2025 yılına girerken sinema sektörü umutluydu; ancak ilk çeyrek verileri, sektörde soğuk duş etkisi yarattı. Box Office Türkiye’nin verilerine göre, 2025’in ilk üç ayında sinemalarda sadece 8,7 milyon biletli izleyici ağırlanabildi. Bu rakam, son on yılın en düşük seviyesi olarak kayda geçti.
Yapımcı Kemalhan Balçık, yaşanan düşüşün nedenini şu sözlerle özetliyor:
“Duygudan uzak, galasında daha çok izlenen filmler, sektöre ciddi zarar verdi. Gişe yerine dijital platformlar için film üretiyoruz. Orta bütçeli bağımsız filmlere yer kalmadı.”
Türk yapımlarında ilgi neredeyse yarıya düştü
Araştırmalar, 2025’in ilk çeyreğinde 5,5 milyon izleyici kaybı yaşandığını gösteriyor. Türk yapımlarına olan ilgi %49 oranında azaldı. Türk filmleri, ortalama 86 bin 429 kişi tarafından izlendi.
Yerli yapımlar arasında en çok izlenen: Rafadan Tayfa: Kapadokya (2,2 milyon izleyici)
Ardından gelenler: ŞamPİYONlar (700 bin 803), Kardeş Takımı 2 (652 bin)
Yabancı filmler arasında zirve: Kirpi Sonic 3 (614 bin 83 izleyici)
Büyük prodüksiyonlu Türk yapımı Maria bile yalnızca 131 bin 721 kişiye ulaştı
“Galası gişesinden fazla izlenen filmlerle bu noktaya geldik”
KEM Yapım Kurucusu Balçık, şişirme bütçelerin yatırımcıyı da izleyiciyi de uzaklaştırdığını belirtiyor.
“Sinemada artık farklı türlere yer yok. Klişeleşmiş romantik komediler sektörü tek tip hale getirdi. İzleyici bıktı. Salonlar dolmuyor çünkü salonlarda farklı bir şey sunulmuyor.”
“Ev konforuna alışan izleyiciye neden sinemaya gitmesi gerektiğini anlatmalıyız”
Pandemi sonrası dijital platformlara yönelen seyircinin geri dönüşünün sanıldığından zor olacağını vurgulayan Balçık, sinemaya dönüş için yeni stratejilere ihtiyaç olduğunu ifade ediyor:
“Ev konforu artık vazgeçilmez. Bu yüzden sinemaya gitmek için güçlü sebepler yaratmak zorundayız. İçerik doygunluğu var, seyirciyi ikna etmeden geri getiremeyiz.”
“Sinema sektörü yalnız bırakılmamalı”
2015–2018 yılları arasında altın çağını yaşayan Türk sineması, pandemiden sonra bir türlü toparlanamadı. 2025’in ilk çeyrek verileri, bu gerilemenin hâlâ sürdüğünü açıkça ortaya koydu.
Balçık’a göre sektörün yeniden ayağa kalkması için kamu desteği şart:
“Yapımcı, senarist ya da yönetmenin tek başına çabası yeterli değil. Sinema politikaları yeniden ele alınmalı. Devlet teşvikleri, festival fonları ve izleyiciyi salona çekecek kampanyalar artık hayati önemde.”











