Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TRT Haber’e verdiği özel röportajda 2026’nın enerji gündemini şekillendirecek başlıkları paylaştı. Yenilenebilir yatırımlar, yerli doğal gaz üretimi, yurt dışı arama faaliyetleri, nükleer enerji ve kritik madenler gibi geniş bir yelpazede “yeni anlaşmaların ve gelişmelerin” öne çıkacağı bir yıla girildiğini vurguladı.
Bakan Bayraktar, yılın ilk günlerinde iki kritik adımın hem enerji arzı hem de arama-üretim kapasitesi açısından yeni bir dönemi işaret ettiğini söyledi. Bunlardan ilkinin Azerbaycan’la 2029’dan itibaren başlayacak uzun dönemli yeni doğal gaz anlaşması, diğerinin ise ExxonMobil ile Türkiye Petrolleri (TPAO) arasında yapılan ortak arama anlaşması olduğunu belirtti.
2026 için ana mesaj yeni anlaşmaların yılı olacak
Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını “yerli üretimi büyütme” ve “ithal kaynakları en uygun fiyatla, arz güvenliği odağıyla yönetme” yaklaşımıyla birlikte ele aldıklarını dile getirdi. 2026’da hem yeni tedarik ve iş birliği anlaşmalarının hem de arama-üretim tarafında hızlanmanın öne çıkacağını söyledi.
Azerbaycan gazı 2029 ötesine taşınıyor
Azerbaycan’ın Türkiye için stratejik bir tedarikçi olduğunu vurgulayan Bayraktar, Bakü-Tiflis-Erzurum hattı ve TANAP üzerinden yürüyen tedarikin önemine işaret etti. Ocak ayı başında imzalandığını belirttiği yeni anlaşmanın 2029 sonrasına uzandığını ve 2,25 milyar metreküp büyüklükte olduğunu ifade etti.
LNG’de uzun vadeli model sürüyor
Bakan Bayraktar, 2025’in “LNG yılı” niteliği taşıdığını, uzun dönemli LNG anlaşmaları yapıldığını ve bu yaklaşımın 2026’da da devam edeceğini söyledi. Uygun fiyatlı LNG bulunduğu dönemlerde anlaşma yapılabileceğini, Cezayir’le anlaşmanın uzatılmasının da gündemde olduğunu dile getirdi. Türkmen gazının devreye girmesi ve miktarın artması bakımından da 2026’yı “önemli bir yıl” olarak konumladı.
Karadeniz gazında üretim iki katına çıkacak hedefi
Bayraktar, Karadeniz’de birinci fazın tamamlandığını, günlük üretimin 10 milyon metreküp seviyesine ulaştığını ve bunun yaklaşık 4 milyon hanenin ihtiyacını karşılayabilecek ölçekte planlandığını aktardı. 2026’da bu üretimin 20 milyon metreküpe çıkarılmasıyla hane karşılığının 8 milyon seviyesine taşınmasının hedeflendiğini söyledi.
Bakan, 2028 için daha iddialı bir kilometre taşı tarif ederek üretimi bugünkü seviyenin 4 katına çıkarma hedefinden söz etti. Bu planlamada yüzer üretim platformu hazırlıklarının da sürdüğünü belirtti.
6 yeni deniz sondajı ile keşif arayışı genişliyor
Röportajın dikkat çeken başlıklarından biri, Karadeniz’de yeni lokasyonlara açılım oldu. Bayraktar, bugüne kadar Batı Karadeniz’e odaklanıldığını, 2026 programında Orta ve Doğu Karadeniz’e de geçilerek toplam 6 yeni sondaj yapılmasının planlandığını anlattı. Rize açıkları, Ordu ve Samsun açıkları ile Kastamonu açıkları gibi farklı bölgelerde lokasyonlardan bahsederek bunun “yeni keşif ümidi” anlamına geldiğini vurguladı.
Somali ve Pakistan sahaları 2026’da sahaya iniyor
Bayraktar, 2026’yı yurt dışı arama faaliyetleri açısından da bir “büyüme hikayesi” olarak tanımladı. Somali’de sismik çalışmaların tamamlandığını, 2026’da ilk sondajın yapılacağını söyledi. Pakistan’da alınan deniz sahalarında da sondaj ve sismik planlarının bulunduğunu belirtti. Karadeniz’de ise filonun güçlendirilmesiyle 5 gemilik bir çalışma düzeninden söz etti.
Diyarbakır’da yatay sondaj ve çatlatma planı
Yurt içi petrol aramacılığında ise Diyarbakır için “oyun değiştirici” olabilecek bir model anlattı. Klasik dikey sondajın ardından yatay sondaj ve çatlatma yöntemiyle “kaya petrolü” benzeri kaynakların üretime kazandırılmasının hedeflendiğini ifade etti. 24 kuyuluk ve 3-4 yıla yayılacak bir programdan bahsederek 2026’da neticelerin görünmeye başlayacağını söyledi.
