Çelebi Havacılık Grup CEO’su Dave Dorner’ın Değerlendirmeleri
Çelebi Havacılık Grup CEO’su Dave Dorner, Bloomberg HT’ye verdiği röportajda havacılık sektörüne dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Dorner, 2023 yılının yüksek gelirlerle kapandığını ve Türkiye pazarında oldukça başarılı bir yıl geçirdiklerini ifade etti. “Biz havacılık sektöründe kargo ve yolcu taşımacılığı alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Geride bıraktığımız yıl, dünya genelinde rekor düzeyde gelir elde edilen bir dönem oldu. 2024 yılı için, 2023 ile kıyasladığımızda, global anlamda %10.4’lük bir büyüme öngörüyoruz. Çelebi Havacılık olarak ise, 2024’te euro bazında gelirimizi %30 artırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda kârlılığımız da oldukça güçlü; %30 oranında bir artış yaşadık. Sonuçlardan memnunuz ve Türkiye pazarında çok başarılı bir yıl geçirdik. Macaristan, Almanya ve Hindistan gibi ana pazarlarımızda da iyi gelişmeler yaşadık. Türkiye’deki kârlılığımız ise %15 civarında gerçekleşti. 67 yıldır Türkiye’de varız ve burası bizim için öncü bir pazar.” şeklinde konuştu.
“Türkiye, 10’uncu En Büyük Pazar Olacak”
Dorner, Endonezya pazarına geçen yıl Nisan ayında girdiklerini belirterek, “Endonezya, birçok adadan oluşan büyük bir ülke ve burada büyük bir ihtiyaç var. Uzun uçuş rotaları ile coğrafi olarak bizi oldukça tatmin edebilecek bir pazar. 89 milyonluk bir nüfusa sahip ve dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri. Bu nedenle, büyüme açısından büyük bir potansiyeli var. Global olarak, bu pazarın 10’uncu en büyük pazar olduğunu söyleyebilirim ve önümüzdeki 15 yıl içinde 5’inci en büyük pazar olmasını bekliyoruz. Hindistan ise 3’üncü en büyük pazar konumuna yükselebilir. Türkiye de 10’uncu en büyük pazar olacak. Böylelikle, Çelebi Havacılık olarak üç büyük pazar içinde yer almış olacağız.” dedi.
Avrupa’da büyüme dinamizminin daha düşük olduğunu vurgulayan Dorner, hedefleri doğrultusunda gelişmekte olan ülkelere odaklandıklarını belirtti. “Sektörde Doğu’ya yönelmek, özellikle yüksek penetrasyon sağlamak açısından daha avantajlı. Avrupa’da dinamizm düşük, bu nedenle gücümüzü gelişmekte olan ülkelere hizmet vererek ortaya koymak istiyoruz. Frankfurt Havalimanı’nda yalnızca kargo taşımacılığı yapıyoruz; orası da önemli bir merkez. Macaristan pazarına 2006’da girdiğimizde, burası gelişmekte olan bir ülke kategorisindeydi. Ancak şimdi Avrupa’nın önemli bir parçası haline geldi. Almanya’da hizmet sağlayıcıların en büyüğüyüz, fakat büyüme hedeflerimizi Avrupa yerine gelişmekte olan ülkelere yönlendirmekteyiz.” diye ekledi.
Dorner, hedeflerinden bahsederken, Endonezya, Afrika, Ortadoğu ve Doğu Asya’nın büyük potansiyel taşıdığını ifade etti. “Türkiye’de 32 farklı noktada faaliyet gösteriyoruz ve stratejimiz, Türkiye ile birlikte büyümek. Beş yıllık uluslararası planımızı incelediğimizde, daha fazla pazara girmeyi düşünüyoruz; örneğin, Endonezya, Afrika, Ortadoğu ve Doğu Asya’da büyük fırsatlar var. Ortadoğu’da Suudi Arabistan önemli bir hedef pazarı, başka ülkeler de mevcut ancak şu anda ihale süreçleri devam ettiği için detay veremiyorum. Afrika’da birçok küçük havalimanı bulunmakta ve ülkeler birbirine oldukça yakın. Ticaret anlaşmaları arttıkça, bu bölgelerde bize olan ihtiyaç da artacaktır. Örneğin, Nijerya, Cezayir ve Mısır gibi pazarlarda yer almak istiyoruz ve bu alanlarda alternatif çözümler arıyoruz. Güneydoğu Asya’ya da yöneliyoruz; aynı zamanda Türkiye ile bu ülkeler arasındaki ikili ticaret ilişkilerini güçlendirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Kargo taşımacılığı için daha fazla fırsat oluşacaktır.” dedi.
Yüzde 30 Kadın İstihdamı ve İklim Değişikliği Zorlukları
Dorner, %30 oranında kadın istihdam ettiklerini ve bu kadınların yüksek pozisyonlarda görev aldığını dile getirdi. Ayrıca, 15 bin kişiye istihdam sağladıklarını ve teknolojiyi kullanarak verimliliği artırmayı hedeflediklerini kaydetti. Sektörde karşılaştıkları en büyük zorluklardan birinin iklim değişikliği ve emisyonlar olduğunu vurguladı. “Teknolojiyi, hizmet süreçlerimizi daha verimli hale getirmek için kullanıyoruz. Hizmet sağladığımız yerlerde video çekimleri yaparak kalite ve verimliliği artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca, yapay zekayı hizmetleri nasıl iyileştirebileceğimizi takip etmek için kullanıyoruz. Gelecekte teknolojiyi daha geniş alanlara entegre etmeyi ve konsolidasyonlar gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Uçakla seyahat giderek daha güvenli hale geliyor; havacılık sektörü kalite ve güvenliğe büyük önem vermelidir. En büyük zorluklarımızdan biri, iklim değişikliği ve emisyon endişeleri. Elektrikli büyük uçakları henüz uçuramadığımız için karbon ayak izimizi nasıl azaltacağımıza dair adımlar atmalıyız. Havalimanlarının daha yeşil hale gelmesi bekleniyor ve bizden de aynı şekilde karbon ayak izimizi azaltmamız isteniyor. İklim konusunda büyük adımlar atmalıyız ve bu konuda hangi adımları atabileceğimizi sürekli takip ediyoruz.” şeklinde sözlerini tamamladı.
















