Almanya’da bir araştırma ekibi, uzay teleskoplarında kullanılan yüksek hassasiyetli bir teknolojiyi nükleer santrallerin söküm süreçlerine uyarlayarak önemli bir yenilik ortaya koydu. Würzburg Julius Maximilian Üniversitesi (JMU) Astronomi Kürsüsü’nden nükleer fizikçi ve uzay bilimci Dr. Thomas Siegert liderliğinde geliştirilen sistem, radyoaktif kirliliğin çok daha hızlı, güvenli ve düşük maliyetle tespit edilmesini hedefliyor.
Araştırma ekibi, “scintLaCHARM” adı verilen yeni yazılım için hem akademik hem de endüstriyel kurumlarla iş birliği yaptı. Proje, Almanya Federal Araştırma, Teknoloji ve Uzay Bakanlığı’nın (BMFTR) FORKA programı kapsamında yaklaşık 2 milyon Euro (2.3 milyon dolar) fon desteği aldı.
Nükleer santral sökümünde devrim niteliğinde yöntem
Yeni teknoloji, nükleer santrallerin devreden çıkarılma süreçlerini ciddi ölçüde hızlandırabilecek potansiyele sahip. Radyoaktif yüzey tespiti daha kısa sürede tamamlanacağından, hem çalışanların maruz kalma riski azalacak hem de çevrede yaşayan topluluklar daha iyi korunacak.
Bir nükleer tesis kapatılmadan önce reaktör çevresindeki tüm yüzeylerin radyoaktif kalıntılar açısından ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekiyor. Özellikle reaktöre yakın bölgelerde radyoaktif parçacıkların yapı malzemesine nüfuz etme ihtimali nedeniyle ölçüm süreci hayati önem taşıyor. Ancak halihazırda kullanılan yöntemler oldukça yavaş, pahalı ve soğutma işlemi gerektiren büyük ve hantal dedektörlere bağlı.
Mevcut sistemlerde kullanılan yarı iletken dedektörlerin -200°C’ye kadar sıvı nitrojenle soğutulması gerekiyor. Bu cihazlarla yapılan ölçümlerde, bir saat içinde yalnızca birkaç metrekarelik alan taranabiliyor. Bu da büyük ölçekli tesislerde sürecin hem uzun hem de maliyetli olmasına yol açıyor.
Uzay teleskoplarından nükleer tesislere taşındı
Dr. Siegert, mevcut ölçüm yöntemlerinin kısıtlarını şöyle özetledi:
“Bunu önce bir odanın tamamı için, sonra da salon büyüklüğünde bir tesis için düşündüğünüzde, yöntemin ne kadar yavaş ve verimsiz olduğunu anlıyorsunuz.”
Bu verimsizliği aşmak için ekip, sintilasyon dedektörleri adı verilen hafif kristal teknolojisini temel aldı. Bu dedektörler, uzayda radyoaktif elementleri tespit etmek için yörünge teleskoplarında onlarca yıldır kullanılıyor. Yeni sistem, bu teknoloji sayesinde çok daha geniş alanları kısa sürede tarayabiliyor ve radyoaktif kalıntıları soğutma ihtiyacı olmadan tespit edebiliyor.











