Yanlış ve gereksiz antibiyotik kullanımının özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf hastalar için ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Yaygın antibiyotikler etkinliğini kaybettikçe zatürre, sepsis ve ishalli enfeksiyonlar gibi tedavi edilebilir hastalıklar bile ölümcül hale geliyor.” diyerek dikkat çekti. Antibiyotiklerin yalnızca insanlarda değil, hayvan yetiştiriciliği ve tarımda kontrolsüz şekilde kullanılmasının da dirençli bakterilerin yayılmasını hızlandırdığını belirten Dr. Mamçu, antibiyotik kullanımının mutlaka doktor reçetesiyle yapılması gerektiğini söyledi.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi uzmanlarından Dr. Mamçu, antibiyotik direncinin dünya genelinde hızla büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu.
Antibiyotik direnci çocuk ölümlerini artırıyor
Antimikrobiyal direnç (AMR) ile ilişkili çocuk ölümlerinde kaygı verici bir artış olduğuna dikkat çeken Dr. Mamçu, ESCMID Global 2025’te sunulan araştırmaların “dikkat antibiyotikleri” kategorisindeki ilaçların kullanımında ciddi artış yaşandığını ortaya koyduğunu aktardı. Buna göre, Güneydoğu Asya’da antibiyotik kullanımı yüzde 160, Afrika’da ise yüzde 126 oranında arttı.
Dr. Mamçu, “Bu antibiyotiklerin etkisini kaybetmesiyle birlikte, zatürre, sepsis gibi daha önce kolayca tedavi edilebilen hastalıklar çocuklar için ölümcül hale geliyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerde dirençli bakterilerin neden olduğu çocuk ölümlerinin hızla arttığı tahmin ediliyor.” dedi.
Doğru antibiyotik kullanımı için enfeksiyonun varlığı şart
Antibiyotik kullanımının ancak bakteriyel enfeksiyon kanıtlandığında anlamlı olduğunu vurgulayan Dr. Mamçu, “Doğru ilacın, uygun dozda ve doğru süreyle verilmesi gerekir. Tanı koyulmadan, sadece şikâyetlere bakılarak antibiyotik başlanması hem tedaviyi başarısız kılar hem de direnç gelişimini hızlandırır.” diye konuştu.
Yanlış antibiyotik kullanımının yanlış ilaç seçimi, yetersiz doz, fazla doz veya uygunsuz aralıklarla ilaç alma gibi ciddi hatalara yol açtığını belirten Mamçu, bu durumun antibiyotiğin etkinliğini tamamen ortadan kaldırabileceğini söyledi.
“Gelişen direnç, tüm insanlığı tehdit ediyor”
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2024 raporuna göre, antibiyotik direncinin 2050’ye kadar yılda 10 milyon kişinin ölümüne neden olabileceği uyarısını hatırlatan Dr. Mamçu, “Direnç gelişimi, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte tehdit eden küresel bir krizdir.” ifadelerini kullandı.
Hijyen, tarım ve hayvancılık sektörlerinde kontrolsüz antibiyotik kullanımının dirençli bakterilerin su, gıda ve çevre yoluyla hızla yayılmasına neden olduğunu söyleyen Mamçu, bu nedenle konunun ‘tek sağlık’ yaklaşımıyla bütüncül politikalar çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Dirençli bakteriler yoğun bakımlarda büyük tehdit oluşturuyor
Türkiye’de yazılan her 100 reçetenin 14’ünde antibiyotik bulunduğunu, antibiyotiklerin hem tüketimde hem maliyette en yüksek kalemlerden biri olduğunu belirten Dr. Mamçu, reçetesiz antibiyotik satışının yasaklanmasının önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.
Buna rağmen hem antibiyotik kullanım oranlarının hem de direnç seviyelerinin hâlâ yüksek olduğunu belirten Mamçu, özellikle yoğun bakım hastalarında dirençli bakterilerin yol açtığı enfeksiyonların tedaviyi zorlaştırdığını, hastane yatış sürelerini uzattığını ve ölüm oranları ile komplikasyon risklerini artırdığını söyledi.
“Antibiyotik gerekip gerekmediğine karar verme yetkisi yalnızca doktora aittir”
Antibiyotiklerin doğru kullanılmasının hayati önem taşıdığını belirten Dr. Mamçu, şu önerilerde bulundu:
“Antibiyotik kullanımında ilk ve en önemli kural, doktorun talimatlarına tamamen uymaktır. Tedavi süresini erken kesmeyin, doz atlamayın. Yan etkiler hissederseniz doktorunuza başvurun. Unutmayın; her boğaz ağrısı, her baş ağrısı antibiyotik gerektirmez. Antibiyotiğin gerekli olup olmadığına sadece hekim karar verebilir.”
