Murat Dede önderliğindeki URBANJOBS, zamansız tasarım yaklaşımını yeni projesi Scalla ile bir kez daha ortaya koydu. Beykoz’da konumlanan lüks Akdeniz restoranı Scalla, mimari diliyle yalnızca bir yemek alanı değil, çok katmanlı bir deneyim alanı olarak kurgulandı.
Akdeniz’in kıvrımlarından ilham alan cam perde sistemi
Scalla, adını İtalyanca “merdiven” anlamına gelen “scala” kelimesinden alıyor. Bu isim, projedeki kademeli alan geçişlerini, bakış açısındaki değişimleri ve mekansal keşfi simgeliyor. URBANJOBS, geleneksel düz cephe anlayışının dışına çıkarak Akdeniz’in organik kıyı çizgilerinden esinlenen eğrisel bir cam perde sistemi tasarladı. Bu geçirgen ve nefes alabilen yapı, mekanın iç-dış sınırlarını esnek biçimde yeniden tanımlıyor.
Mekansal süreklilik ve kullanıcı odaklı dolaşım deneyimi
Restoran içinde bar alanı, mimari bir odak noktası olarak konumlandırılmış. Ziyaretçiler mekanda dolaşırken barı bir referans olarak kullanabiliyor; bu sayede yön bulmak kolaylaşıyor. Murat Dede’nin aktardığına göre, kullanıcılar mekanda ilerledikçe bar, mutfak penceresi, merdivenler ve şarap dolabı gibi unsurlar arasında kesintisiz bir deneyim yolculuğu yaşıyor. Her dönüşte karşılaştıkları bu odak noktaları, mekanın bellekte pekişmesini sağlıyor.
İç ve dış mekanda bütüncül malzeme ve form dili
Scalla’nın iç ve dış mekanları, benzer malzeme diliyle kurgulandı. Eğrisel metal çerçeve sistemi dış mekandaki pergolalardan iç mekandaki mobilyalara kadar uzanıyor. Ahşap, deri, açık tonlu mermer ve bakır kaplamalı özel alüminyum desteklerle hem sıcak hem de modern bir atmosfer oluşturulmuş. PLANLUX tarafından tasarlanan aydınlatma sistemi de bu mimari bütünlüğü destekliyor.
Farklı işlevlere sahip alanlar arasında geçişi tavan tanımlıyor
Tavan tasarımı, restoranın farklı bölümlerini bütünleştiren bir yüzey olarak düşünülmüş. Bazı alanlarda yükseltilerek ferah bir hacim sunulurken, bazı kısımlarda düşürülerek ev hissi veren samimi bir atmosfer yaratılmış. Örme deri detaylar, bu yüzeyde vurguyu artırıyor.
