahne alan İngiliz müzisyen The Undercover Hippy grubunun solisti Billy Rowan, Filistin için yazdığı “We Are Not Numbers” isimli eserini seslendirdi.
İlk üçe giren filmlerin ekiplerine ödülleri, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ve TRT Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Veysel Kurt tarafından takdim edildi.
Bu yıl “En İyi Film” kategorisinde birinciliğe “The Strange Case Of The Human Cannonball” adlı filmle Ekvador’dan Roberto Valencia, ikinciliğe “Murder Tongue” adlı yapımla Pakistan’dan Ali Sohail Jaura ve üçüncülüğe “Talk To Me” filmiyle Japonya’dan Jimmy Ming Shum değer görüldü.
Ödül töreni, kazananların ve katılımcıların hatıra fotoğrafları çektirmesiyle sona erdi.
FESTİVALE BU YIL 301 FİLM BAŞVURU YAPTI
Festivalde, finale kalan 10 filmin gösteriminin yanı sıra, festivalin jüri başkanı Aida Begic, jüri üyelerinden Abdülhamid Güler, Faysal Soysal ve Darin Sallam’ın katılımıyla “İnsani Film Yapımcılığı Paneli”, Büşra Bülbül ve Sina Salimi’nin katılımıyla “Perde Arkası: Film Okuma Atölyesi” ve oyuncu Olgun Şimek’in katılımıyla “Oyunculuk Atölyesi” düzenlendi.
Dünyanın dört bir yanından orijinal filmlerin yarıştığı festivalin jüri başkanlığını, Saraybosnalı yönetmen ve senarist Aida Begic üstlendi. Küresel insani sorunlara ışık tutmayı hedefleyen TRT World Citizen Humanitarian Film Festival, film yapımcılarına insani meseleleri kendilerine has bir bakış açısıyla ele alma fırsatı sunuyor.
Merkezine insanı alan bu festival, savaş, çatışma, salgın, kadın hakları, göçmen krizi, iklim değişikliği, çevre kirliliği, açlık, kıtlık, evsizlik ve yoksulluk gibi farklı konulara odaklanmaktadır. Bu yıl festivale, başta İran, Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan ve Türkiye olmak üzere birçok ülkeden toplam 301 film başvuru yapmıştır.
