Harvard T.H. Chan School of Public Health araştırmacıları tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir çalışma, nükleer tesislere yakın bölgelerde yaşayan topluluklarda daha yüksek kanser ölüm oranları görüldüğünü ortaya koydu.
Yaklaşık 20 yıllık verilerin analiz edildiği araştırmada, bir yerleşim yerinin nükleer santrale olan mesafesi azaldıkça kanser kaynaklı ölüm oranlarının arttığı yönünde istatistiksel bir ilişki tespit edildi.
Nedensellik Kanıtlanmış Değil
Bulgular, Nature Communications dergisinde yayımlandı. Ancak araştırmacılar, sonuçların nükleer santrallerin doğrudan kanser ölümlerine neden olduğunu kanıtlamadığını özellikle vurguluyor.
Çalışmanın sınırlılıkları arasında, her tesis için doğrudan radyasyon ölçümlerinin hesaba katılmaması ve tüm nükleer santrallerin benzer etkiye sahip olduğu varsayımının kullanılması yer alıyor. Buna rağmen ekip, elde edilen ilişkinin daha ayrıntılı ve hedefli araştırmaları gerektirecek kadar güçlü olduğunu ifade ediyor.
“Mesafe Arttıkça Risk Azalıyor”
Çalışmanın kıdemli yazarı ve Harvard Üniversitesi Çevre Sağlığı ve İnsan Yerleşimi Profesörü Petros Koutrakis, nükleer santral yakınında yaşamanın ölçülebilir bir kanser riskiyle ilişkili olduğunu, riskin mesafe arttıkça azaldığını belirtti.
Koutrakis, özellikle nükleer enerjinin iklim değişikliğiyle mücadelede “temiz enerji” çözümü olarak öne çıktığı bir dönemde, potansiyel sağlık etkilerinin daha kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğini söyledi.
Ulusal Ölçekte Veri Analizi
Araştırma, 2000–2018 yılları arasını kapsayan ulusal verileri temel aldı.
-
Kanser ölüm oranları için Centers for Disease Control and Prevention (CDC) ilçe düzeyindeki verileri kullanıldı.
-
Nükleer tesis verileri ise U.S. Energy Information Administration (EIA) kaynaklarından alındı.
Araştırmacılar, yalnızca tek bir santralin etkisini değil, bir bölgedeki tüm nükleer tesislere olan “sürekli yakınlığı” ölçen istatistiksel bir model geliştirdi. Ayrıca ortalama hane geliri, sigara kullanım oranı ve en yakın hastaneye mesafe gibi değişkenler de analizde kontrol edildi.
Tartışma Büyüyebilir
Çalışma, nükleer enerji yatırımlarının hız kazandığı küresel bir dönemde kamu sağlığı boyutunu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre sonuçlar, enerji politikalarının yalnızca karbon emisyonları açısından değil, uzun vadeli sağlık etkileri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Bununla birlikte, nedensellik bağının netleşmesi için doğrudan radyasyon ölçümleri ve bölgesel biyolojik verileri içeren daha ayrıntılı çalışmaların yapılması gerektiği ifade ediliyor.