Gabar üretimi ve TPAO hedefleri
Bayraktar, Gabar’da günlük üretimin 80 bin varil seviyesinde olduğunu, genişleme ve yeni kuyularla artış hedeflendiğini belirtti. Toplam yurt içi-yurt dışı petrol üretiminin günlük yaklaşık 180 bin varil seviyelerinde olduğunu ifade ederken, TPAO’nun üretim kapasitesinin orta vadede daha büyük ölçeklere taşınmasına yönelik hedefler paylaştı. Ayrıca Libya, Irak ve Kazakistan gibi coğrafyalarda yeni saha ve ortaklık duyurularının gelebileceğini söyledi.
Akkuyu’da ilk reaktör için hedef yıl içinde ilk elektrik
Nükleer enerji tarafında Bayraktar, Akkuyu’da birinci reaktörde hazırlıkların ileri seviyede olduğunu, sahaya gidilerek çalışmaların takip edileceğini ve “yıl içinde ilk elektriği görme şansı” bulunduğunu dile getirdi. Yerlileştirme vurgusu da yapan Bayraktar, Akkuyu’da yerli katkının yüzde 60’a ulaştığını, sanayi ekosisteminin bu süreçte tecrübe kazandığını anlattı. Sinop ve Trakya için de farklı ülkelerle görüşmelerin sürdüğünü, 6-12 ay içinde karar hedeflediklerini kaydetti.
Kritik madenlerde Eskişehir vurgusu endüstriyel ölçek 2026
Bakan Bayraktar, nadir toprak elementleri konusunda Eskişehir Beylikova’da tespit edilen rezervlere dikkat çekti. Pilot tesisin çalıştığını, 2026’da endüstriyel ölçeğe geçiş sürecinin önem kazandığını ve saflık seviyesinin daha yukarı taşınmasının hedeflendiğini aktardı. Bu alanda rafinaj ve saflaştırma teknolojisinin kritik olduğunun altını çizdi.
Yenilenebilirde hızlanma YEKA çatı ve hibrit kapasite planı
Bayraktar, 2035 için açıklanan yenilenebilir hedeflerine ulaşmak adına her yıl 7-9 bin megavat yeni kurulu gücün devreye alınmasının gerekliliğine işaret etti. 2025’te güneş ve rüzgarda yüksek bir kapasite artışıyla yılı kapatma beklentisini paylaşırken, 2026’da bunun daha yukarı taşınmasını hedeflediklerini söyledi.
YEKA ihaleleri, sanayicinin çatı uygulamaları, hibrit kapasite gibi başlıklarda izin ve kapasite planlamalarının sürdüğünü; 2026 takvimi ve kapasite duyurularının da açıklanacağını belirtti.
Depolama yatırımları Tuz Gölü Silivri ve elektrik depolama
Doğal gaz depolamada Tuz Gölü tesisinde fazların kademeli şekilde devreye alındığını, yeni faz çalışmalarının sürdüğünü söyleyen Bayraktar, Silivri’de kapasite artırımı hedefinden de bahsetti. Elektrik depolama tarafında tahsis edilen kapasitelerin yatırım aşamasına geçtiğini ve 2026’da piyasada “gözle görülür” depolama kapasitesinin ortaya çıkacağını ifade etti.
Faturalarda destek modeli ve yeni eşikler tartışması
Bayraktar, doğal gazda faturanın yaklaşık yüzde 45’inin, elektrikte ise yaklaşık yüzde 50’lere varan kısmının devlet tarafından karşılandığını belirtti. Bunun yanında yüksek tüketim grubunun destek dışına çıkarılmasına yönelik eşiklerin revize edildiğini; 2026 için elektrik tüketim eşiğinin 4000 kWh’a çekildiğini, doğal gaz için de benzer bir model üzerinde çalışıldığını söyledi. Netleşen bir tarih ya da kesinleşmiş bir karar olmadığına da özellikle vurgu yaptı.
Kapanış yorumu
Röportajın bütününe bakıldığında 2026’nın ana çerçevesi “arz güvenliği + yerli üretim + yeni ortaklıklar” ekseninde kuruluyor. Karadeniz’de üretim artışı hedefleri ve yeni sondaj programı, dışarıdaki arama hamleleriyle birlikte okunduğunda, enerji politikası 2026’da daha görünür bir jeopolitik ve yatırım gündemiyle ilerleyecek gibi duruyor.

















