Günümüzde Türkiye, estetik uygulamaların en çok yapıldığı ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. İnsanlar artık görünüşlerini geliştirmek için yalnızca estetik süreçlere yönelmiyor; protein tozları, sporcu içecekleri ve çeşitli gıda takviyeleri de günlük hayatın bir parçası haline geldi. Uzmanlar ise bu eğilim nedeniyle bağımlılık vakalarının arttığını işaret ediyor.
Psikiyatri Profesörü Asena Akdemir, ofisine gelen hasta sayısının son dönemde %100 artış gösterdiğini ifade ederken, “Testosteron ve protein bağımlılığına kadar uzanan bu durum, güzellik uğruna yarış haline gelmiş durumda; çoğu kişi bağımlılığını kendi başına aşamıyor” diye konuştu. Bu dönemde, sadece estetik kaygılarla kalmayıp beden algısını şekillendiren maddelerin de günlük yaşamda daha yoğun kullanıldığı belirtiliyor.
Bağımlılık ve bedensel imaj konusunda dikkat çeken bir diğer konu ise “İddialı sonuçlar vaat eden ürünler”in yanlış kullanımı. Özellikle hormonal ürünlerin aşırı kullanımı, cinsel işlevler üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor; fakat kullanıcılar bu etkileri çoğunlukla fark etmeyebiliyorlar.
Zayıflama iğneleri olarak bilinen ilaçlar ise başta kilo verme amacıyla, fakat aslında başka hedeflerle de yaygın biçimde kullanılıyor. Akdemir, bu iğnelerin diyabet tedavisi için tasarlanmış olduğunu anımsatıyor; ancak piyasada birkaç kez gördüğü gibi, yüksek maliyetine rağmen “peynir-ekmek gibi” bir şekilde zayıflama amacıyla kullanılmaya çalışılıyor. Bu durumun çeşitli tehlikeler içerdiğini vurguluyor.
Uzmanlar, özellikle sosyal medyanın etkisiyle beden görüntüsü bozukluklarının genç yaşlarda bile ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Bu tablo, bilinçsiz kullanımın ve yanlış yönlendirmelerin nelere yol açabileceğini gösteriyor.
