Türkiye’de konut piyasası, satış adetleri ile fiyat hareketlerinin farklı yönlerde ilerlediği bir dönemden geçiyor. TÜİK verilerine göre Eylül 2026’da konut satışları yıllık bazda yüzde 9,3 azalarak 142 bin 390’a gerilerken, ilk el konut satışlarında yüzde 3,9 artış yaşandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verileri ise konut fiyatlarının nominal olarak yüzde 22,3 yükselmesine karşın enflasyondan arındırıldığında yüzde 5,7 değer kaybettiğini gösterdi. Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, konut piyasasında finansman koşullarının, doğru fiyatlandırmanın ve satın alma gücünün giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekti.
Türkiye gayrimenkul sektöründe yılın son çeyreğine girilirken konut satışları, kredi maliyetleri ve fiyatların reel seyri yeniden gündemin üst sıralarına taşındı.
Eylül ayına ilişkin açıklanan veriler, konut piyasasında talebin tamamen ortadan kalkmadığını ancak alıcı davranışlarının ve finansman koşullarının satış kararları üzerinde etkili olduğunu ortaya koydu.
Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, mevcut piyasa koşullarını değerlendirerek 2027 yılına ilişkin beklentilerini paylaştı.
Türkiye’de Eylül Ayında 142 Bin 390 Konut Satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye genelinde Eylül 2026’da toplam 142 bin 390 konut satışı gerçekleştirildi.
Konut satışları, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,3 oranında azaldı.
Toplam satışlarda düşüş yaşanmasına rağmen ilk el konut satışlarında farklı bir görünüm ortaya çıktı.
İlk el konut satışları yıllık bazda yüzde 3,9 artış gösterirken, ikinci el konut satışlarında gerileme kaydedildi.
Bu durum, konut piyasasının farklı segmentlerinde satış eğilimlerinin birbirinden ayrıştığını gösterdi.
Konut Fiyatları Nominal Olarak Arttı, Reel Olarak Geriledi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan konut fiyat verileri, fiyatlardaki nominal artışın enflasyon karşısında reel değer artışı anlamına gelmediğini ortaya koydu.
Verilere göre konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 22,3 yükseldi.
Ancak aynı dönemde enflasyon etkisi dikkate alındığında konut fiyatlarında yüzde 5,7 oranında reel düşüş yaşandı.
Başka bir ifadeyle konutların Türk lirası cinsinden fiyatları artarken, enflasyondan arındırılmış değerleri geriledi.
Bu ayrım, gayrimenkul yatırımlarının değerlendirilmesinde yalnızca satış fiyatındaki artışa odaklanmanın yeterli olmadığını gösteriyor.
Eylül 2026 Konut Piyasasında Öne Çıkan Rakamlar
| Gösterge | Eylül 2026 Verisi |
|---|---|
| Toplam konut satışı | 142.390 adet |
| Toplam satışlarda yıllık değişim | %9,3 azalış |
| İlk el konut satışlarında değişim | %3,9 artış |
| İkinci el konut satışları | Yıllık bazda düşüş |
| İpotekli konut satışları | 23.397 adet |
| İpotekli satışlarda yıllık değişim | %5,1 artış |
| Konut fiyatlarında nominal yıllık değişim | %22,3 artış |
| Konut fiyatlarında reel yıllık değişim | %5,7 azalış |
Kaynak: Paylaşılan TÜİK ve TCMB verileri.
Yaşar Doğan Alıcılar Artık Yalnızca Fiyat Artışına Odaklanmıyor
Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, konut satın alma kararlarında yatırımcıların ve bireysel alıcıların önceliklerinin değiştiğini belirtti.
Doğan’a göre gayrimenkul piyasasında yalnızca fiyatların yükselmesine dayalı yatırım yaklaşımı, yerini daha kapsamlı değerlendirmelere bırakıyor.
“Gayrimenkul piyasasında artık yalnızca fiyat artışına dayalı bir yatırım anlayışından söz etmek mümkün değil. Alıcılar konutun bulunduğu bölgeyi, kira potansiyelini, yapı özelliklerini ve gerçek piyasa değerini birlikte değerlendiriyor. Özellikle finansman maliyetlerinin yüksek olduğu dönemlerde doğru fiyatlandırma daha da önem kazanıyor.”
Doğan’ın değerlendirmesi, konut alımında lokasyon, kira getirisi, yapısal özellikler ve gerçek piyasa değerinin birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
Özellikle yüksek finansman maliyetlerinin bulunduğu dönemlerde, piyasa koşullarından uzak fiyatlandırmaların satış süreçlerini zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.
İpotekli Konut Satışları Yüzde 5,1 Arttı
Toplam konut satışlarındaki gerilemeye karşın ipotekli satışlarda artış yaşandı.
TÜİK verilerine göre Eylül 2026’da ipotekli konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 artarak 23 bin 397’ye ulaştı.
İpotekli satışların toplam konut satışları içindeki payı yaklaşık yüzde 16,4 olarak hesaplandı.
Bu veriler, krediyle konut alımının piyasadaki önemini koruduğunu gösterirken finansman koşullarının gelecek dönemdeki satış performansı açısından belirleyici olabileceğine işaret ediyor.
