ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yeni başkanı Kevin Warsh, bugün Beyaz Saray’da düzenlenecek törenle resmen görevine başlayacak. ABD Başkanı Donald Trump tarafından aday gösterilen Warsh’ın göreve gelişi, Washington’da para politikası bağımsızlığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Fed’in yeni başkanı olarak göreve başlayacak olan Warsh, özellikle faiz indirimlerine verdiği destek ve ekonomik büyümeyi önceleyen yaklaşımıyla son dönemde dikkat çekiyordu.
Trump ile Powell arasındaki gerilim gündem olmuştu
ABD Başkanı Donald Trump ile görev süresi sona eren eski Fed Başkanı Jerome Powell arasındaki gerilim, son aylarda Amerikan kamuoyunun en çok tartıştığı başlıklardan biri olmuştu.
Trump’ın Powell’a yönelik sert açıklamaları ve Fed’in faiz politikalarını sık sık eleştirmesi, merkez bankasının bağımsızlığı konusunda tartışmalara yol açmıştı.
ABD basınında yer alan iddialarda, Trump yönetiminin Powell üzerinde para politikası kararları nedeniyle baskı oluşturduğu öne sürülen bir soruşturma süreci yürüttüğü belirtilmişti.
Lisa Cook hakkında dava süreci sürüyor
Fed yönetimindeki değişim sürecinin yalnızca başkanlık koltuğuyla sınırlı olmadığı da dikkat çekiyor. Beyaz Saray’ın, eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde Fed Yönetim Kurulu üyeliğine getirilen Lisa Cook’u mortgage dolandırıcılığı suçlamaları nedeniyle görevden uzaklaştırmak istediği belirtiliyor.
Konuya ilişkin hukuki sürecin ABD Yüksek Mahkemesi’nde devam ettiği ifade edildi.
Beyaz Saray’daki yemin töreni dikkat çekti
Fed başkanının Beyaz Saray’da yemin edecek olması ise ABD siyasi kulislerinde sıra dışı bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Fed, normal şartlarda enflasyon ve istihdam hedefleri doğrultusunda bağımsız para politikası üretmesiyle öne çıkıyor. Bu nedenle yeni başkanın Beyaz Saray’daki resmi törenle göreve başlaması, Fed üzerindeki siyasi etki tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Beyaz Saray’da yemin eden son Fed Başkanı, 1987 yılında Ronald Reagan döneminde göreve başlayan Alan Greenspan olmuştu.
Warsh’tan “bağımsızlık” mesajı
Kevin Warsh ise Senato’daki onay sürecinde yaptığı açıklamalarda, Fed’in bağımsızlığını koruyacağı mesajını verdi.
“Başkanın kuklası olmayacağım, kesinlikle.”
Uzmanlar, Warsh döneminde Fed’in faiz politikalarında daha hızlı aksiyon alan ve büyümeyi destekleyen bir yaklaşımın öne çıkabileceğini değerlendiriyor. Ancak piyasalarda asıl dikkat edilen unsurun, Fed’in siyasi baskılardan ne ölçüde bağımsız hareket edeceği olduğu belirtiliyor.

















