İstanbul Fatih’te Kadına Yönelik Şiddet ve Tepkiler
İstanbul’un Fatih ilçesinde, Semih Çelik’in Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner’i korkunç bir şekilde katletmesi, toplumsal tepkileri giderek büyütüyor. Bu olay, kadın cinayetlerinin artışını ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini bir kez daha gündeme taşıdı. Tepkiler arasında dikkat çeken isimlerden biri de ünlü oyuncu Uraz Kaygılaroğlu oldu.
Kaygılaroğlu’nun, geçmişte sanatçı Sayna Soleimanpour‘un sergisi için verdiği pozlar sosyal medyada yeniden tartışma konusu oldu. Birçok sosyal medya kullanıcısı, kadına yönelik şiddetin artış gösterdiği bir dönemde bu pozların verilmiş olmasını eleştirdi. Uraz Kaygılaroğlu, bir YouTube kanalında bu konuyla ilgili açıklamalarda bulunarak, verdiği pozlardan dolayı özür diledi.
Özür ve Duygular
Kaygılaroğlu, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Sergi benim değildi. Başka bir sanatçının sergisiydi, ben sadece bir işinde yer aldım. Nisan’ın 16’sında sergilenmişti ve o dönemdeki kız arkadaşımın ilk kişisel sergisiydi. Tepkilerin nereye varacağını, kadın cinayetlerine varacağını öngöremedim. Bir akıl tutulması yaşadım. Toplumun dinamiklerini, yaralarını ne kadar tetikleyeceğini öngöremediğim için de ardından özür dilemiştim; fakat anladığım kadarıyla bu özür de kabul görmedi.”
Can Güvenliği ve Endişeleri
Kaygılaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Hem Ayşenur’un hem İkbal’in ailesi ve sevenleri özelinde, tüm Türkiye genelinde çok üzgün olduğumuzu belirtmek istiyorum. Semih Çelik adlı caninin yaptığı bu eylemin sonucunda, bu işin öznelerinden biri haline gelmiş olmak beni derinden yaraladı. Genelde bu tür olaylar, bir cambaza bak oyununa dönüşüyor; yani olup bitenden ziyade bir hedef belirleniyor. Aslında konunun özünden uzaklaşıyoruz gibi görünüyor. Eğer bu sorunların sona ermesi, benim ve benim gibi üçüncü şahısların toplumdan men edilmesiyle mümkünse, bunu seve seve kabul ederim. Bir daha sahneye çıkmak, televizyona çıkmak zorunda değilim; başka bir iş yaparım.”
Kaygılaroğlu, ayrıca kendi can güvenliğinden endişe duyduğunu da şu sözlerle ifade etti:
“Hedef gösterildiğim için, üçüncü bir şahıs olarak kendi can güvenliğimden endişe eder haldeyim. Sorunun kaynağı başka bir yer değil; sistematik olarak isimlerimiz sosyal medyada pompalanıyor. Suçlu olan, cadı avına maruz kalan bir durumdan bahsediyoruz. Ben parmağıma oje sürmüşüm, etek giymişim ya da rol icabı başka bir erkekle öpüşmüşüm. Bunların hiçbirisi suç değil ve beni suçlu yapmaz. İnsanlar istedikleri gibi yaşayabilir; bir kişiye verdiğim zarar yok, konu bununla alakalı. Yani, sizin beğendiğiniz toplumun istediği şekilde var olmuyor diye insanlar kötü olmazlar. Toplum olarak yaşadığımız bu cinnet anlarını bir yere yönlendirirken, nereye yönlendirdiğime bir bakalım.”
