Türkiye’nin nükleer teknolojilerde bağımsızlık hedefi doğrultusunda önemli bir adım atıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından başlatılan Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi kapsamında IC Holding, yerli küçük modüler reaktör (SMR) geliştirilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi ile iş birliği anlaşması imzaladı.
Bu kapsamda IC Holding’in nükleer faaliyetlerini yürüttüğü IC Nükleer ve Endüstri, üniversite-sanayi iş birliği modeliyle Türkiye’nin nükleer teknolojilerde üretici ülke olma hedefini destekleyecek.
Akkuyu deneyimi yeni projelere taşınıyor
IC Grubu, Türkiye’nin ilk nükleer santrali olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ndeki mühendislik ve uygulama deneyimini yerli reaktör geliştirme sürecine taşıyacak. İTÜ’de kurulacak nükleer teknoparkın ilk özel sektör destekçisi olan şirket, küçük modüler reaktör teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.
Hedef anahtar teslim nükleer oyuncu olmak
Can Çaka, nükleer teknolojinin enerji dönüşümünün en kritik bileşenlerinden biri haline geldiğini belirterek, şirketin yalnızca uygulayıcı değil tasarımcı ve üretici bir rol üstlenmeyi hedeflediğini söyledi. Şirketin 4. nesil hızlı reaktörlerin imalatını gerçekleştirebilecek kabiliyeti geliştirmeyi amaçladığı vurgulandı.
İTÜ’de nükleer teknopark kurulacak
İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulacak nükleer teknopark, küçük modüler reaktörler ve ilgili mühendislik çözümlerinin geliştirileceği Türkiye’nin ilk yapılanması olacak.
İTÜ Rektörü Hasan Mandal, nükleer teknolojilerde söz sahibi olmanın enerji üretmenin ötesinde teknoloji geliştirme kapasitesi oluşturmak anlamına geldiğini belirtti. SMR teknolojilerinin ülkelerin rekabet gücünü belirleyen stratejik alanlardan biri haline geldiği ifade edildi.
Çok paydaşlı nükleer ekosistem kurulacak
Projeyle birlikte akademi ve özel sektörün yanı sıra farklı üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin dahil olacağı geniş bir nükleer teknoloji ekosistemi oluşturulacak. Her yıl en az 10 öğrenciye araştırma bursu verilmesi planlanırken, projenin 4 ila 8 yıl içinde olgunlaşması öngörülüyor.
Kurulacak teknopark; yerli reaktör tasarımı, mühendislik geliştirme süreçleri, insan kaynağı yetiştirme ve nükleer sınıf üretim altyapısının oluşturulması gibi alanlarda Türkiye’nin kalıcı bir teknoloji kapasitesi kazanmasını hedefliyor.

















