Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), 2025’in ilk yarısına dair açıkladığı verilerle sektördeki daralmanın çift yönlü olduğunu ortaya koydu. Üretim, iç satış ve ihracat verilerindeki düşüş; sanayi politikalarının acilen gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
İç Satışlarda Yüzde 8, Üretimde Yüzde 8 Düşüş
TÜRKBESD’in yayımladığı rapora göre, 2025 yılının ilk 6 ayında beyaz eşya sektöründe iç satışlar geçen yılın aynı dönemine kıyasla %8 azaldı. Üretimde de yine %8’lik bir düşüş yaşanırken, ihracat %5 gerileyerek toplam satışlarda %6’lık bir daralma yarattı. Bu veriler, sadece küresel talep değil, iç pazardaki alım gücünün de zayıfladığını gözler önüne serdi.
Türkiye Beyaz Eşya Üretiminde Dünya İkincisi Ama Risk Büyük
Türkiye, %7’lik üretim payı ile Avrupa’nın lideri ve dünyanın ikinci büyük beyaz eşya üreticisi konumunda. Ancak 32 milyon adetlik üretim ve 22,5 milyon ihracat kapasitesine rağmen, ihracat ve iç pazarda yaşanan gerileme bu pozisyonun sürdürülebilirliğine dair soru işaretleri doğuruyor.
TÜRKBESD Başkanı Gökhan Sığın, sektörün ihracat pazarlarındaki kazanımlarının korunması gerektiğini vurgularken, artan maliyetler ve iç tüketimdeki daralmanın sektörün geleceğini tehdit ettiğine dikkat çekti.
Ticaret Politikası Soruşturmaları Tehlike Yaratıyor
Başkan Gökhan Sığın, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) uygulamasının ihracat rekabetçiliğinde kritik rol oynadığını vurgularken, son dönemde artan ticaret politikası soruşturmalarının sanayiyi olumsuz etkilediğini belirtti. Bu tür düzenlemelerin, üretim ve ihracatçı sektörlerin rekabetçiliğine doğrudan etkisi olduğunu ifade etti.
Enerji Verimli Ürünler Milli Servet İçin Stratejik
Enerji tasarruflu ürünlerin desteklenmesinin sanayinin rekabet gücünü artırmakla kalmayıp, enerji ithalatını düşürerek ülkenin dışa bağımlılığını azaltacağını belirten Sığın, bu ürünlerin tüketiciye daha ulaşılabilir kılınması gerektiğini ifade etti. Bu sayede hem üretim artacak hem de ihracat ivme kazanabilecek.
İklim Kanunu ve Sürdürülebilirlik Vurgusu
TÜRKBESD Başkan Yardımcısı Fatih Özkadı, Temmuz ayında yürürlüğe giren İklim Kanunu’nun 2053 net sıfır emisyon hedefi için kritik bir adım olduğunu vurguladı. Beyaz eşya sektörünün enerji verimli ve çevreci ürünlerle bu hedefe katkı sağladığını belirtti.
Ancak Özkadı, artan girdi maliyetleri, yüksek finansman yükü ve GEKAP (Geri Kazanım Katılım Payı) bedellerinin sanayi üzerindeki baskıyı artırdığına da dikkat çekti. GEKAP oranlarındaki kontrolsüz artışın, firmaların nakit akışlarını zorladığını ifade etti.
Anti-Damping Soruşturmaları ve Çelik Girdilerindeki Tehdit
TÜRKBESD Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz ise, sektörün ana hammaddesi olan çelik ürünlerine yönelik anti-damping soruşturmalarının üretim maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu soruşturmaların, iç ve dış satışlardaki daralmayı daha da derinleştirebileceğini ve enflasyonu körükleyebileceğini ifade etti. Özellikle teknik nedenlerle yalnızca ithalatla temin edilebilen çelik türlerinde vergi artışlarının sektöre zarar vereceği uyarısında bulundu.
Tüketici Dolandırıcılığına Karşı Uyarı: Servis.gov.tr Kullanın
TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Semir Kuseyri, yetkili servis adı altında tüketicileri yanıltan kişi ve firmalara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Güvenli hizmet için markaların resmi siteleri veya servis.gov.tr platformunun kullanılması gerektiğini vurguladı.
Sektör Desteğe Muhtaç: Teşvikler ve Politika Adımları Şart
Tüm bu açıklamalar, Türkiye’nin hem iç tüketimi canlandırmak hem de ihracat gücünü korumak adına beyaz eşya sanayi özelinde daha kapsayıcı, uzun vadeli ve maliyet baskılarını hafifletecek destek paketlerine ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. TÜRKBESD, üretimin, istihdamın ve global rekabetçiliğin sürdürülebilirliği için kamudan somut adımlar bekliyor.
