İsveç, Lund Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı son araştırmalar, yapay zeka teknolojisinin meme kanseri teşhisinde radyologlara nasıl yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor. Bu araştırma, Lancet Oncology tıp dergisinde yayımlandı ve yapay zeka destekli mamografi taramalarının, geleneksel çift okumalara benzer bir kanser tespit oranına sahip olduğunu belirtti.
Mamografi taramaları, potansiyel kanserlerin tespiti için genellikle iki radyolog tarafından inceleniyor. Ancak, bir radyologun saatte sadece 50 tarama yapabildiği düşünüldüğünde, bu sürecin zaman alıcı olduğu açık. Lund Üniversitesi’nden araştırmacılar, “yüksek riskli” olarak nitelendirilen taramaları belirlemek için yapay zeka yazılımını kullanıyor. Böylece, “düşük riskli” taramalar tek bir radyolog tarafından değerlendirilirken, yapay zeka daha fazla dikkat gerektiren taramaları belirleyerek radyologlara yönlendiriyor.
Araştırmada elde edilen verilere göre, yapay zeka destekli tarama yöntemi doktorların iş yükünü yaklaşık yüzde 44 oranında azaltıyor. Bu, özellikle personel sıkıntısı çeken sağlık kurumları için büyük bir avantaj sağlıyor. Lund Üniversitesi’nden Doç. Dr. Kristina Lang, bu teknolojinin potansiyelinin, uzmanlığın daha sınırlı kaynaklara sahip bölgelere ulaştırılmasında yattığını vurguluyor.
Yapay zeka destekli teşhis yöntemlerinin potansiyeli büyük olsa da, bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Şimdiye kadar 100 bin kadın bu deneylere kaydedilmiştir ve hangi kanser türlerinin yapay zeka ile daha etkili bir şekilde tespit edildiği üzerine çalışmalar devam etmektedir.
Bu araştırmaların yanı sıra, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 verilerine göre, dünya genelinde 2,3 milyon kadına meme kanseri teşhisi konulmuştur. Bu hastalıktan dolayı 685 bin kadın hayatını kaybetmiştir. Bu istatistikler, meme kanserinin erken teşhisinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Yapay zekanın bu alandaki potansiyelinin tam olarak anlaşılması, erken teşhis konulmasında büyük bir devrim yaratabilir.
