Chery Group, otomotiv sektöründe önemli bir dönüm noktasına ulaştığını duyurdu. Bu başarıyla, toplamda 5 milyon araç kilometre taşı aşılmış olup, bu rakam Çinli otomotiv markaları arasında bir ilk olma özelliği taşıyor. 31 Temmuz itibarıyla, Chery Group’un küresel kullanıcı tabanı 17,18 milyonu aşarken, bunlar arasında 5,17 milyondan fazla kullanıcı denizaşırı pazarlarda yer alıyor. Bu gelişmeler, markanın uluslararası pazardaki güçlü konumunu ve hızla büyüyen müşteri kitlesini açıkça ortaya koyuyor.
Temmuz ayında, Chery Group toplam 224.439 araç satışı gerçekleştirerek, geçen yılın aynı ayına kıyasla %14,7 oranında bir artış kaydetti. Ayrıca, yeni enerji araçları segmentinde de büyük bir başarı elde edildi ve 65.357 adetlik satışla %44,1’lik bir büyüme sağlandı. Şirket özellikle Temmuz ayında, ihracat hacminde büyük bir sıçrama yaparak, 119.090 araç satarak, bir önceki yıla göre %31,9 artış gösterdi ve böylece Çin’in en büyük otomobil ihracatçısı konumunu güçlendirmeye devam etti.
Yılın ilk yedi ayında ise, Chery’nin toplam satışları 1.484.563 araca yükseldi ve bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %14,5’lik bir büyümeyi temsil ediyor. Aynı zamanda, toplam ihracat hacmi 669.360 araca ulaşarak, Çin’in en büyük otomobil ihracatçısı olma unvanını korudu. Bu gelişmeler, markanın hem iç pazarda hem de dış pazarlardaki istikrarlı büyümesini net bir şekilde gösteriyor.
Bu arada, pazar rekabetinde BYD’nin de yükselişte olduğunu görüyoruz. İlk yarıda, BYD’nin ihracat hacmi yıllık bazda %118,2 oranında artış göstererek, Chery’nin önüne geçme yolunda önemli bir adım attı. Bu durum, Çin otomotiv sektöründeki yoğun rekabeti ve markalar arasındaki pazar payı mücadelesini yansıtıyor.
Yiche’nin verilerine göre, 2025 yılının ilk yarısında Çin’in otomobil ihracatında öne çıkan üç ülke ve bölgeler şunlardır: Meksika, BAE ve Rusya. Bu üç pazar toplamda sırasıyla 234.500, 214.000 ve 171.000 adet otomobil ihracatı ile dikkat çekiyor. Meksika, geçen yıla kıyasla %30,7 oranında artış gösterirken, BAE’de bu oran %58,5’e ulaşmış durumda. Ancak, Rusya’da ise %59,2 oranında bir düşüş yaşandı, bu da bölgedeki ekonomik ve politik gelişmelerin sektörü nasıl etkilediğine işaret ediyor.
