Moskova’da İstiklal Marşı’nın Kabulü Etkinliği
Moskova Yunus Emre Enstitüsü’nde (YEE) gerçekleştirilen İstiklal Marşı’nın kabulü etkinliği, Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Tanju Bilgiç, Moskova YEE Koordinatörü Gökhan Yağcı, Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile Rus ve Türk vatandaşlarının katılımıyla büyük bir coşkuyla gerçekleşti.
Program, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin sembolü olan İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından, Mehmet Akif Ersoy’un hayatı, marşın yazılış süreci ve kabulü hakkında derinlemesine konuşmalar yapıldı. Etkinlikte, katılımcılar için özel olarak hazırlanmış şiirler de okundu.
Etkinliğin düzenlendiği salonda, Rus ressam Valentin Feldman tarafından İstanbul Çamlıca’da yağlı boya ile yapılmış olan Mehmet Akif Ersoy’un portresinin kopyası sergilendi. Bu resim, etkinliğe katılanların ilgisini çekerken, Ersoy’un sanata olan tutkusunu da gözler önüne serdi.
Konuşmalarında, Büyükelçi Tanju Bilgiç, milli mücadelenin en zor dönemlerinde Türk milletinin yeniden dirilişini ve şahlanışını en güzel şekilde ifade eden İstiklal Marşı’nın, Türk milletinin inancının, yenilmez azminin ve vicdanının ortak sesi olduğunu vurguladı. Bu marşın, bağımsızlık ve özgürlük aşkının en güzel tezahürü olduğunu belirtti.
Moskova YEE Koordinatörü Gökhan Yağcı, sunumunda Mehmet Akif Ersoy’un yaşamına dair birçok önemli detayı katılımcılarla paylaştı. Ersoy’un yaşamı boyunca Rus sanatı ve edebiyatıyla da yakından ilgilendiğini hatırlatan Yağcı, onun Rus realizmini taşıyan eserleri takdir ettiğini anlattı. Ayrıca, İstiklal şairinin Rus piyanist Leopold Godovskiy’e olan ilgisi hakkında da bilgiler verdi.
Yağcı, “Mehmet Akif, yaşamının son günlerini İstanbul’da geçirirken, en yakınındaki kişi Rus hasta bakıcı Mari Mançenko olmuştur. Yazar Mithat Cemal, eserlerinde Mari Mançenko’nun Akif’e bir çocuk gibi baktığını ve onun hayatını kaybettiğinde günlerce yas tuttuğunu belirtmiştir,” diyerek bu özel bağı da vurguladı.

















