Automechanika Istanbul 2025, Türkiye otomotiv tedarik sanayisinin, dünyayla rekabet gücünü artırabilmesine olanak sağlayacak

automechanika-istanbul-2025-turkiye-otomotiv-tedarik-sanayisinin-dunyayla-rekabet-gucunu-artirabilmesine-olanak-saglayacak-URwA3qMc.jpg

Türkiye otomotiv tedarik sanayisi, 2024 yılını hem fırsatların hem de zorlukların bir arada yaşandığı çalkantılı bir dönem olarak geride bıraktı. TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, sektördeki dönüşüm için dijitalleşme, AR-GE yatırımları ve yerli üretim vurgusu yaparken, Automechanika Istanbul 2025 fuarının bu süreçte kilit rol oynayacağını söyledi.

Katma değerli üretim odakta olacak

Yakup Birinci, sektörün rekabet gücünü sürdürebilmesi ve küresel pazarda daha güçlü bir konum elde etmesi için teknoloji yatırımlarının hız kazanması gerektiğini belirtti. Elektrikli ve otonom araçlara yönelik batarya sistemleri, bağlantılı araç çözümleri ve sürdürülebilir üretim teknolojilerinin fuarda öne çıkacağını vurgulayan Birinci, “Yerli üreticilerimiz için uluslararası iş birlikleri ve ihracat ağlarını genişletme fırsatı bu fuarda bir kez daha masada olacak” dedi.

Türkiye’nin üretim hedefi 2,4 milyon adet

TAYSAD Başkanı, sektörün önümüzdeki 4 yıl içinde toplam üretimi 2,4 milyon adede çıkarmayı hedeflediğini açıkladı. Bu artışın yalnızca niceliksel değil, niteliksel olarak da desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Birinci, “Yüksek teknolojiye dayalı ve yerli katma değer içeren bir üretim modeli ile büyüme sağlanmalı. TAYSAD 5.0 vizyonumuz bu hedefi taşıyor” dedi.

İthal araç oranı ciddi risk taşıyor

Türkiye’de otomotiv pazarında ithal araçların %70’lik oranla baskın hale geldiğini söyleyen Birinci, yerli üretimin desteklenmesinin artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu dile getirdi. “1,5 milyon adetlik iç pazarda %70 yerlilik hedefi, sürdürülebilir büyümenin temelidir” diyerek politikaların bu hedefe uygun yeniden şekillendirilmesi gerektiğini belirtti.

Regülasyonlar risk değil, fırsat olabilir

Avrupa Birliği’nin yeni çevre ve sürdürülebilirlik regülasyonları sektör üzerinde baskı oluştursa da Birinci bu durumun doğru yönetilirse Türkiye için avantaj yaratabileceğini söyledi: “Regülasyonlara uyum sağlayan firmalar rekabet avantajı elde edecek. Bu süreci stratejik bir dönüşüm fırsatı olarak görmeliyiz.”

İhracatta dirençli performans

2024’te üretim rakamları 1 milyon 466 bine gerilese de, ihracattan elde edilen 37 milyar dolarlık gelir sektörün esnekliğini ortaya koydu. Ancak Avrupa’dan yeni proje akışlarının azalması ve küresel daralma riski, 2025 için temkinli olunmasını zorunlu kılıyor.

Exit mobile version