Trabzon’un Araklı ilçesine özgü ve 2 bin rakımlı yaylalarda üretilen Aho peyniri, coğrafi işaret tescili için gün sayıyor. Yalçın Çebi’nin öncülüğünde başlatılan süreçte bölge halkı bu eşsiz lezzetin resmen tanınacak olmasından büyük mutluluk duyuyor.
Yüzyıllık Gelenek, Lor ve Tuzla Yaşıyor
Bahçecik, Erikli, Kavraz ve Salarut yaylalarında sadece tuz ve özenle seçilmiş lorla yapılan Aho peyniri, Karadeniz’in zorlu şartlarında doğmuş bir lezzet mirası. “Eskilerimiz yokluk içinde yaptı ama tadı hâlâ akıllarda,” diyen üretici Yalçın Çebi, bu peynirin tarihinin 150–200 yıl öncesine dayandığını vurguluyor.
Aho İsmi Nereden Geliyor?
Peynirin ismi, üretimin yapıldığı Aho olarak bilinen yaylalardaki köylerden geliyor. Özellikle Erikli ve Kavraz’da yoğun olarak üretilen peynir, bölgeye adeta kimlik kazandırmış durumda. “En çok İstanbul, Ankara ve İzmir’e gönderiyoruz ama yöre halkı bu tadın kıymetini en iyi bilen,” diyen Çebi, peynirin tuzlu yapısı sayesinde uzun süre bozulmadan saklanabildiğini de ekliyor.
Coğrafi İşaret İçin Geri Sayım
“Geç kaldık ama sonunda bu değere hak ettiği tescili kazandırıyoruz,” sözleriyle süreci özetleyen Çebi, tescil sonrası Aho peynirinin Araklı’nın resmi markalarından biri olacağını söylüyor. Üretimin en yoğun olduğu dönem ise mayıs ve haziran ayları. Bu aylarda hayvanlar yaylaya çıkıyor ve üretim başlıyor.
Lezzetin Ötesinde Bir Alışkanlık
Araklılı Sercan Demirbağ ise bu peynirin bölge kültürünün ayrılmaz parçası olduğunu ifade ediyor:
“Karadeniz’de kahvaltı peynir ve tereyağsız olmaz. Aho peyniri bizim için bir tat değil, bir alışkanlık. Coğrafi işaretle bu lezzet daha da değer kazanacak.”
Araklı’ya Katma Değer Katacak
Yöre halkı Aho peynirinin coğrafi işaret almasıyla birlikte hem ekonomik anlamda üreticilerin güçleneceğini hem de kültürel mirasın korunacağını düşünüyor. Araklı, bu adımla sadece bir peynir değil, bir marka kazanmak üzere.
