Orman yangınları sadece doğayı değil, insan sağlığını da ciddi biçimde tehdit ediyor. Son yıllarda Türkiye’de artan yangın sayılarıyla birlikte solunum sorunları da büyük bir hızla yükselişe geçti. Uzmanlar, özellikle bebekler, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireylerin yangın dumanından daha fazla etkilendiğini vurguluyor.
Türk Toraks Derneği Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Nilüfer Aykaç, yangın dönemlerinde solunum yolu rahatsızlıklarının ve 0–6 yaş çocukların acil başvurularının yaklaşık üç katına çıktığını, yetişkinlerde ise akciğer kapasitelerinde ortalama %6 oranında azalma görüldüğünü ifade etti.
Hava Kirliliği DSÖ Sınırlarını 20 Kat Aşıyor
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de 2021–2024 arasında yılda ortalama 2.500’den fazla orman yangını meydana geldi. Özellikle Akdeniz iklim kuşağındaki şehirlerde —Antalya, Muğla, İzmir, Mersin ve Adana gibi— yangın riski daha yüksek. Bu yangınlar sırasında ince partikül madde (PM2.5) seviyeleri, Dünya Sağlık Örgütü sınırlarının 10–20 kat üzerine çıkabiliyor. Yangın dumanı sadece solunum değil, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları açısından da büyük risk taşıyor.
Kalp Krizi ve Akciğer Kanseri Riski Artıyor
Yangın dumanının etkileri kısa süreyle sınırlı kalmıyor. Maruziyetin devam etmesi durumunda akciğer fonksiyonlarında kalıcı kayıplar yaşanabiliyor. Astım ve KOAH hastalarının atak geçirme riski artarken, dumanın taşıdığı kanserojen maddeler (PAH gibi) kalp hastalıkları ve bazı solunum yolu kanserlerinin oluşum riskini tetikliyor. Özellikle gebeler, düşük doğum ağırlığı ve erken doğum riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Risk Altındaki Hassas Gruplar
Yangın dumanından en çok etkilenen gruplar şöyle sıralanıyor:
-
Bebekler ve çocuklar
-
65 yaş üstü bireyler
-
Açık havada çalışanlar (itfaiyeci, çiftçi vb.)
-
Astım ve KOAH gibi kronik hastalar
-
Kalp-damar hastalığı olanlar
-
Hamile kadınlar
Ne Yapılmalı, Nasıl Korunmalı?
Uzmanlar, yoğun dumanla karşılaşıldığında eğilerek veya sürünerek hareket edilmesini, ağız ve burunun ıslak bir bezle kapatılmasını öneriyor. Yangın bölgelerinde N95 veya FFP2 tipi maske kullanımı şart. Türkiye’de halen PM2.5 için ulusal bir limit değerin olmaması, düzenlemelerin acilen güncellenmesi gerektiğini de gözler önüne seriyor.
Yangın bölgelerindeki halkın ve özellikle kronik hastaların önceden maske, ilaç ve tahliye planlarına sahip olması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, yangın yönetiminin bilimsel temellere dayanması ve iklim krizini önlemeye yönelik çevreci politikaların uygulanması gerektiği konusunda hemfikir.
İklim Kriziyle Mücadele Edilmeden Bu Sorun Çözülmez
Türk Toraks Derneği’nin vurguladığı gibi orman yangınları, iklim krizinin tetiklediği büyük bir halk sağlığı sorunudur. Türkiye’deki coğrafi ve iklimsel farklılıklar nedeniyle yangınların sağlık üzerindeki etkileri daha da şiddetli hissediliyor. Bu nedenle hem yangın yönetimi hem de iklim krizine karşı alınacak önlemler, sağlık politikalarıyla birlikte ele alınmalıdır.
