Ortadoğu’ndan gelen alüminyum tedarikindeki azalma, 2027 yılına kadar fiyatlarda yükselişe yol açması beklenen bir senaryoyu güçlendiriyor. Bölgeden ziyade dünya genelindeki kıtlık farklı sanayi dallarında da etkisini hissettiriyor ve bu durum Japon otomotiv sanayisi gibi önemli alıcıları da baskı altında bırakıyor.
Hürmüz Boğazı üzerinden geçen emtia akışında yaşanan sorunlar, özellikle Şubat ayı sonlarında İran’a yönelik askeri hareketlerin ardından Londra Metal Borsası’ndaki alüminyum fiyatlarının keskin artışına yol verdi. Söz konusu vadeli işlemler, savaş öncesi seviyelerin çok üzerinde işlem görmeye devam ediyor: Savaş başlamadan önce 3 bin 200 doların altında olan fiyatlar, şimdi metreküp başına 3 bin 600 doların üzerine çıkmış durumda.
Ortadoğu’daki üretim payı Çin dışındaki dünya alüminyum arzının yaklaşık %20’sini karşılıyor. Uzmanlar, savaş nedeniyle bazı üretim tesislerinde oluşan hasarların bu arzın büyük bölümünü 2027 yılına kadar kaybetmeye yol açacağını öngörüyor. Boğaz yeniden açılınca dahi toparlanmanın zaman alacağı belirtiliyor.
Japonya, Ortadoğu’dan önemli miktarda alüminyum ithal eden ve otomotiv endüstrisini bölgeden gelen ürünlere bağımlı kılan bir ülke olarak öne çıkıyor. Katar’daki Qatalum’un Mart ayında doğal gaz kıtlığı nedeniyle üretimini düşürdüğü bildirildi; bu durum, eritme tesisleri için kritik girdilerin temininde baskıyı artırıyor. Hürmüz Boğazı’ndan geçen alüminuma olan talep, bu tedarik zincirinin kırılganlığını yeniden ortaya koyuyor.
Wood Mackenzie’den kıdemli araştırma müdürü Uday Patel, bu aksaklıkların bu yıl dünya arzında Çin dışı yaklaşık %10’a denk gelen yaklaşık 3 milyon tonluk bir kayba yol açacağını söyledi. Gelecek yıl ise ek olarak yaklaşık 1,8 milyon tonluk bir açık bekleniyor ve EGA’nın Al Taweelah ile Alba eritme tesislerinin tam kapasiteye dönmesinin “en az bir yıl” süreceği tahmin ediliyor.
Eritme fırınlarındaki kaplar kapatıldıktan sonra içindeki katılaşmış alüminyumun çıkarılması gerekiyor; bu süreç hasar değerlendirmelerinin tamamlanabilmesi için kritik. Bölgeye yönelik hasar ve yeniden inşa çalışmaları, bölgenin dışından getirilecek onarım ekipmanlarına bağlı olacak ve bu durum süreci daha da uzatabilir.
