Ankara’da yaşayan Reha Altınok, klasik otomobilleri modern teknolojinin dokunuşuyla bir araya getiriyor. Otomobilleri sadece ulaşım aracı olarak görmeyen Altınok, her klasik aracın kendine özgü bir hikaye taşıdığına inanıyor. Uzun çalışmaların ardından, araçların tarihi dokusunu korurken güvenlik, konfor ve performans açısından günümüz yeniliklerini projelerine entegre ediyor. Son dönemde restore ettiği 1954 model Mercedes’i restomod yöntemiyle yeniden tasarlayarak, aracın dış görünümünü büyük ölçüde orijinal haliyle korurken motor, yürüyen aksam ve elektronik sistemlerini modern teknolojilerle yeniledi. Böylece geçmişin estetiğini günümüz mühendisliğiyle birleştirdi.
Klasik otomobil mirasını gelecek kuşaklara aktarma hedefiyle sürdürdüğü çalışmalarında sabır ve mühendislik kaygısı ön planda. Altınok, bu araçları yalnızca koleksiyon değerinde araçlar olarak görmekle kalmıyor; kültürel mirasın önemli parçaları olarak da gördüğünü her projede vurguluyor. Ayrıca Türkiye’nin ilk yapay zeka destekli arabasını da üretmeyi planlıyor.
Otomobil tutkusu giderek şekillenen Altınok, işin hobiden öte bir disiplin olduğuna inanıyor. Ekibiyle birlikte Türkiye’de ve dünyada dikkat çeken projeler üretiyor. Başlangıçta Diecast model haricinde bir deneyimi olmadığını söyleyen Altınok, kısa sürede bir koleksiyon geliştirerek oto sanayi çevresinde çözüm odaklı bir ekip oluşturdu. Bu süreçte boyacı, kaportacı, elektrikçi ve mekanikçilerle kurduğu güvenilir iş birliğinin önemini belirtiyor.
BU İŞİ SADECE KENDİMİ TATMİN ETMEK ADINA YAPIYORUM sözleriyle klasik otomobilleri modern dokunuşlarla yeni bir aşamaya taşıdığını belirten Altınok, Türkiye’de kişiye özel araç yapma kültürünün yaygın olmadığını, restomod ve custom kavramlarının uluslararası arenada daha çok konuşulduğunu ifade ediyor. Örneğin 1965 model Mustang’e yapılan güncel entegrasyonlar restomod olarak adlandırılıyor ve bu yaklaşımın Avrupa ile Amerika’da büyük ilgi gördüğünü belirtiyor.
BENİM HAYALLERİM ÇOK diyerek hayallerinin tükenmediğini anlatan Altınok, başlangıçta bu işin kendisi için bir hayal olduğunu söylüyor. Şu an hedefler, yapay zekayla donatılmış bir platform ve dünyanın dört bir yanından ilgi gören bir proje; bu süreçte elde edilen deneyimlerle Türkiye’den de bir otomobil markası çıkarma hayalini taşıyor. Proje dünyada geniş yankı bulurken, yapay zekayı sürüş ve donanımlarda kullanma planı netleşiyor. Araba, sesli komutlardan öte entegrasyonlar ve işlemlerle sofistike bir platforma dönüşüyor. 1-2 hafta içinde işletmeye alınması planlanan bu aracın garajdaki üretim aşamaları, ekip için heyecan verici bir döneme işaret ediyor.
PROJEMİZİN ADI YULA ifadesiyle projenin en zorlu kısmını aşmaya çalışan Altınok, dalga geçen ve küçümseyen tepkilerin motivasyonu düşürmesine karşı çıkıyor. Yüz binlerce takipçinin bulunduğunu ve destek gördüğünü söyleyen Altınok, eleştirilere karşı sabrı korumayı ve hayallerden vazgeçmemeyi öğütlüyor. Projeyi “Yula” olarak adlandırmaları da bu kararlılığı simgeliyor.
