Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, gıda ve ev dışı tüketim sektöründe son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirerek sektörün önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi. Şahinöz, küresel jeopolitik gelişmeler, değişen tüketici alışkanlıkları ve hane yapısındaki dönüşümün sektörde yeni bir dönemin kapısını araladığını belirtti.
Şahinöz, nisan ve mayıs aylarında yaşanan ekonomik ve sosyal gelişmelerin sektörün işleyişini önemli ölçüde etkilediğini ifade ederek, bu süreci “gıda ekosisteminde demografik dönüşüm” olarak tanımladı.
Tüketici Harcamalarında Temkinli Dönem Sürüyor
Mayıs ayında yıllık enflasyonun yüzde 32,37, aylık enflasyonun ise yüzde 4,18 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Şahinöz, maliyet yönetiminin gıda sektörü açısından her zamankinden daha kritik hale geldiğini söyledi.
Tüketici Güven Endeksi’nin mayıs ayında yüzde 0,3 artışla 85,8 seviyesine yükselmesine rağmen halen iyimserlik eşiği olarak kabul edilen 100 puanın altında kaldığını belirten Şahinöz, tüketicilerin harcamalarında temkinli davranmaya devam ettiğini ve fiyat hassasiyetinin sürdüğünü vurguladı.
Şahinöz, sektörün geleceğinde yalnızca düşük fiyat rekabetinin belirleyici olmayacağını belirterek, taze ürünler, hazır yemek kategorileri, deneyim odaklı mağazacılık ve güçlü tedarik zinciri yönetiminin ön plana çıkacağını ifade etti.
Jeopolitik Riskler Tedarik Zincirlerini Yeniden Şekillendiriyor
Küresel gelişmelerin gıda sektörüne etkilerine de değinen Şahinöz, İran ile ABD arasında yaşanan gerilimlerin uluslararası lojistik ağlarında önemli kırılmalara yol açtığını söyledi.
Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin enerji ve gübre tedarikinde ciddi riskler oluşturduğunu belirten Şahinöz, “tam zamanında tedarik” anlayışının artık tek başına yeterli olmadığını ifade etti.
Şahinöz’e göre ülkelerin gıda tedarik politikalarını artık ekonomik bir konu olmanın ötesinde ulusal güvenlik perspektifiyle ele alması gerekiyor. Risk yönetimi, alternatif tedarik kaynakları ve kısa tedarik zincirlerine yapılacak yatırımların öneminin arttığına dikkat çekti.
Küçülen Haneler Tüketim Alışkanlıklarını Değiştiriyor
Türkiye’de demografik yapının da hızla değiştiğini belirten Şahinöz, toplumun yüzde 43,6’sının artık tek veya iki kişilik hanelerde yaşadığını söyledi.
Bu değişimin gıda üreticileri ve perakende sektörü açısından önemli sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Şahinöz, büyük ambalajlı ürünlerin yerini daha küçük porsiyonlu, pratik tüketim çözümleri ve hazır yemek kategorilerinin almaya başladığını ifade etti.
Yeni dönemde ambalajlama, porsiyonlama ve ürün segmentasyonu stratejilerinin yeniden şekilleneceğini belirten Şahinöz, ev dışı tüketim sektörünün de bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu kaydetti.
Gıda İsrafıyla Mücadelede TETT ve STT Farkı Önemli
Sürdürülebilirlik ve gıda israfı konularına da değinen Şahinöz, Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) kavramlarının tüketiciler tarafından doğru anlaşılması gerektiğini söyledi.
Gıda güvenliğini ifade eden STT ile ürün kalitesini gösteren TETT arasındaki farkın daha iyi anlatılmasının, önemli miktarda gıda israfının önüne geçebileceğini belirtti.
Foodist İstanbul 2026 İçin Büyük Beklenti
Şahinöz, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmak adına 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul TÜYAP’ta düzenlenecek Foodist İstanbul Fuarı’nın büyük önem taşıdığını ifade etti.
Dünyanın önde gelen gıda fuarlarından biri olmayı hedefleyen organizasyonun, Türk gıda şirketleri için yeni ihracat fırsatları yaratacağını ve firmaların 2027 dönemi ticari planlamalarına katkı sağlayacağını söyledi.
Şahinöz, ETÜDER üyesi firmaların geçmiş krizlerden edindiği deneyim, çevik yönetim anlayışı ve güçlü operasyonel kabiliyetleri sayesinde sektörün bu dönüşüm sürecinden güçlenerek çıkacağına inandığını da sözlerine ekledi.
