İzmir Özel Sağlık Hastanesi tarafından toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen 3’üncü İnfertilite Okulu, kısırlık ve üreme sağlığına ilişkin güncel bilgilerin paylaşıldığı kapsamlı bir seminerle gerçekleştirildi. Etkinlikte, infertilitenin yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal yönleri de ele alındı.
Uzman hekimler, tanıdan tedaviye uzanan süreci çok yönlü biçimde aktarırken, katılımcılara infertiliteye dair doğru bilinen yanlışlar hakkında da önemli bilgiler verildi.
Uzmanlar İnfertiliteyi Tüm Yönleriyle Anlattı
Seminere; Üroloji Uzmanı Şahin Kabay, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Demet Aydoğan Kırmızı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Emre Başer, Embriyolog Betül Uğuz ve Klinik Psikolog Ebru Gürçay katıldı.
Program kapsamında;
- Erkek kaynaklı infertilite,
- İnfertilite ve cinsellikte yanlış inanışlar,
- Gebeliğin neden oluşmadığı,
- Laboratuvar ortamında embriyo gelişimi,
- İnfertil çiftlerin yaşadığı psikolojik süreçler
başlıkları ayrıntılı sunumlarla ele alındı.
Erkek Faktörü Göz Ardı Edilmemeli
Toplantıda özellikle erkek infertilitesine dikkat çekildi. Uzmanlar, son 50 yıl içinde çevresel faktörler, sigara ve alkol kullanımı, işlenmiş gıdalar ve yaşam tarzı alışkanlıkları nedeniyle sperm kalitesinde ciddi düşüş yaşandığını vurguladı. Bu eğilimin devam etmesi halinde doğal yolla gebelik ihtimalinin giderek azalabileceği ifade edildi.
Toplumda yaygın olan “sorun kadındadır” algısının bilimsel karşılığı olmadığı belirtilirken, infertilitenin kadın ve erkekte benzer oranlarda görülebildiğinin altı çizildi.
Tedavi Süreci Kişiye Özel Planlanıyor
İzmir Özel Sağlık Hastanesi hekimleri, infertilitenin tanımını ve tedavi basamaklarını şu şekilde özetledi:
35 yaş altındaki çiftlerde, haftada en az iki kez korunmasız ilişkiye rağmen bir yıl boyunca gebelik elde edilememesi infertilite olarak kabul ediliyor. Tanı aşamasında erkek için spermiyogram, kadın için hormonal testler, ultrasonografi ve HSG gibi tetkikler uygulanıyor.
İlk aşamada yumurtlama takibi ve ilişki zamanlaması planlanıyor. Bu yöntemle sonuç alınamazsa aşılama tedavisine geçiliyor. Aşılama da başarısız olursa tüp bebek tedavisi gündeme geliyor. Son yıllarda gelişen teknolojiler, özellikle embriyoskop ve yapay zekâ destekli embriyo seçimi, gebelik oranlarını önemli ölçüde artırıyor.
Psikolojik Destek Başarıyı Artırıyor
Uzmanlar, infertilitenin yalnızca fizyolojik değil, ciddi bir psikolojik yük de oluşturduğuna dikkat çekti. Tedavi sürecinin uzman ekiplerce yürütülmesi, kadın ve erkeğin birlikte değerlendirilmesi ve çiftlerin birbirine destek olması, başarı oranını doğrudan etkileyen faktörler arasında gösterildi.
Seminerde, infertiliteyle mücadele eden çiftlere “yalnız değilsiniz” mesajı verilirken, sabır, doğru bilgi ve profesyonel destekle umutların korunması gerektiği vurgulandı.
Analiz
İnfertilite Okulu gibi bilimsel ve çok disiplinli buluşmalar, kısırlığın yalnızca bireysel bir sorun değil, giderek büyüyen bir toplum sağlığı meselesi olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle erkek faktörüne yönelik farkındalığın artması ve psikolojik desteğin tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınması, gelecekte başarı oranlarının yükselmesinde belirleyici rol oynayabilir.
