Dünya Ekonomisinde Enflasyon-Resesyon İkilemi
Dünya genelinde enflasyon ve resesyon ikilemi sürerken, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası kararlarında dikkatle izlediği çekirdek enflasyondaki yavaşlama, bankanın faiz indirimlerinde beklentilerin beklenildiği kadar katı olmayabileceği yönündeki düşünceleri güçlendirdi. 20 Ocak’ta başkanlık görevini devralacak olan Donald Trump’ın politikalarının küresel ticarete olası etkilerine dair belirsizlikler, piyasalarda yön belirleyici faktör olmayı sürdürüyor. Ancak makroekonomik verilerden gelen sinyaller, Trump yönetimi ile Fed arasında bir politika uyumsuzluğu yaşanacağına dair endişeleri bir nebze olsun hafifletti.
Trump’ın kabine adayları için Senato’da devam eden onay oturumları sırasında, Hazine Bakanlığına Amerikalı yatırımcı ve hedge fon yöneticisi Scott Bessent’i aday göstermesi, ülke ekonomisi ve piyasalarda olumlu bir karşılık buldu. Trump, Bessent’in ABD’yi yeni bir “Altın Çağ”a taşımasına yardımcı olacağını belirterek, ülkenin rekabet gücünü artırmayı, adil olmayan ticaret dengesizliklerini gidermeyi ve büyümeyi önceliklendiren bir ekonomi inşa etmek için gerekli politikaları destekleyeceğini ifade etti.
ABD Senatosu Finans Komitesi’ndeki onay oturumunda konuşan Bessent, büyüme yanlısı düzenleyici politikalar uygulayıp vergileri azaltarak ve enerji üretimini serbest bırakarak ABD ekonomisini canlandıracaklarını vurguladı. Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip edilirken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, enflasyon beklendiği gibi düşerse, bankanın bu yılın ilk yarısında faizi tekrar düşürebileceğini açıkladı. Ayrıca, Fed’in ABD ekonomisindeki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerini içeren “Bej Kitap” raporunun ocak sayısında, ekonomik faaliyetlerin geçen yıl kasım sonu ve aralık ayında “hafif ila ılımlı” bir artış gösterdiği kaydedildi.
Bankanın raporunda, “2025 yılının görünümü hakkında iyimser olanların sayısı, kötümser olanlardan fazla; ancak bazı bölgelerde göç ve tarife politikalarındaki değişikliklerin ekonomiyi olumsuz etkileyebileceği yönünde endişeler dile getirildi.” ifadeleri yer aldı. Fiyatların genel olarak mütevazı bir şekilde arttığı da raporda belirtildi.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Raporu
Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. Raporda, küresel büyümenin hem 2025 hem de 2026’da %3,3 olacağı ve bu durumun tarihsel (2000-2019) ortalaması olan %3,7’nin altında kalacağı öngörüldü. ABD ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin 2025 yılı için %2,2’den %2,7’ye yükseltildiği belirtilirken, ülke ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini ise %2’den %2,1’e çıkarıldı.
Hafta boyunca yatırımcıların odağında olan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Aralık 2024’te aylık bazda %0,4, yıllık bazda %2,9 ile beklentilere paralel arttı. TÜFE, aylık bazda geçen yıl mart ayından bu yana en yüksek artışını kaydederken, çekirdek enflasyonda aylık bazda Haziran 2024’ten, yıllık bazda ise Temmuz 2024’ten bu yana ilk kez bir yavaşlama görüldü. Enflasyon verilerinin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in bu yılın ilk yarısında faiz indirimine gidebileceğine dair beklentiler yeniden güç kazandı. Bankanın %51 ihtimalle ilk faiz indirimine mayıs ayında gideceği fiyatlanıyor.
Sanayi Üretimi ve Piyasa Gelişmeleri
ABD’de sanayi üretimi, Aralık 2024’te %0,9 artarak piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Ülkede kapasite kullanım oranı da aynı dönemde 0,6 puan artışla %77,6’ya yükseldi. Bu gelişmelerle birlikte, geçen hafta %4,80’i aşarak Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyeleri gören ABD’nin 10 yıl vadeli hazine tahvili faizi, %4,62 seviyesinde dengelendi. Altının ons fiyatı haftalık bazda %0,4 artışla 2.703 dolardan işlem buldu. Dolar endeksi, geride kalan haftada 110,2 ile Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyesini gördükten sonra bu seviyelerden gerileyerek 109,7’de dengelendi. Brent petrol ise haftalık bazda %0,9 artarak 79,9 dolardan işlem görüyor. Orta Doğu’da ateşkes sağlandığına yönelik haber akışı, fiyatlar üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
Küresel Piyasalarda Gelecek Hafta Beklentileri
ABD borsaları, pazartesi günü Martin Luther King Günü dolayısıyla işleme kapalı olacak. Haftanın ilerleyen günlerinde ikinci el konut satışları, tüketici güveni ve S&P imalat PMI endeksi takip edilecek. Gelecek hafta pazartesi Almanya’da ÜFE, salı Almanya’da Zew Beklenti Endeksi, çarşamba Euro Bölgesi’nde AMB Başkanı Lagarde’ın konuşması, perşembe Euro Bölgesi’nde Tüketici Güven Endeksi, cuma ise Almanya ve Euro Bölgesi’nde Hamburg Ticaret Bankası (HCOB) imalat ve hizmet sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) izlenecek. Asya cephesinde ise Japonya’da sanayi üretimi, perşembe Japonya’da dış ticaret dengesi, cuma ise Japonya Merkez Bankası (BoJ) para politikası kararları ve enflasyon verileri takip edilecek.
Yurt İçinde Gözler TCMB’nin Faiz Kararında
Yurt içinde geçen hafta yükseliş eğilimi öne çıktı. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, haftayı %0,68 değer kazanarak 9.977,94 puandan tamamlarken, gözler gelecek hafta TCMB’nin açıklayacağı faiz kararına çevrildi. Bloomberg HT’nin TCMB faiz kararına ilişkin anketine katılan 25 kurum, tamamı TCMB’den 250 baz puan faiz indirimi bekliyor. Geçen ay gerçekleştirilen PPK toplantısında politika faizi 250 baz puan indirilerek %50’den %47,50’ye düşürülmüştü. Ayrıca, Dolar/TL haftayı bir önceki kapanışın %0,1 üzerinde 35,4620’den kapattı. Yurt içinde gelecek hafta salı konut satışları, perşembe TCMB faiz kararı, Tüketici Güven Endeksi ve cuma günü Moody’s’in Türkiye kredi notu değerlendirme raporu takip edilecek.

















