ABD’de Şirketler, Sosyal Sorumluluk Taahhütlerinden Geri Adım mı Atıyor?

abdde-sirketler-sosyal-sorumluluk-taahhutlerinden-geri-adim-mi-atiyor-C7GAVQw9.jpg

Yaklaşık altı yıl önce, ABD’nin önde gelen şirketlerinin CEO’ları, hissedar kârının şirketlerin tek önceliği olmadığını ilan etmişti. Business Roundtable adı altında bir araya gelen Johnson & Johnson, FedEx, Wells Fargo ve Amazon gibi büyük şirketlerin yöneticileri, çalışanlara ve müşterilere hizmet etme, çevreyi koruma ve tedarikçilere etik yaklaşım sergileme taahhüdünde bulunmuştu.

Ancak bugün, bu vaatlerin birçoğunun rafa kaldırıldığı gözlemleniyor.

Kurumsal Amerika, Siyasi Rüzgarlarla Yön Değiştiriyor

ABD’deki büyük şirketler, son dönemde çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (D.E.I.) politikaları ve çevresel sürdürülebilirlik konularında geri adım atıyor.

Bunun başlıca nedenlerinden biri, Trump yönetiminin D.E.I. politikalarını “yasa dışı” ve “ahlak dışı” ilan etmesi. Aynı zamanda, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik girişimlerinin ABD’nin küresel rekabet gücünü zayıflattığı yönündeki söylemler şirketler üzerinde baskı oluşturuyor.

Bu doğrultuda:

  • Target, Meta, Google, Goldman Sachs, Morgan Stanley, BlackRock ve Vanguard gibi dev şirketler, sosyal sorumluluk projelerinden geri çekilmeye başladı.
  • Şirketler, Trump yönetiminin hukuki tehditleri ve soruşturmalarına karşı kendilerini korumak amacıyla politikalarını değiştiriyor.

Kurumsal Amerika’nın bu değişimi, şirketlerin ekonomik ve politik atmosferde hayatta kalmak için ne kadar hızlı uyum sağladığını gösteriyor.

Şirketler Her Zaman Politikaya Göre Hareket Etti mi?

Büyük şirketlerin politik rüzgarlara göre hareket etmesi şaşırtıcı değil. Ancak bu süreç, daha önce görülmemiş bir hızda ilerliyor.

Bu durum, Nobel ödüllü ekonomist Milton Friedman’ın görüşlerini doğruluyor gibi görünüyor. Friedman, şirketlerin asıl amacının hissedarlarına kâr sağlamak olduğunu ve sosyal sorumluluk gibi konuların ikinci planda kalması gerektiğini savunuyordu.

Şirketlerin D.E.I. ve çevresel sürdürülebilirlik gibi konulardaki taahhütlerinden vazgeçmesi, kurumsal Amerika’nın kâr odaklı doğasının ve politik baskılara karşı uyum sağlama refleksinin bir göstergesi olabilir mi?

Exit mobile version