Çocuklarda Konuşma Bozukluklarının Altında Dil Bağı Olabilir

cocuklarda-konusma-bozukluklarinin-altinda-dil-bagi-olabilir-sHRNaelx.jpg

Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Dilan Altıntaş Ural, çocuklarda sık rastlanan konuşma problemlerinin altında genellikle fark edilmeyen bir etkenin, yani dil bağının (ankiloglossi) yatabileceğini vurguladı.

“R”, “L”, “S” gibi sesleri çıkaramayan çocuklarda dil bağına dikkat

Özellikle “r, l, s, t, z” gibi harfleri net söyleyemeyen çocuklarda dil bağının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Dr. Ural, bu durumun dilin alt kısmını ağız tabanına bağlayan frenulum adlı dokunun kısa veya kalın olmasından kaynaklandığını belirtti. Dil bağının doğuştan gelen bir durum olduğunu aktaran Ural, sadece konuşma değil, emme ve yutma gibi fonksiyonları da etkileyebildiğini söyledi.

Bebeklik döneminden itibaren belirti verebilir

Dr. Altıntaş Ural, dil bağı bulunan bebeklerde emme zorluğu, yeterince kilo alamama, sürekli ağızdan salya akması gibi belirtilerin görülebileceğini, ilerleyen yaşlarda ise konuşma güçlüğünün dikkat çektiğini ifade etti. “3 yaşından sonra çocuklarda bazı sesleri çıkaramama şikayetleriyle sık karşılaşıyoruz. ‘R’ harfi yuvarlanamaz, ‘L’ veya ‘S’ net söylenemez” dedi.

Tanı fizik muayene ile kolayca konabiliyor

Dil bağının tanısının genellikle basit bir fizik muayene ile konulabileceğini aktaran Ural, dilin damağa değdirilmesi veya dışarı çıkarılması gibi hareketlerin çocukla birlikte yapılmasının teşhis sürecinde önemli olduğunu söyledi. Bu değerlendirmeler, dilin hareket kabiliyetinin ne kadar kısıtlandığını ortaya koyuyor.

Erken müdahale kritik: İlk 6 aya dikkat

Ural, erken tanı ve müdahalenin çocuğun gelişimi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Eğer bebeklik döneminde emme problemi varsa, ilk günlerde bile müdahale edilebilir. Konuşma başlamadan önce, yani 6’ncı aya kadar dil bağının fark edilip tedavi edilmesi ideal” diye konuştu.

Frenotomi işlemi kısa sürede çözüm sağlıyor

Gerekli durumlarda uygulanan frenotomi işleminin genellikle kısa sürdüğünü ve çoğu zaman anestezi gerektirmediğini belirten Dr. Ural, bu müdahaleyle dilin serbestleştirildiğini söyledi. İşlem sonrası dilin yeniden fonksiyon kazanabilmesi için düzenli egzersizlerin yapılmasının önemli olduğunu ekledi.

Gelişimi ve özgüveni etkileyebilir

“Dil bağı sadece fiziksel değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik etkiler de yaratabilir” diyen Dr. Ural, konuşma bozukluğu yaşayan çocukların zamanla özgüven kaybı yaşayabileceğini belirtti. Bu nedenle ailelerin çocuklarının konuşma gelişimini dikkatle izlemesi ve şüpheli durumlarda uzman görüşü alması gerektiğini ifade etti.

Toplumda sanılandan daha yaygın

Dil bağı vakalarının aslında toplumda görünenden daha sık olduğunu söyleyen Ural, pek çok vakanın geç fark edildiğini ve bu durumun çocuğun eğitim hayatı boyunca da etkisini sürdürebildiğini belirtti. “Ebeveynler, çocuklarının hem emme dönemini hem de ilk konuşma dönemlerini dikkatle gözlemlemeli” uyarısında bulundu.

Exit mobile version