Hugh Grant’ın Kariyer Yolculuğu ve “Bulut Atlası” Üzerine Düşünceleri

Aşk Engel Tanımaz, Bridget Jones’un Günlüğü, Dört Nikah Bir Cenaze ve Ayı Paddington gibi ikonik yapımlarla tanınan Hugh Grant, son dönemde Vanity Fair dergisine verdiği röportajda kariyeri hakkında samimi açıklamalarda bulundu. 2009 yapımı Morganlar Nerede? filminde başrol paylaştığı Sarah Jessica Parker ile yaşadığı gişe fiyaskosunun ardından, kariyerinin zor bir döneme girdiğini ifade eden ünlü aktör, bu süreçte Bulut Atlası’nın kariyerini yeniden canlandırma fırsatı sunduğunu belirtti.
Wachowski kardeşler ve Tom Tykwer tarafından yönetilen Bulut Atlası’nda, toplamda altı farklı karakteri canlandıran Grant, bu deneyimin kendisi için ne denli dönüştürücü olduğunu vurguladı. “Wachowski kardeşler bana Bulut Atlası’nda birkaç küçük rol teklif etti ve açıkça söylemek gerekirse, bu teklifin arkasında muhtemelen uluslararası dağıtımcıların ‘Daha fazla tanınan isme ihtiyacımız var, buraya meşhur birini sıkıştırın’ düşüncesi yatıyordu. ‘Ah, aslında Hugh Grant’i pek istemiyoruz ama ona birkaç küçük rol verelim’ diye düşündüklerine inanıyorum. Bunu inkar ederler ama bir nebze böyle olduğunu düşünüyorum” dedi.
Yüzyılları kapsayan bu epik filmdeki rolleri kabul etme sürecine değinen Grant, “Doğru, geçmişte karakterleri canlandırmaktan büyük keyif alıyordum. Hatta neredeyse oyunculuğu seviyordum” ifadesini kullandı. “Üniversitede saçma sesler çıkararak, tuhaf karakterler canlandırarak, insanları güldürerek başladım. Sonrasında Londra’da bir komedi şovuna katıldım ve karakter canlandırma yeteneğimi geliştirdim. Ancak, görünüşümün de etkisiyle, birdenbire romantik kahraman olarak başrolde yer almaya başladım. Her şey yolundaydı ama en iyi yaptığım şeyin bu olduğunu düşünmüyorum, aynı zamanda daha az eğlenceli bir süreç olduğunu da kabul ediyorum” şeklinde devam etti.
Grant, Bulut Atlası’nda aldığı rolün kariyerinin seyrini tamamen değiştirdiğini ifade ederken, “Kalitesinin düşük olduğunu düşündüğüm ya da sinemacıların özgürlüğünün kısıtlandığı bazı projeleri reddettim. Büyük bir şirketin bu sinemacıların her adımına müdahale ettiğini hissettiğim için o kararı vermek istemedim” sözleriyle sektördeki zorlukları ve kendi tercihlerini açıkça dile getirdi.

















