İtalyan mutfağının zarafeti ve bilimsel mutfak disipliniyle harmanlanan Capri Cafe Bistro, Nişantaşı’nda kapılarını açtı. Şef Angelo Berardinelli’nin imzasını taşıyan bu mekan, 72 saatlik fermente hamuruyla pizza deneyimine yeni bir standart getiriyor.
Nişantaşı’nın sofistike atmosferine İtalya’nın sıcaklığını taşıyan Capri, sadece bir restoran değil; aynı zamanda bir gastronomi laboratuvarı gibi çalışıyor. Ünlü İtalyan şef Angelo Berardinelli’nin titizlikle yürüttüğü reçete geliştirme süreci sonucunda ortaya çıkan Capri pizzaları, geleneksel lezzetleri çağdaş tekniklerle buluşturuyor.
Fermente hamurla hazırlanan pizzalar fark yaratıyor
Capri’yi öne çıkaran en büyük detay, pizzalarının temeli olan eşsiz hamuru. 50 yıllık geleneksel mayayla hazırlanıp 72 saat boyunca fermente edilen bu hamur, yalnızca lezzet değil, aynı zamanda sindirim açısından da rakip tanımıyor. Su kalitesinden un seçimine kadar her unsur, titiz bir gastronomi anlayışının eseri.
Klasik İtalyan tarifler, Türk damak tadına uyarlanıyor
Menüdeki Margherita ve Caprese gibi klasikler, taze malzemelerle yeniden hayat bulurken; Spinaci gibi özgün reçeteler, yerel sucuk ve limon kabuğu ile Türk mutfağının izlerini taşıyor. Burrata peyniri, cherry domates ve roka ile birleşerek sofistike bir dokunuş sunarken, Gratinata ise çıtır ekmek kırıntılarıyla sebzeleri buluşturuyor.
Berardinelli ile pizza, sanata dönüşüyor
Capri Cafe Bistro, mutfağı bir zanaat alanı olarak konumlandırıyor. Her bir pizzada, Şef Berardinelli’nin bilimsel yaklaşımı ve kültürel birikimi hissediliyor. Bu yaklaşım sayesinde Capri, Nişantaşı’nın sadece yeni bir restoranı değil; aynı zamanda pizza anlayışını yeniden tanımlayan bir durak olarak konumlanıyor.
İstanbul’daki pizza severler için yeni bir lezzet destinasyonu olan Capri, sizce de Türkiye’de İtalyan mutfağına yeni bir soluk getirmiş olabilir mi?
