Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), veri merkezlerinin küresel enerji tüketimindeki payının 2030’a kadar iki katına çıkabileceği uyarısında bulundu. Özellikle yapay zeka sistemleri bu artışı körüklüyor.
Görünmeyen güç, enerji krizinin merkezine oturdu
Her yapay zekâ sorgusu, her video akışı ve sosyal medya etkileşimi, devasa veri merkezlerinde işleniyor. Ancak bu dijital omurga, artık çevresel sürdürülebilirliği tehdit eden bir güç hâline gelmiş durumda.
En büyük yük yapay zekâ ve büyük veri işleme
ITU raporuna göre, ChatGPT benzeri büyük dil modelleri klasik sistemlere kıyasla çok daha fazla işlem gücü harcıyor. Bu da enerji ihtiyacını ve karbon ayak izini dramatik şekilde artırıyor.
Avrupa’da izinler durdu, tesisler kapatılabilir
Hollanda, Almanya ve İrlanda gibi ülkeler, sürdürülebilirlik kriterlerini karşılamayan yeni veri merkezlerine izin vermemeye başladı. Bazı ülkelerde mevcut tesislerin kapatılması dahi gündemde.
Su tüketimi ve ısınma riski de yükseliyor
Veri merkezlerinin yoğun soğutma ihtiyacı, milyonlarca litre temiz su kullanımına neden oluyor. Özellikle sıcak bölgelerdeki tesisler, hem su kaynaklarını tüketiyor hem de çevresel ısı salınımını artırıyor.
Dev şirketler frene basmıyor
Microsoft, Google ve Amazon gibi teknoloji devleri, çevresel eleştirilere rağmen 2025’e kadar yüzlerce yeni veri merkezi kurmayı planlıyor. Bu büyüme, dijitalleşmenin sürdürülebilirlik ile çatıştığı bir dönemi işaret ediyor.
