İKSV’den Venedik Bienali’ne Önemli Katkılar
Beyoğlu Metrohan’da gerçekleştirilen basın toplantısında, İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, vakfın Türkiye’deki kültürel, sanatsal ve düşünsel üretimin uluslararası alanda temsilini son derece önemsediğini vurguladı. İstanbul’da düzenledikleri etkinliklerin yanı sıra, yurtdışındaki faaliyetlerle de yaratıcı profesyoneller için uluslararası etkileşim imkanlarını artırmak adına yoğun çaba sarf ettiklerini ifade etti. Taner, Venedik Bienali sergisine dair şu ifadeleri kullandı:
“Bu yıl Venedik’te, küratörlerimizin liderliğinde, geniş bir katılıma sahip olan, geleneksel modelleri yenilikçi teknolojilerle harmanlayan ve güncel meselelere yeni bakış açıları sunan, geleceğe dair umut verici projeleri bir araya getiren bir sergi sunuyoruz. 2014 yılında, 21 destekçinin katkılarıyla, ülkemize Arsenale’de kalıcı bir mekan kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ayrıca, Türkiye’nin Venedik Mimarlık Bienali’ne katılabilmesini sağladığımız için oldukça gururluyuz. Bu serginin hayata geçmesinde emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve bireylere teşekkür ediyorum.”
Yerebasan Projesi Üzerine
Toplantıda küratörler Erdem ve Kalfa, “Yerebasan” projesi hakkında ortak bir açıklama yaparak şunları dile getirdiler:
“Yerebasan ile ziyaretçileri, toprağı müstakil bir varlık olarak değil, etrafımızı saran yaşam dokusunun ayrılmaz bir parçası olarak algılamaya davet ediyoruz. Toprak, altımızdaki bir yüzey ya da çıkarılacak bir kaynaktan ibaret değil; daha ziyade yoğun, zeki ve bizimle etkileşim içinde olan bir dünya. Sergi, malzeme araştırmaları, sanatsal belgelemeler ve bilimsel gözlemlerle bizleri, bu dinamik alışverişin içindeki yerimizi yeniden düşünmeye yönlendiriyor. Bu bağlamda, aşındırdığımız yapıları ve sıklıkla göz ardı ettiğimiz potansiyelleri görmemiz için bir çağrıda bulunuyor. Böylece, kendini dayatmayan, aksine çevreyi dinleyen ve onunla etkileşimde bulunan yaşam ve inşa biçimlerini öneriyor.”
Küratör Ceren Erdem, bienal için toprak üzerine bir çalışma yapmaya karar verdiklerini ve geniş bir ekibin desteğiyle projeyi geliştirdiklerini belirterek, süreçle ilgili detaylar verdi. Küratör Bilge Kalfa ise izleyicilerin sergide toprakla kaplı bir mekana gireceklerini belirterek, “Uzun zamandır kimse toprağa basmadığı için, ziyaretçiler burada çocukluklarıyla yeniden karşılaşabilirler. Toprakla ilişki kurma konusuyla da derin bir bağ kuracaklar.” şeklinde konuştu. Hazırlık sürecinin son derece yoğun geçtiğini aktaran Kalfa, “20 katılımcının bulunduğu bu projede, hikayeleştirme, organizasyon ve işbirlikleri ile büyük bir emek harcandı.” dedi.
Basın toplantısında, Türkiye Pavyonu’nun eş sponsorları olan Schüco Türkiye Genel Müdürü Can Eren ile VitrA adına Eczacıbaşı Yapı Gereçleri CEO’su Hasan Pehlivan da söz alarak projeye dair görüşlerini paylaştılar.
Türkiye Pavyonu Hakkında
Önemli mimarlık etkinlikleri arasında yer alan Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’nin 19. edisyonu, bu yıl 10 Mayıs‘ta kapılarını açacak. Bu yılki edisyonun başlığı ve teması, La Biennale di Venezia Başkanı Pietrangelo Buttafuoco ve 19. Uluslararası Mimarlık Sergisi’nin küratörü Carlo Ratti tarafından “Intelligens. Natural. Artificial. Collective.” olarak belirlenmiştir. Bienal, Giardini, Arsenale ve Venedik’teki çeşitli mekanlarda 10 Mayıs-23 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak. Bienalin ön izlemesi ise 8-9 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek. Bienalin ana mekanlarından Arsenale’de yer alan Türkiye Pavyonu, İKSV’nin koordinasyonunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla ve Dışişleri Bakanlığı’nın himayesinde düzenleniyor.
Venedik Mimarlık Bienalleri’nde Türkiye Pavyonu sergileri, 2014 yılından bu yana Schüco Türkiye ve VitrA’nın eş sponsorluğunda gerçekleştirilmektedir. Bu yıl Türkiye Pavyonu’na Fibrobeton Yapı Elemanları ve STONELINE katkı sağlayan kuruluşlar arasında yer alırken, Türk Hava Yolları hava yolu partneri, FÖRNİ ve SAHA Derneği ise prodüksiyon destekçileri olarak projeye katkıda bulunuyor.
Bienal’de sergilenecek ve ziyaretçileri toprakla daha derin bir bağ kurmaya davet edecek “Yerebasan” projesi, toprağın hissedilip duyumsanabileceği, etkileşimli bir sergi olarak tasarlanmıştır. Küratörler, bu sergiyle sürdürülebilir, dayanıklı ve çevreyle uyumlu inşa ve yaşam biçimleri tasavvur ederken, toprağın öğretebileceklerine kulak vermeyi ve geleceğin toplumları için toprağı ortak bir zemin olarak değerlendirmeyi hedefliyorlar.
Hüseyin Aksoy, Michael Akstaller, E. Füsun Alioğlu, Senem Akçay, Ali Mahmut Demirel, Sinem Dişli, Yelda Gin, Ali Miharbi, Özgül Öztürk, Serkan Taycan ve Orkan Telhan, sergiye bireysel olarak katkı sağlamışlardır. Bire-Pan, Common Action Walls, Herkes İçin Mimarlık ve Poçolana Works, Mono Earth, Ozruh, Rec II, ReYard House, Solidified ve Yalın Mimarlık gibi ekipler de sergiye ortak katkıda bulunmuşlardır. Projeyle ilgili ayrıntılara “turkiyepavyonu25.iksv.org” adresinden ulaşılabilecektir.
Sergiye paralel olarak Melis Cankara editörlüğünde hazırlanan kitapta Aytek Soner Alpan, Sevince Bayrak, Ömür Harmanşah, Enise Burcu Karaçizmeli, Burcu Serdar Köknar, Aslı Odman, Bülent Tanju ve Evren Uzer’in yazıları da yer almaktadır. Bu yayın, küratörlerin metni ve katılımcıların eser açıklamalarını içermekle birlikte, ele alınan temaların farklı bakış açılarıyla derinleştirilmesini amaçlamaktadır.
Toprak temasının çok katmanlı ve canlı yapısını yansıtan kitap, Türkçe ve İngilizce olarak iki cilt halinde yayımlanacak. Kitabın Türkçesine seçili kitabevlerinden ulaşılabilecektir. Ayrıntılar, bienal açılışıyla birlikte paylaşılacaktır.














