Türkiye’de her 100 bebekten yaklaşık 13’ünün erken doğduğu, Sağlık Bakanlığı verileriyle ortaya çıkıyor. 37 haftadan önce dünyaya gelen bebekler erken doğum olarak adlandırılıyor ve her yıl bu durum üzerine daha çok konuşulur hale geliyor.
Anne karnında gelişim süreci, bebeklerin sağlığı için kritik bir dönüm noktasıdır. İleri yaşta gebelik, geç evlilik, çeşitli hastalıklar gibi etkenler prematüre doğum riskini artırabiliyor. Uzmanlar bu süreçte ailelere sabır ve hazırlıklı olmanın önemine vurgu yapıyor: “Anne karnında hazırlık, doğum sonrası süreçte ise psikolojik dayanışma hayati.”
Prematüre olarak dünyaya gelen Ömer ve Zeynep, ailelerinin yaşamında unutulmaz izler bıraktı. Ömer’in annesi Rabianur Oğuzkan, 33 haftalık doğumun ardından 25 gün yoğun bakımda kaldıklarını söyleyerek, sürecin hem fiziksel hem de duygusal açıdan zorlu olduğunu belirtti: “Hastane odasında elinizin boş olması çok korkutucu bir deneyimdi.”
Oğuzkan ailesinin babası Batuhan Oğuzkan, bu yolculukta en çok sabır ve sakinlik gerektiğini ifade etti: “Bu süreçte dayanışma, sabırla birleşiyor.”
Zeynep’in annesi ise 30 haftalıkken doğum yaptıklarını ve doğumdan sonra 1,5 kilo doğan bebeğin küvez sürecinin yaklaşık 50 gün sürdüğünü paylaşarak, gözlerinden akan umut ve kararlılığın altını çizdi: “Küvez süreci nasıl geçtiğini unutmuyoruz.”
Gelişen teknolojiyle birlikte, prematüre olup olmadığını belirlemek artık daha erken ve güvenilir şekilde mümkün. Türkiye, prematüre bebekleri hayatta tutma konusunda dünya genelinde dikkat çeken ülkeler arasına girmiş durumda. (Beyzanur Özer-NTV Haber)
