1. Haberler
  2. Dünya
  3. Çanakkale Destanı’nın Kahramanı: Tüm Ordunun Saygı Duyduğu Mustafa Kemal!

Çanakkale Destanı’nın Kahramanı: Tüm Ordunun Saygı Duyduğu Mustafa Kemal!

Çanakkale Destanı'nın kahramanı Mustafa Kemal, cesareti ve liderliğiyle tüm ordunun gönlünde taht kurdu. Onun hikayesi, aziz vatanımızın bağımsızlık mücadelesinin sembolüdür. Tarihe damga vuran bu destanı keşfedin!

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çanakkale Savaşı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Stratejik Rolü

Çanakkale’de deniz muharebeleri ile başlayan savaş, İtilaf Devletleri’nin karaya çıkmasıyla birlikte sert bir kara muharebesine dönüşmüştür. Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, bu dönemde Mustafa Kemal Atatürk’ün 19. Tümen Komutanı olarak aldığı inisiyatif sayesinde Conkbayırı’nda Anzak güçlerinin Kabatepe’yi ele geçirmesinin engellendiğini belirtmektedir.

Yavuz, Çanakkale’de zafere giden yolun ve Atatürk’ün kurmay zekasının önemine vurgu yaparak şu ifadeleri kullanmıştır:

“Deniz zaferi ifadesi doğru. Bugün, Çanakkale Muharebesi’nin deniz açısından zirve yaptığı gündür. Peki, bu savaş neden çıktı? Buna bakmak lazım. Zaten 1. Dünya Savaşı’nın içindeydik. O dönemde, Batı Cephesi siper savaşına dönüşüp stabil hale gelmişti. Almanlar, Tannenberg’de bir milyon kadar Rus askerini imha ve esir etmişti. Dolayısıyla savaşın bu haliyle devam etmesi pek mümkün değildi. İngilizler ve Fransızlar bir arayış içine girdi. Bu arayışın sonucu olarak yeni bir cephe açmak suretiyle Almanya’yı yenmenin yollarını aradılar.”

Yavuz, İtilaf Devletleri’nin Çanakkale Cephesi’ni açma niyetlerini şöyle açıklıyor:

  • Almanya’ya yönelik bir kuşatıcı manevra yapmak.
  • Osmanlı ile Almanya arasındaki bağı ortadan kaldırmak.
  • Rusya’ya yardım etmek.
  • Balkan ülkelerini yanlarına çekmek.

“Fakat bir hata yaptılar ve askerliğin gereklerine uygun davranmadılar. Savaşı, siyasi bir kararla başlattılar. Çanakkale’yi geçebilmeleri için mayınları temizlemeleri gerekiyordu. Bunun için kıyıda üslenmiş topçuları susturmaları gerekiyordu. Yani Gelibolu Yarımadası’na bu maksatla kara harekatı yapmaları şarttı. Ama paldır küldür denize hücum ettiler ve Boğaz’ı geçmeye kalktılar. Bu esnada mayınlı sahalara girdiler. Boğaz’ın girişinde, en dar yerlerine doğru on mayın hattımız vardı. Nusret Mayın Gemisi de 8 Mart’ta Erenköy kıyısı yakınlarına 26 mayın döktü.”

Yavuz, İtilaf güçlerinin bu hatalarının sonucunda üç büyük gemisinin battığını vurguluyor:

  • Ocean
  • Irresistible
  • Bouvet

“Bu kayıplar, İtilaf Devletleri’ni geri çekilmeye zorladı. Denizde zorlamayla İstanbul’a gidilemeyeceği anlaşılınca kara harekatına giriştiler. Ancak bu harekatı hemen yapmak mümkün değildi. Birlikleri tertipledikten sonra, ancak 25 Nisan’da harekât için uygun bir zaman bulabildiler. O gün, askeri açıdan çok doğru bir hamleyle hem Seddülbahir hem de Kabatepe bölgesine kuvvetler çıkardılar.”

“Fakat Seddülbahir’de ciddi bir dirençle karşılaştılar. Güneyde beş ayrı bölgeye çıkarma yaptılar. Pınariçi Koyu’na, planlarında ‘Y Plajı’ olarak geçer, çıkardıkları birliklerin önleri oldukça açıktı. Hedefleri olan Alçıtepe’ye ulaşmaları mümkündü. Ancak başlarındaki komutanlar inisiyatif kullanamadı. O bölgedeki çıkarma, İtilaf güçleri için bir kabusa dönüştü ve ilk hedefledikleri Alçıtepe’ye 9 ay boyunca ulaşamadılar.”

“Kabatepe bölgesinde ise büyük bir şans elde ettiler. Karşılarında yeteri kadar kuvvet yoktu. Mesela, 160 kişinin bulunduğu bir bölgeye bin 500 kişi çıktı. Bu sayı, bir saat içinde dört bine kadar yükseldi. 320 askerin karşısında 4 bin kişi vardı. Ancak burada şansı bozan kişi Mustafa Kemal’di.”

“Mustafa Kemal, 19. Tümen Komutanı olarak hem 3. Kolordu’nun hem de 5. Ordu’nun tek ihtiyat kuvvetiydi. 25 Nisan sabahı saat 6 civarında, 19. Tümen Komutanı’ndan, bir taburla Kabatepe bölgesini takviye etmesi istendi. Ancak o bölgenin önemini bilen Mustafa Kemal, bir taburla bölgenin savunulamayacağını biliyordu. Derhal 57. Alay’a emir verdi.”

“Conkbayırı tepe bölgesine geldiğinde, bir grup askerimizin koşarak geri döndüğünü gördü. Onlara geri çekilme nedenlerini sorduğunda, mermilerinin bittiğini ifade ettiler. Bunun üzerine Mustafa Kemal, ‘Merminiz yoksa süngünüz de mi yok?’ diyerek durdurdu ve düşmana karşı siper aldırdı. Bu durumu gören Anzak birlikleri de siper aldı ve ilerlemeleri durdu.”

“Daha sonra, yazdığı kitapta da o anı ‘Kazandığımız an’ olarak nitelendirmiştir. 57. Alay intikalini tamamladığında, ‘Size taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum. Geçecek süre zarfında yerimizi yeni askerler ve komutanlar alacaktır’ emrini verdi. Her ne kadar 57. Alay tamamen imha olmamışsa da büyük kayıplar verdiler.”

“Çanakkale Savaşı’nın en büyük iki sonucundan biri, Rusya Çarlığı’nda devrim sürecinin hızlanmasıdır. Bu devrim, kurulan Bolşevik yönetimi ile Türk Kurtuluş Savaşı arasındaki bağı güçlendirmiştir. Emperyalizme karşı ortak mücadele, iki ülkenin çıkarlarına uygun bir durum yaratmıştır. Lenin ve Mustafa Kemal, emperyalizmin bölgede at koşturmasına engel olmuşlardır.”

“Çanakkale Savaşı’nın en büyük katkısı, Mustafa Kemal’in tarih sahnesine çıkmasıdır. Ordu, Mustafa Kemal’in ne kadar büyük bir komutan olduğunun farkına vardı. Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal’e itaat edilmesinin sebebi de budur.”

0
be_enmi_
Beğenmiş
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Çanakkale Destanı’nın Kahramanı: Tüm Ordunun Saygı Duyduğu Mustafa Kemal!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Patronlar Kulübü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!