Ressam Devrim Erbil’in Hayalini Gerçekleştirecek Proje: Halı Müzesinin Sırları ve Sanat Dünyasına Etkisi!

ressam-devrim-erbilin-hayalini-gerceklestirecek-proje-hali-muzesinin-sirlari-ve-sanat-dunyasina-etkisi-VA52B1kp.jpg

Ankara Kültür Yolu Festivali’nde Geleneksel Türk Halıları Sergisi

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ankara Kültür Yolu Festivali çerçevesinde, ATO Congresium’da Geleneksel Türk El Sanatları Vakfı (GESAV) tarafından “Asya’dan Anadolu’ya Türk El Halısı” isimli sergi meraklılarıyla buluştu. Bu sergide, geleneksel Türk halılarının yanı sıra, ünlü ressam Devrim Erbil’in tablolarından birebir dokunan sekiz parça ipek halı da sergilendi.

Devrim Erbil’in Halı Tutkusu

Ressam Devrim Erbil, sergide Anadolu’nun zengin kültürel mirasını yansıtan halılara olan ilgisini, Uşak doğumlu olmasına bağlayarak ifade etti. Babasının görevi gereği Uşak’ta geçirdiği beş yıl, halı dokuma sanatına olan merakını artırmış. Çocukluğunda halı dokuyan ustaların yanında geçirdiği zaman, onun sanatına ve halıya olan tutkusunu şekillendirmiştir. Erbil, “Uşak’ta evlerin girişlerinde sağlı sollu halı tezgahları bulunurdu. Halam, sünnet düğünümüzde bana bir halı hediye etti. O halının üzerinde bir eşek ve iki deve vardı; hala saklıyorum,” diyerek anılarını dile getirdi.

Anadolu’nun Halı Mucizesi

İlerleyen yıllarda Anadolu’yu dolaşan Erbil, Türkiye’nin her köşesinde kendine özgü renk ve desenlerle oluşturulmuş halıların varlığına dikkat çekti. “Her bölgede kendine özgü renkler, kompozisyonlar ve olağanüstü bir teknik var. Mimar Sinan Üniversitesi’ne girdiğimde ve sanatçı olma yolunda ilerlerken, halının değerini daha iyi anladım,” dedi. Dünyaca ünlü müzelerde çağdaş sanatçıların eserlerini halıya dokutturduklarını gördüğünü belirterek, Türkiye’deki sanatçıların neden halıyı küçümsemesine anlam veremediğini ifade etti.

Sanat ve Geleneksel Eserlerin Kesişimi

Erbil, Cumhuriyet dönemi Türk ressamlarının yurt dışında eğitim almasının önemine vurgu yaparak, “Nurullah Berk, Fransa’da Picasso ile tanıştığında ona ‘Hat sanatını iyi incelediniz mi?’ diye sordu. Picasso, sanatın evrenselliğini biliyordu,” dedi. Nakkaş Osman’ın sanatını ve Piet Mondrian’ın eserlerini aynı seviyede değerlendirdiğini belirten Erbil, Türk sanatının Batı sanatındaki etkisini vurguladı.

Halı Sanatına Adanmış Bir Hayat

Halı, kilim ve diğer geleneksel sanatların Türkiye genelinde yayılmasının önemine dikkat çeken Erbil, “Ben halıya tutkuyla bağlı olduğum için, halı tekniğiyle resimlerin nasıl duracağını merak ediyordum. El halıcılığındaki teknik ve işçilik, bu toprakların bir armağanı. Başka bir coğrafyada bulmanız mümkün değil,” ifadelerini kullandı.

Halı Müzeleri ve Eğitim İhtiyacı

Erbil, Bakü’deki bir halı müzesini ziyaret ettiğinde, çocuklara halıcılığı gösterdiklerini ve bir halı galerisi olduğunu aktardı. “Türkiye’de halı müzeleri açılmalı. Meslek yüksek okullarında halıcılık bölümleri kurulmalı. Halı dokuyan ustalar gidiyor, yerine yenileri gelmiyor. Ben, halının neferi olarak buna kendimi adadım. Devlet büyükleri ile görüştükten sonra İstanbul veya Ankara’da büyük bir halı müzesi açmayı hedefliyoruz,” dedi.

Geleneksel Halı Üretiminin Durumu

Geleneksel Türk El Sanatları Vakfı (GESAV) Başkanı Kerim Sefer, vakfın 1989 yılında 2 bin geleneksel el sanatları üreticisiyle kurulduğunu ve el sanatlarını kalkındırmayı amaçlayan birçok sergi düzenlediklerini belirtti. Dört kuşaktır halıcılık ve halı koleksiyonerliği yaptıklarını ifade eden Sefer, Türk halılarının 13. yüzyıldan itibaren Avrupa’da tanınmaya başladığını ve 16. yüzyıldan itibaren Anadolu’dan dünya halı ticaretinin arttığını vurguladı.

Gelecek İçin Halı Kültürü

Sefer, 19. yüzyılın sonlarından itibaren halı üretiminde yavaşlama yaşandığını, Cumhuriyet döneminde ise Sümer Halı ile büyük bir gelişme kaydedildiğini hatırlattı. Günümüzde, Türkiye’deki halı üretiminin zor bir durumda olduğunu söyleyen Sefer, “Artık binlerce tezgahın sadece birkaçı üretim yapıyor. Sadece sipariş üzerine çalışan halı tezgahları ayakta kalmaya çalışıyor. ‘Üreteyim, satayım’ diyen üreticiler neredeyse yok oldu,” şeklinde değerlendirmede bulundu.

Halı Kültürünü Yaşatmak

Sefer, Türkiye’de halıların geçmişte çeyizlik için alındığını ancak genç neslin halı kültürüyle ilgilenmediğini belirtti. “Üreticiler ve devlet bu durumu ele almalı. Tüm dünyanın tanıdığı halıları genç nesillere göstermeliyiz ki bu kültürü sevdirelim ve talep oluşturabilelim,” dedi. Devrim Erbil’in tablolarından dokunan halılarla birlikte, halıcılığın büyük bir emek gerektirdiğini vurguladı. “136 boyutlarındaki bir tablodan halı dokuduk. İki kızımız, 2,5 senede dokudu; bu halının bir metrekaresinde bir milyon düğüm var,” dedi.

Exit mobile version