Konut Kredisi Faizlerindeki Değişim Ertelenen Talebi Etkileyebilir
Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, konut kredisi koşullarının piyasadaki talebin satışa dönüşmesinde önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Konut sahibi olmak isteyen ancak finansman maliyetleri nedeniyle alım kararını erteleyen bir alıcı kitlesi bulunduğunu belirten Doğan, faiz oranlarında yaşanabilecek iyileşmelerin piyasaya olumlu yansıyabileceğini söyledi.
“Konut sahibi olmak isteyen ancak kredi koşulları nedeniyle kararını erteleyen bir alıcı kitlesi bulunuyor. Faiz oranlarında yaşanabilecek iyileşmeler bu talebin bir bölümünü yeniden harekete geçirebilir. Ancak piyasada kalıcı bir hareketlilik oluşması için finansmana erişimin yanı sıra konut fiyatlarının satın alma gücüyle dengelenmesi gerekiyor.”
Doğan’ın açıklamaları, konut kredisi faizlerindeki olası düşüşlerin tek başına yeterli olmayabileceğine dikkat çekiyor.
Kalıcı bir piyasa hareketliliği için krediye erişim, konut fiyatları ve hane halkının satın alma gücü arasında sürdürülebilir bir denge kurulması gerektiği vurgulanıyor.
2027 Yılında Konut Fiyatları ve Satışları Nasıl Şekillenebilir?
Gayrimenkul sektöründe 2027 yılına ilişkin beklentilerde finansman koşulları ve konuta erişilebilirlik öne çıkıyor.
Yaşar Doğan, konut ihtiyacının devam ettiğini ancak bu ihtiyacın fiili satın alma talebine dönüşebilmesi için ekonomik koşulların belirleyici olduğunu ifade etti.
Doğan’a göre önümüzdeki dönemde konut arzı, hane halkı gelirleri ve kredi maliyetleri arasındaki denge, piyasanın seyrini etkileyecek temel unsurlar arasında bulunuyor.
“Önümüzdeki dönemde gayrimenkul sektörünün en önemli gündem maddelerinden biri konuta erişilebilirlik olacak. Konut ihtiyacı devam ediyor ancak bu ihtiyacın satışa dönüşebilmesi için fiyatların, finansman koşullarının ve hane halkı gelirlerinin belirli bir dengede olması gerekiyor. Yatırımcıların da kısa vadeli fiyat hareketleri yerine uzun vadeli değer ve sürdürülebilir getiri potansiyeline odaklanması gerektiğini düşünüyorum.”
Bu değerlendirmeye göre 2027 yılında yalnızca konut fiyatlarının yönü değil, alıcıların finansmana erişimi ve gelir düzeyleri de piyasa açısından önem taşıyacak.
Gayrimenkul Yatırımında Doğru Fiyatlandırma Öne Çıkıyor
Konut fiyatlarının nominal olarak artmasına rağmen reel olarak gerilemesi, gayrimenkul yatırımlarında değer analizinin önemini artırıyor.
Yaşar Doğan’ın değerlendirmelerine göre konut satın almak isteyenlerin yalnızca ilan fiyatlarını değil, gayrimenkulün bulunduğu bölgenin özelliklerini ve uzun vadeli potansiyelini de dikkate alması gerekiyor.
Bu kapsamda konut alım kararlarında öne çıkan başlıklar arasında şunlar bulunuyor:
- Gerçek piyasa değeri: Konutun benzer özelliklere sahip taşınmazlarla karşılaştırılarak değerlendirilmesi.
- Lokasyon: Gayrimenkulün bulunduğu bölgenin mevcut özellikleri ve uzun vadeli gelişim potansiyeli.
- Kira getirisi: Yatırım amaçlı alımlarda sürdürülebilir kira geliri potansiyelinin incelenmesi.
- Yapı özellikleri: Binanın teknik özelliklerinin, yaşının ve kullanım durumunun değerlendirilmesi.
- Finansman maliyeti: Kredi kullanılması halinde toplam geri ödeme yükünün dikkate alınması.
- Uzun vadeli değer: Kısa süreli fiyat hareketleri yerine yatırımın gelecekteki değerinin değerlendirilmesi.
Bu unsurlar, konut alımında daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar verilmesine yardımcı olabilecek temel değerlendirme alanları arasında yer alıyor.
Konut Piyasasında Gözler Faizlere ve Satın Alma Gücüne Çevrildi
Eylül 2026 verileri, Türkiye konut piyasasında satış adetleri, fiyat değişimleri ve finansman koşullarının farklı eğilimler gösterdiğini ortaya koydu.
Toplam konut satışları yüzde 9,3 gerilerken ilk el ve ipotekli satışlarda artış yaşandı. Konut fiyatları ise nominal olarak yükselmesine rağmen reel olarak değer kaybetti.
Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, yılın son döneminde ve 2027’de piyasayı şekillendirecek temel konuların finansmana erişim, doğru fiyatlandırma ve konuta erişilebilirlik olacağını vurguladı.
Önümüzdeki dönemde kredi maliyetlerinin seyri, konut arzı ve hane halkının satın alma gücü, gayrimenkul piyasasındaki hareketliliğin yönünü belirleyen önemli unsurlar arasında yer almaya devam edecek.

