Hantavirüs Uyarısı Kapalı ve Tozlu Alanlarda Enfeksiyon Riski Artıyor

hantavirus-uyarisi-kapali-ve-tozlu-alanlarda-enfeksiyon-riski-artiyor-NAfTM7jX.jpg

Uzmanlar, özellikle uzun süre kapalı kalmış ve yeterince havalandırılmayan alanlarda yapılan temizliklerin hantavirüs açısından ciddi risk oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Depolar, ahırlar, kilerler, bağ evleri ve kullanılmayan yazlıklar gibi alanlarda kemirgen dışkısı ve idrarıyla temas eden virüs partiküllerinin havaya karışması enfeksiyon riskini artırabiliyor.

Hantavirüs, genellikle kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan ve bazı vakalarda ciddi solunum veya böbrek problemlerine yol açabilen viral enfeksiyonlar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre özellikle riskli alanlarda yapılan yanlış temizlik yöntemleri, bulaş ihtimalini yükseltebiliyor.

İnsandan insana bulaşan tek tür Andes virüsü

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Andes virüsü, insandan insana bulaş gösterebilen tek hantavirüs türü olarak biliniyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, hantavirüsün toplum içerisinde kolay yayılan bir enfeksiyon olmadığını belirtti.

“Bugüne kadar insandan insana bulaş esas olarak Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle Arjantin ve Şili’de bildirilen Andes virüsü vakalarında, yakın ve uzun süreli temas sonrası sınırlı bulaş gösterilmiştir. Avrupa ve Asya’da görülen hantavirüs türlerinde ise insandan insana bulaş kanıtlanmamıştır.”

Uzmanlara göre Avrupa ve Asya’daki hantavirüs vakalarının büyük çoğunluğu kemirgen temasıyla ilişkilendiriliyor.

Belirtiler grip ile karıştırılabiliyor

Hantavirüs belirtileri genellikle virüsle temastan sonraki 1 ila 8 hafta içerisinde ortaya çıkıyor. İlk belirtiler çoğu zaman grip veya üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırılabiliyor.

Erken dönemde görülen belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, yaygın kas ağrıları, halsizlik, mide bulantısı, karın ağrısı ve kusma yer alıyor.

Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi, tansiyon düşüklüğü, kanama bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi ciddi tablolar gelişebiliyor.

Uzmanlar özellikle kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerde açıklanamayan ateş, yoğun kas ağrısı veya nefes darlığı gelişmesi durumunda hantavirüs ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor.

Kesin etkili antiviral tedavi bulunmuyor

Hantavirüs enfeksiyonunda her hastada etkili olduğu kesin olarak kanıtlanmış özel bir antiviral ilaç bulunmuyor. Uzmanlara göre tedavide temel yaklaşım; yakın takip, sıvı dengesi kontrolü ve destekleyici tedavilerden oluşuyor.

Ağır seyreden vakalarda yoğun bakım desteği gerekebilirken, günümüzde hantavirüslere karşı yaygın kullanılan bir aşının da bulunmadığı ifade ediliyor.

Temizlik sırasında süpürmek yerine nemli temizlik öneriliyor

Uzmanlar, hantavirüsten korunmada çevre temizliğinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Ev ve depolara kemirgen girişini önlemek için gerekli önlemlerin alınması, riskli alanların düzenli havalandırılması ve kemirgen dışkısı bulunan bölgelerin dikkatli şekilde temizlenmesi gerekiyor.

Özellikle riskli alanların süpürülmesi, virüs partiküllerinin havaya karışmasına neden olabileceği için önerilmiyor. Bunun yerine yüzeylerin önceden nemlendirilerek temizlenmesi tavsiye ediliyor.

Tarım ve hayvancılıkla uğraşan kişiler, depo çalışanları ile ahır ve kiler temizliği yapanların daha yüksek risk altında olduğu belirtilirken; temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılması, işlem sonrasında ise ellerin mutlaka yıkanması gerektiği vurgulanıyor.

Uzmanlardan dikkat çağrısı

Uzmanlara göre özellikle bahar ve yaz aylarında uzun süre kullanılmayan alanların açılmasıyla birlikte hantavirüs riski yeniden gündeme geliyor. Kapalı ve tozlu alanlarda bilinçsiz yapılan temizliklerin sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekilirken, riskli ortamlarda koruyucu önlemlerin ihmal edilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Exit mobile version