Gırtlak Kanseri (Larenks Kanseri) Uyarıları! 3 Haftayı Geçen Ses Kısıklığına Dikkat!

girtlak-kanseri-larenks-kanseri-uyarilari-3-haftayi-gecen-ses-kisikligina-dikkat-O6xpfqsp.jpg

Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Doç. Dr. Yetkin Zeki Yılmaz, gırtlak kanserinin (larenks kanseri) belirtilerinin çoğu zaman basit üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırıldığını, bu nedenle tanıda geç kalındığını belirtiyor. Özellikle üç haftadan uzun süren ses kısıklığı ve boğazda takılma hissinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, erken tanının tedavide çok büyük avantaj sağladığını söylüyor.

Sigara ve alkol en büyük risk faktörleri

Doç. Dr. Yılmaz’a göre gırtlak kanserinin başlıca nedenleri sigara ve alkol kullanımı. “Bu ikisi birlikte kullanıldığında risk katlanarak artıyor” diyen uzman, gençlerde ve kadınlarda sigara tüketiminin artmasıyla birlikte hastalığın daha erken yaşlarda görülmeye başladığını da ifade ediyor. Ayrıca kötü beslenme, obezite, kontrolsüz diyabet, aile öyküsü, asbest ve boya gibi zararlı maddelere maruziyet, gastroözofageal reflü ve HPV enfeksiyonu da riski yükseltiyor.

Ses kısıklığı geçmiyorsa dikkat

Gırtlak kanserinin en sık ilk belirtisi ses kısıklığı. Ancak gırtlağın üst bölümünden kaynaklanan tümörlerde bu belirti yerine sinsi ilerleyen yutma güçlüğü, boğazda takılma hissi gibi semptomlar görülebiliyor. İleri evrelerde ise kanlı balgam, nefes darlığı, boyunda şişlik gibi ciddi bulgular ortaya çıkıyor.
Doç. Dr. Yılmaz, “Üç haftadan uzun süren ses kısıklığı veya bir aydır devam eden boğazda takılma hissi varsa, özellikle sigara ve alkol kullananlar zaman kaybetmeden KBB uzmanına başvurmalı” diyor.

Erken tanı tedavi seçeneklerini kolaylaştırıyor

Kanserin erken aşamada yakalanması hem yaşam süresini uzatıyor hem de daha az travmatik tedavi yöntemleriyle başarılı sonuçlar almayı sağlıyor. Gırtlak kanseri muayenehane koşullarında ağrısız endoskopik inceleme ile saptanabiliyor.
Erken evrede yakalanan tümörlerde Trans-oral Lazer Cerrahisi, Trans-oral Robotik Cerrahi, Parsiyel Larenjektomi veya radyoterapi ile konuşma, yutma ve nefes alma fonksiyonlarının büyük ölçüde korunabildiğini belirten Yılmaz, “İleri evrelerde daha kapsamlı cerrahiler gerekebiliyor ancak konuşma protezleri ve özefageal konuşma yöntemleri sayesinde iletişim sağlanabiliyor” açıklamasında bulunuyor.

Exit mobile version