Tete ve Masal: Rüyalar Diyarı’nda Prenses Rolüyle Pelin Karahan
Geçtiğimiz günlerde vizyona giren Tete ve Masal: Rüyalar Diyarı filminde prenses karakterine hayat veren Pelin Karahan, MAG dergisine samimi açıklamalarda bulundu. Karahan, filmdeki rolü ve kariyeri hakkında içten ifadelerde bulundu.
Kavak Yelleri ve Samimiyetin Gücü
Üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen hala adından söz ettiren Kavak Yelleri projesine değinen Karahan, “Bu projeden yıllar sonra bile insanlar hâlâ izlediklerini ve tekrar baştan başladıklarını söylüyorlar. O zaman çok küçük olanlar şimdi büyümüş, ‘Biz, sizle büyüdük’ diyorlar. Bu, doğru ve güzel bir iş yaptığımızın bir göstergesi. Bunun sebebi ise biraz da şans. Şimdi baktığımızda projeler genellikle o kadar uzun soluklu olmuyor. Kesinlikle çok doğru bir kadro kurulmuştu. O kadro da doğru senaryo ile buluşmuş diyebilirim. Herkes o karakterlerin gerçek olduğunu düşünüyordu. Efe, Aslı, Deniz, Mine; hepsi sanki hayatımızın içinden geliyordu. Ailelerinden, hayatlarından bir parça gibiydik. Hâlâ beni sokakta gördüklerinde öyle hissettiriyorlar. Bu durum samimiyetle ilgili. Galiba doğallıkla yapılan bir iş olduğu için, benim için bu işin okulunu okumadım; televizyondaki ilk rol tecrübemdi. İçimden geldiği gibi oynadım Aslı’yı ve o da karşı tarafa samimiyetle geçti. Aslı, içimizden biri gibi. En büyük şey, samimi hissettirmesi.” dedi.
Geçmişe Dönüş ve Duygusal Anılar
O günleri özlemle andığını ifade eden Karahan, “Bazı işlerde denk geldiğimiz zaman ya da sosyal hayatta bir araya geldiğimizde, çok değişik bir his yaşıyorum. Çok uzun zamanlarımız bir arada geçmişti. Herkes büyüdü, evlendi, çoluk çocuk sahibi oldu. Biz o zamanlar yirmili yaşlarımızdaydık, şimdi kırklı yaşlara geldik. İnsanın gözü doluyor tabii. Yaz-kış birlikte vakit geçirdik; şu anki projelerle karşılaştırdığımızda, bu zaman dilimi oldukça uzun. Ayrıca, İzmir’de çektiğimiz için ekstra bağlar gelişiyor. Oranın yeri bambaşka.” diyerek duygularını dile getirdi.
Dönem Projeleri ve Yaşanmışlık Hissi

“Dönem işlerini çok seviyorum ve bu projelerde yer almaktan büyük keyif aldım. Muhteşem Yüzyıl, apayrı bir deneyimdi! Onunla role girmemek mümkün değildi.” diyerek rol aldığı dönem projelerinden de bahsetti. “Bir Zamanlar Kıbrıs, çok eski olmayan, daha yakın bir dönem. Gerçek bir hikâye olduğu için, o kostümler, o doku ve yaşananlar insanı daha gerçek hissettiriyor. Neden bilmiyorum, günümüz işleri elbette çok güzel ama dönem işlerinde bir yaşanmışlık duygusu olması, oynarken biraz daha farklı hissettiriyor. Dönem dönem ayıramam ama geçmiş her dönem benim için çok anlamlı.” şeklinde konuştu.











