1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Aşık Veysel’in 52 Yıl Önce Aramızdan Ayrılması: Unutulmaz Eserleriyle Kalplerimizi Nasıl Fethetti?

Aşık Veysel’in 52 Yıl Önce Aramızdan Ayrılması: Unutulmaz Eserleriyle Kalplerimizi Nasıl Fethetti?

Aşık Veysel'in 52 yıl önce aramızdan ayrılışı, sanatının derin etkilerini hâlâ hissettiriyor. Bu makalede, unutulmaz eserleriyle kalplerimizi nasıl fethettiğini ve onun mirasının günümüzdeki yansımalarını keşfedin.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Aşık Veysel: Türk Halk Müziğinin Unutulmaz Sesi

Türk müziğinin derin izlerini bırakan halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu’nun vefatının üzerinden 52 yıl geçti. “Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece / Bilmiyorum ne haldeyim / Gidiyorum gündüz gece” ve “Ben giderim adım kalır / Dostlar beni hatırlasın / Düğün olur bayram gelir / Dostlar beni hatırlasın” dizeleri, onun hayat görüşünü ve sanatını yansıtan özlü sözlerdir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu anlamlı yıl dönümü vesilesiyle Aşık Veysel’i anma mesajını sosyal medya üzerinden paylaştı. Erdoğan, “Milletimizin gönül yolunu çok iyi bilen, özünden geçen büyük bir ustalıkla saza ve söze döken Anadolu halk ozanımız Aşık Veysel’i ahirete irtihalinin yıl dönümünde rahmetle, hürmetle yad ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Hayatının İlk Yılları ve Eğitim Süreci

Hayatının İlk Yılları ve Eğitim Süreci

Aşık Veysel, 25 Ekim 1894 tarihinde Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde, Gülizar ve Ahmet Şatıroğlu çiftinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Aşıklık geleneğinin önemli bir temsilcisi olarak işaretlenen Veysel, hayatının büyük kısmını bu köyde, zorlu bir yaşam mücadelesi içinde sürdürdü.

Çocuk yaşta çiçek hastalığına yakalanan Veysel, bu hastalık sonucunda 7 yaşında sol gözünü kaybetti. Bir gün, inek sağan babasının yanına giden küçük Veysel, bir öküzün boynuzunun sağ gözüne girmesiyle tamamen görme engelli oldu. Ailesinin maddi durumu, onun gözlerini tedavi ettirmesine imkân tanımadı.

Babasının vefatından sonra aşıklık geleneğiyle tanışan Veysel, bu kültüre özlem duydu. Çocuk yaşta katıldığı aşık sohbetlerinde, usta isimlerden deyişler dinleyerek kendini geliştirdi. Babası, Veysel’in sanata olan ilgisini fark ederek ona özel bir bağlama yaptırdı. Aşık Veysel, ilk saz derslerini köydeki saz ustalarından Çamşıhlı Ali ve Molla Hüseyin’den aldı.

İlk Evliliği ve Aile Hayatı

İlk Evliliği ve Aile Hayatı

Veysel, 1919 yılında Esma Hanım ile ilk evliliğini gerçekleştirdi. Bu evlilikten bir kızı ve bir oğlu oldu, ancak talihsizlikler peşini bırakmadı; oğlu 10 günlükken, kızı ise 2 yaşında hayatını kaybetti. Eşi Esma Hanım, Veysel’in hayatından ayrılarak onu yalnız bıraktı. Kısa bir süre içinde annesi Gülizar Hanım ve babası Ahmet Şatıroğlu da vefat etti.

Aşık Veysel, 1928 yılında Gülizar Hanım ile evlenerek yeni bir aile kurdu. Bu evlilikten Zöhre, Ahmet, Hüseyin, Menekşe, Bahri, Zekine ve Hayriye adında yedi çocuk dünyaya geldi. Ancak bu sevinçler de acılarla doluydu; oğlu Hüseyin birkaç aylıkken vefat etti. Aşık Veysel’in büyük oğlu Ahmet, 2018 yılında 84 yaşında, büyük kızı Zöhre Başer ise 2020’de 85 yaşında, Bahri Şatıroğlu ise 2021’de hayatını kaybetti.

Sanat Hayatı ve Eserleri

Aşık Veysel, 1931 yılında Sivas’ta düzenlenen “Sivas Halk Şairleri Bayramı”na katılarak birinci oldu. 1933 yılına kadar usta ozanların eserlerini seslendiren Veysel, bu tarihten sonra kendi şiirlerini besteleyerek dinleyicileriyle buluşturdu. “Atatürk’tür Türkiye’nin ihyası / Kurtardı vatanı düşmanımızdan” dizeleriyle başlayan şiirini Atatürk’e sunmak için üç ay yürüyerek Ankara’ya gitti, ancak Atatürk’e ulaşamadı. Aşık Veysel, 1933’ten itibaren Türkiye’yi dolaşmaya başladı ve oğlu Veysel ile birlikte birçok şehirde konserler verdi.

Aşık Veysel, 1941-1946 yılları arasında çeşitli köy enstitülerinde eğitim vererek gençlere bağlama çaldırdı. Bu dönemde “Toprak” adlı eserini kaleme aldı. Ayrıca, 1952 yılında gerçekleştirilen jübile etkinliğinde sanat camiasının önde gelen isimleri onun yeteneğini takdir etti.

Medya ve Sinema ile İlişkisi

Aşık Veysel, 1950’de Metin Erksan’ın yönettiği “Karanlık Dünya” adlı filmde rol aldı. 1964’te 2. Sivas Aşıklar Bayramı’na katıldı ve 1967’de 2. Konya Aşıklar Bayramı’nda jüri üyeliği yaptı. 1971 yılında Nevşehir Hacıbektaş’ta son konserini verdi. Şiirlerinde birlik ve beraberliği, hoşgörüyü, yaşama sevincini ve insan sevgisini harmanlayarak yansıttı. Aşık Veysel, Türk edebiyatının ve saz şiiri geleneğinin en önemli ustalarından biri olarak hafızalarda yer etmiştir.

Vefatı ve Mirası

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Aşık Veysel’e 1965 yılında özel kanunla 500 lira aylık bağladı. Akciğer kanseri nedeniyle 21 Mart 1973’te hayatını kaybeden Aşık Veysel, vasiyeti üzerine Sivrialan köyüne defnedildi. Onun evi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından müze olarak düzenlendi.

Aşık Veysel, çocuk yaşta iki gözünü kaybetmesine rağmen, eserlerinde vatanseverlik, hoşgörü ve birlik mesajları vererek Türk halkının kalbinde özel bir yer edindi. “Uzun İnce Bir Yoldayım”, “Dostlar Beni Hatırlasın”, “Güzelliğin On Par Etmez” gibi eserleri, Türk müziği tarihine damgasını vurdu. 2022 yılında “Vefa” kategorisinde Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen Aşık Veysel’in mirası, 2023 yılı boyunca “Aşık Veysel Yılı” olarak kutlanmaya devam etmektedir.

0
be_enmi_
Beğenmiş
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Aşık Veysel’in 52 Yıl Önce Aramızdan Ayrılması: Unutulmaz Eserleriyle Kalplerimizi Nasıl Fethetti?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Patronlar Kulübü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!