Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in boykot çağrısı, Türkiye siyasetinde büyük yankı uyandırdı. Özel’in çağrısına karşı iktidar cephesinden çok sert açıklamalar geldi.
İstanbul Saraçhane’de düzenlenen protesto mitinginde yaptığı konuşmada bazı firmalara karşı boykot çağrısı yapan CHP lideri Özgür Özel, bugün yaptığı yeni açıklamada, ülke genelinde boykotun genişletilerek sürdürülmesi yönünde çağrısını yineledi. Ancak bu çıkış, sadece kamuoyunda değil, siyaset arenasında da sert eleştirilere yol açtı.
AK Parti’den “ekonomik sabotaj” çıkışı
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Özgür Özel’in açıklamalarını “siyasi muhalefet değil, doğrudan Türkiye’yi hedef alan bir tehdit” olarak niteledi. Özel’in toplumun sosyal ve ekonomik dokusunu hedef aldığını belirten Çelik, “Vatandaşlarımız bu sahte siyaseti ve saldırgan tavrı boykot edecektir” dedi.
Fahrettin Altun: “Bu tutum organize kötülüğün dışavurumudur”
İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise yaptığı açıklamada, CHP’yi “yalan, iftira ve algı operasyonları” üzerinden siyaset üretmekle suçladı. Altun, Ramazan ayında kutsal değerlere yönelen saldırılarla toplumsal huzurun hedef alındığını, siyasi rekabetin ilke ve vizyonla değil, baskı ve dayatma ile yürütülmeye çalışıldığını savundu. Altun ayrıca, sanatçıların ve sektör emekçilerinin ideolojik baskılara karşı yalnız bırakılmayacağını vurguladı.
Boykot çağrısı toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir mi?
CHP’nin boykot çağrısı, siyasette yeni bir kırılma hattı oluşturmuş gibi görünüyor. Muhalefet kanadının ekonomik araçlar üzerinden siyasal tepkisini artırması, hem iç piyasada hem de dış yatırımcı nezdinde olumsuz sonuçlar doğurabilir. Peki, siyasi tepkilerin bu şekilde ekonomik boyutlara taşınması uzun vadede nasıl etkiler yaratabilir? Toplumsal kutuplaşmayı daha da derinleştirme riski yok mu?













