Avrupa’nın Doğalgaz Depo Durumu
Gas Infrastructure Europe verilerinden elde edilen bilgilere göre, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında doğalgaz depolarında en düşük doluluk oranına sahip ülke, %29,9 ile Fransa olarak kaydedilmiştir. Fransa, bölgedeki en büyük enerji tüketicileri arasında yer almasına rağmen, gaz depolarındaki doluluk oranı, Avrupa Komisyonu tarafından belirlenen %41’lik hedefin altında kalmıştır.
AB dışındaki ülkelerde ise Ukrayna’nın doğalgaz depolarındaki doluluk oranı %9,3, İngiltere’deki doluluk oranı ise %25,7 olarak tespit edilmiştir. Portekiz, depolarını tamamen doldurmuşken, onu %88 ile İsveç ve %69 ile İspanya takip etmektedir. Genel olarak Avrupa’nın doğalgaz depolarındaki doluluk oranı, 10 Şubat itibarıyla %48,5 olarak kayıtlara geçmiştir; bu oran, geçen yılın aynı döneminde %67 seviyesindeydi.
Yılda 400 milyar metreküpten fazla doğalgaz tüketen AB ülkeleri, Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’dan doğalgaz alımını durdurmuş ve bu durum, Rusya ile Ukrayna arasındaki doğalgaz transit anlaşmasının 31 Aralık 2024’te sona ermesine neden olmuştur. Ukrayna yönetimi, 2023 sonu için yayımladığı verilere göre, boru hatları aracılığıyla ülke üzerinden Avrupa’ya taşınan Rus gazı miktarının geçen yıl 2022’ye kıyasla %28,4 azalarak 14,6 milyar metreküpe gerilediğini bildirmiştir.
Fiyatlar İki Yılın En Yüksek Seviyesine Yükseldi
Enerji güvenliğini sağlamak amacıyla çeşitli önlemler alan AB ülkeleri, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatına yönelmiş ve verimlilik konusunda adımlar atmıştır. Avrupa’nın azalan gaz stoklarını yenilemek için daha fazla gaza ihtiyaç duyulması ve piyasalardaki daralma endişeleri nedeniyle depolama seviyeleri titizlikle izlenmektedir. Bu gelişmeler ve depolardaki doluluk oranının yarattığı panik nedeniyle, Avrupa’da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğalgaz ticaret noktası TTF’de işlem gören Mart vadeli kontratlarda doğalgaz fiyatı, 10 Şubat’ta megavatsaat başına 58,75 euro ile son iki yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.
Enerji Krizi Henüz Sona Ermedi
İtalya’daki Ricerche Industriali ed Energetiche (RIE) enerji jeopolitiği ve piyasaları alanında araştırma görevlisi Francesco Sassi, konuya ilişkin değerlendirmesinde, AB’nin arzı güvence altına almak için yeni düzenlemeler ve eşikler belirlediğini, ancak bunların yeterli olup olmadığı konusunda şüpheler bulunduğunu ifade etmiştir. Sassi, piyasalardaki güvenin azaldığını ve AB gaz depolarının mevcut durumunun, 2022’de krizin zirveye ulaşmasından bu yana uygulanan gaz güvenliği politikalarının başarısızlığını en iyi ve aynı zamanda en kötü şekilde temsil ettiğini belirtmiştir. Kış sonunda depoların doldurulması için maliyetli politikalar ve küresel bir koşuşturma olacağına dikkat çeken Sassi, bu durumun Asya ve Latin Amerika gibi bölgeler dahil, AB’nin komşularını da etkileyebileceğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, bu senaryo, politika yapıcılar ve uluslararası kurumlar tarafından aylardır ifade edilenin aksine, enerji krizinin henüz sona ermediğine işaret etmektedir.
18 Doğalgaz Depolama Tesisine Sahip AB Ülkeleri
AB üyesi 27 ülkenin 18’inde doğalgaz depolama tesisi bulunmaktadır. En yüksek gaz depolama kapasitesine sahip ülke, 25,1 milyar metreküp ile Almanya’dır. Almanya’yı 20,2 milyar metreküple İtalya, 14,7 milyar metreküple Hollanda, 13,2 milyar metreküple Fransa, 9,8 milyar metreküple Avusturya ve 6,9 milyar metreküple Macaristan izlemektedir. Bunun yanı sıra, Belçika, Bulgaristan, Çekya, Danimarka, İspanya, Hırvatistan, Polonya ve Romanya gibi ülkelerde de belirli miktarda doğalgaz depolama kapasitesi bulunmaktadır. Avrupa’nın toplam doğalgaz depolama kapasitesinin yaklaşık 113 milyar metreküp seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir.
Kritik Seviye Tablolarında Değişiklikler
Öte yandan, Avrupa’daki gaz depolarının doluluk oranını ifade eden çeşitli renklerde değişiklik yapılmıştır. Daha önce “güvenilir” kabul edilen %71-100 doluluk oranı yeşil, “kayda değer” kabul edilen %51-70 doluluk oranı sarı ve “tehlikeli” olarak adlandırılan %50’nin altındaki doluluk oranı kırmızı renkle gösteriliyordu. Ancak bu ayın başında yapılan değişiklikle, %41-100 doluluk oranı “güvenilir”, %31-40 “kayda değer” ve %30’un altı ise “tehlikeli” kategorisinde değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu adımın, paniği önlemek amacıyla atılmış olabileceği düşünülmektedir.

















