ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik açıklamalarıyla uluslararası gündemi yeniden sarsarken, “Bir çözüme varamazsak, İran’ın başına kötü şeyler gelecek” sözleriyle açık tehditte bulundu. Nükleer program konusunda Tahran’a gönderdiği mektubu hatırlatan Trump, “Müzakere edelim ya da sonuçlarına katlanın” dedi.
“Güçlü ya da zayıf olmakla ilgisi yok, bu bir karar meselesi”
Beyaz Saray’da hukuk danışmanı Alina Habba’nın New Jersey Başsavcılığına atanması vesilesiyle düzenlenen törende basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili soruya, oldukça sert bir üslupla yanıt verdi:
“İran yönetimine bir mektup gönderdim. Ya bir karar verecekler ya da konuşacağız. Aksi takdirde İran’ın başına çok kötü şeyler gelebilir. Bu bir güç meselesi değil, çözüm arayışı.”
Trump’ın açıklamaları, diplomasi ile tehdit arasında sıkışan Washington-Tahran hattındaki gerginliği yeniden zirveye taşıdı.
Pezeşkiyan’dan Trump’a net yanıt: “Ne halt etmek istersen et”
Trump’ın bu çıkışına en net cevap ise İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’dan geldi. Pezeşkiyan, “Bizi tehdit eden biriyle müzakere masasına oturmayız. Ne halt etmek istersen et” diyerek Trump’a doğrudan rest çekti.
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney de kısa süre önce yaptığı konuşmada, ABD’nin müzakere tekliflerinin esasen baskı kurma ve tahakküm aracı olduğunu söyleyerek, bu yaklaşıma boyun eğmeyeceklerini vurgulamıştı.
İran’dan Umman üzerinden cevap
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Trump’ın mektubuna Umman üzerinden yanıt verdiklerini açıkladı. Erakçi, doğrudan askeri tehdit altında müzakere etmeyeceklerini, ancak dolaylı görüşmelere açık olduklarını bildirdi. Bu gelişme, iki ülke arasında diplomatik arka kapı kanallarının hâlâ açık olduğu şeklinde yorumlandı.
Gerilim mi, pazarlık mı?
Trump’ın bu çıkışı, bir yandan seçim atmosferinde dış politikada güçlü lider imajı verme çabasının yansıması olarak görülürken, diğer yandan İran’la kapalı kapılar ardında devam eden pazarlıkların bir parçası olabilir. Ancak İran cephesi, bu sefer oldukça net ve doğrudan bir karşılık verdi.
Şimdi gözler, 2 Nisan’da yürürlüğe girmesi beklenen yeni yaptırımların sahaya nasıl yansıyacağına çevrildi.

















