ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat’ta İsrail ile birlikte başlattıklarını açıkladığı İran operasyonuna ilişkin yeni değerlendirmelerde bulundu. Operasyonların başarılı sonuçlar verdiğini savunan Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması için diğer ülkelerin de sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
Trump, ABD’nin bölgedeki güvenliği sağlamak için bazı ülkelerle görüşmeler yürüttüğünü belirterek özellikle müttefiklere destek çağrısında bulundu.
“Hangi ülkenin yardım etmeyeceğini görmek ilginç olur”
Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusunda 7 ülkeyle görüşme yaptıklarını açıklayan Trump, destek beklediklerini vurguladı.
Trump açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Destek alırsak harika olur. Şunu unutmayın, bu ülkelerin birçoğu NATO üyesi. Biz NATO için her zaman oradayız. Ukrayna konusunda yardım ediyoruz. Aramızda koca bir okyanus var, bizi doğrudan etkilemiyor ama yine de onlara yardım ettik. İran’ın elinde çok az ateş gücü kaldığı için nispeten küçük bir çaba gerektiren boğazı açık tutma konusunda bize hangi ülkenin yardım etmeyeceğini görmek ilginç olur.”
Çin’e dikkat çekti
Trump’a Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlama konusunda hangi ülkelerden olumlu yanıt aldıkları ve Çin’in bu ülkeler arasında olup olmadığı da soruldu.
Bu soruya doğrudan yanıt vermekten kaçınan Trump, Çin’in bölgedeki enerji bağımlılığına dikkat çekti.
“Kesin bir şey söyleyemem. Ama Çin petrolünün yüzde 90’ını Hürmüz Boğazı üzerinden alıyor. Belki katılırlar, belki katılmazlar. Göreceğiz.” dedi.
Trump ayrıca bazı müttefik ülkelerin mayın tarama gemilerine sahip olduğunu ve bunun bölgedeki deniz güvenliği açısından önemli olduğunu ifade etti.
Avustralya ve Japonya’dan gemi göndermeye ret
Trump’ın çağrısına bazı ülkelerden ise temkinli yanıtlar geldi.
Avustralya Ulaştırma Bakanı Catherine King, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için gemi gönderme planları olmadığını açıkladı.
Benzer şekilde Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae de Japonya Savunma Kuvvetlerinin bölgeye gönderilmesine yönelik bir plan bulunmadığını söyledi. Sanae, Japonya’nın önceliğinin Orta Doğu’daki Japon gemilerinin ve mürettebatının güvenliğini sağlamak olduğunu belirtti.
“İran müzakere etmek istiyor”
Trump ayrıca İran’ın ABD ile müzakere etmek istediğini iddia etti. Tahran yönetiminin henüz bir anlaşmaya hazır olmadığını ancak ilerleyen süreçte bu noktaya gelebileceğini düşündüğünü söyledi.
İran’la yapılabilecek olası bir anlaşmada öncelikli şartın nükleer silah programının tamamen sona ermesi olduğunu vurgulayan Trump, “Nükleer silah olmayacak. İş buradan başlıyor.” ifadelerini kullandı.
İran’a kara birlikleri gönderilmesi ihtimali konusunda ise yorum yapmaktan kaçındı.
İran yönetimine ve medyaya eleştiri
Trump, İran yönetiminin ABD ile müzakere talebinde bulunmadıklarına yönelik açıklamalarını “kamuoyuna yönelik söylem” olarak nitelendirdi.
Tahran’ın dezenformasyon yürüttüğünü ve bu süreçte yapay zekâ teknolojilerinin de kullanıldığını iddia eden Trump, bazı medya kuruluşlarını da eleştirerek yanlış olduğunu bildikleri bilgileri yayımladıklarını söyledi. Bu durumun ciddi yasal sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Netanyahu ile anlaşmazlık iddialarını reddetti
Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile arasında anlaşmazlık olduğu yönündeki iddiaları da reddetti.
İsrail ile ilişkilerin güçlü olduğunu vurgulayan Trump, “Gerçekten çok iyi anlaşıyoruz. Kendisi de size tüm bu süreci bizim yönettiğimizi söyleyecektir. Önemli olan işi halletmek.” ifadelerini kullandı.
ABD ile İran arasındaki gerilim sürerken, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve uluslararası deniz trafiği üzerindeki olası etkiler küresel enerji piyasaları açısından da yakından takip edilmeye devam ediyor.

















