M23 İsyanı ve Uluslararası Kriz
23 Mart Hareketi (M23) olarak bilinen isyancı grup, Ruanda sınırındaki Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin ikinci büyük kenti Bukavu’yu ve Rusizi sınır kapısının Kongo tarafını ele geçirerek dikkatleri üzerine çekmiştir. M23 isyancılarının, Ruandalı Tutsi topluluğu tarafından desteklendiği iddia edilmektedir. Bu durum, bölgedeki uluslararası diplomatik ilişkileri derinden etkilemiş ve bir kriz ortamı yaratmıştır.
Belçika, 15 Şubat tarihinde yaptığı açıklamada, “Belçika, Ruanda destekli M23/AFC’nin Bukavu’ya yönelik saldırısını şiddetle kınıyor” şeklinde bir ifade kullanarak durumu ciddiyetle ele aldığını belirtmiştir. Bu açıklama, Ruanda Dışişleri Bakanlığı tarafından sert bir yanıtla karşılanmış, bakanlık, Belçika ile olan 2024-2029 ikili yardım programının askıya alındığını duyurmuştur.
Ruanda Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada, “Ruanda ulusal güvenliği tehlikeye atmaya zorlanamaz veya şantaj yapılamaz. Tek amacımız, güvenli bir sınır sağlamak ve bölgemizdeki şiddet yanlısı etnik aşırılıkçılığın kalıcı bir şekilde sona ermesini temin etmektir. Ruanda’nın barışa ve kalıcı bir çözüme ihtiyacı vardır. Ayrıca, Demokratik Kongo Cumhuriyeti Hükümeti ve uluslararası toplumun, BM onaylı soykırımcı FDLR milislerini dağıtma ve azınlık haklarını koruma taahhütlerini yerine getirememesi nedeniyle tekrarlanan çatışma döngülerine kimsenin tahammül etmemesi gerektiğini ifade etmek isteriz.”
Belçika Tarafını Seçti
Ruanda hükümeti, “Belçika, bu çatışmada bir taraf seçme konusunda siyasi bir karar almıştır; bu, onun hakkıdır. Ancak kalkınmayı siyasallaştırmak açıkça yanlıştır.”
Bu açıklamaların ardından, İngiltere Dışişleri Bakanlığı da konuyla ilgili bir açıklama yaparak, “Dışişleri Bakanlığı, Ruanda Savunma Kuvvetleri ve M23’ün Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda kaydettiği ilerlemeler sonrasında Ruanda Yüksek Komiserini çağırmıştır” dedi.












